• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Kirlenen şehir İzmir

İzmir'deki yaşam kalitesini Konuk Yazar Harun Aygün, Yeni Asır okurları için yazdı.

14.10.2021

Büyükşehirler sürekli büyüyor, gelişiyor. Son 10 - 15 yıldır hızla büyüyen bir İzmir var.
Ben şehirleri insan vücuduna benzetirim.
Bir insanın damarları şehrin yolları gibidir.
İnsan damarları tıkanır veya daralır ise her an kalp sorunları ile karşı karşıya kalır. Bu da yaşam kalitesini etkiler. Bir şehrin yolları yeterli değil ise o şehirde yaşam felç olur, bu durum o şehri yaşanmaz kılar.
Bir insanın karaciğer veya böbrekleri iflas ederse o kişinin hayati tehlikesi söz konusudur.
Bir şehrin betonlaşması ve dikey yapılaşması çoğalır, yeşil alanlar katledilir ve ağaçlandırma yapılmaz ise o şehir nefesiz ve havasız kalmaz mı?
Bir kişinin beyin fonksiyonları rahatsızlıklar baş gösterdiğinde vücut dengesi bozulur ve ciddi denge sorunları ortaya çıkar. Bir şehrin beyin takımı ve yöneticileri kendi çıkar kavgası ve siyasi çıkarlarını ön planda tutar ise vay o şehrin haline... Son zamanlarda 58 yıldır yaşadığım İzmir'in hızla betonlaşmasının yanında sahilleri talan ediliyor. Kaldırımları işgal altında, yollarımız ve trafik tam bir keşme keş. Nefes alacağımız park ve bahçeler parsel parsel birilerine peşkeş çekiliyor. Yetmedi bütün şehir içi alanları açık bilboord reklamları alanlarına çevrildi.

REKLAMA KARŞI DEĞİLİM
Tanıtıma ve reklama karşı değilim, bende 31 yıldır reklamcılık yapıyorum. Fakat şehir bu kadar açık bilboord ve açık hava reklam tabelaları ile işgal edilmemişti. Kamu binaları ve hastane tabelalarını, özellikle de trafik işaretlerini bu açık hava tabelalarından dolayı görmek neredeyse imkansız hale geldi. Bu şehri yönetenlerin bu kadar reklamcı olma hevesi nereden kaynaklandı anlamış değilim. Oysa gerçek tanıtımlar ve reklam çalışmalarının çevreye saygılı, duyarlı olması gerekmez mi? Geçmiş yıllarda şehrin içinde belediyelerin belirlediği boş meydanlara bir branda asmak, kamu hizmeti, tiyatro veya sanat gösterileri dışında bir tanıtım asamak kesinlikle yasaktı.
Brandalar da belli ölçüde ve süre içinde tutulurdu.
Oysa şimdi İzmir'de müthiş bir tanıtım kirliliği aldı başını gidiyor. Buradan gelecek reklam gelirlerine İzmir'in ihtiyacı mı var? Bir tarafta açık hava reklamcılığı, diğer tarafta sosyal medya denen kirlilik aldı başını gidiyor. Ben kırk yıldır basın içerisinde gerek gazetecilik, gerekse 31 yıllık bir reklamcı olarak hep mesafeli durdum.
Durmaya da devam edeceğim.
Bu şehri kirletenler lütfen bir sabah erken kalkıp şehri şöyle bir dolaşsın, gideceği hastaneyi veya gideceği kamu kurum ve kuruluşların yön levhalarını bulabilecekler mi?
Özellikle de trafik yön levhalarını bulabilecekler mi? Ben İzmir'de yaşayan biri olarak, bir reklamcı olarak tanıtımdan yanayım. Tanıtımlar kurallı ve ölçülü olmalı. Çevremi kirleterek yapılan tanıtımlara asla taraf olmam.

EN DEĞERLİ MEYVE SUYU
Zeytin hasatı bölgemizde başladı. Umarım bu yıl bereketli olur. Zeytin ve zeytinyağının bölgemizin en değerli ürünlerinden olduğunu unutmamak gerektiğini düşünüyorum.
Geçtiğimiz hafta bu alanda yıllarca emek harcamış bir üretici büyüğümle konuştum.
Anlattıkları beni hem sevindirdi hem de düşündürdü.
Sevindiğim taraf zeytincilik artık bölgemizde ciddi bir sektör haline geldi. Üzüldüğüm taraf ise çok acı. Bir çok üretici şehrin ve yerleşim yerlerinin hızla bu alanları yok etmesi.
Özellikle yarımada birçok kişinin dededen ve babadan kalma yerlerini kooperatiflere ve müteahhitlere vermeleri, bu alanlardaki yüzyılların yok edemediği ağaçların bir gecede yok edilmesine sebep oluyor. Belediyeler bu yerlere nasıl imar verir o da ayrı bir sıkıntı ve sorun.
Oysa bölgede 300 400 yıllık ağaçların olduğunu ve halen de meyve verdiğini söyledi.
Hangi fabrika veya makine size 300 yıl ürün verir ki. Gelecek nesillere bırakabileceğimiz en değerli mirasın bir zeytin ağacı olduğunu unutmamak gerek.

Kirlenen şehir İzmir haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.