Flamenko’nun prensleri Çanakkale ve Bodrum’da

Giriş Tarihi:07.08.2017, 16:53 Güncelleme Tarihi:07.08.2017, 16:53
Bizleri “Flamenko gösterileriyle” masalsı yolculuklara çıkaran Los Vivancos yepyeni şovları ‘Born to Dance’ ile 54.Uluslararası Troia Festivali kapsamında 10 Ağustos’ta Çanakkale’de, 15.Uluslararası Bodrum Bale Festivali kapsamında ise 12 Ağustos’ta Bodrum’da dansseverlerle buluşacak

Eğitim hayatları Madrid'den Londra'ya, Vancouver'dan Hollanda'nın ünlü Bale Tiyatrosu'na uzanan Los Vivancos üyeleri 2004'te bir araya gelip Los Vivancos'u kurdu. 9 yıl içinde '7 Hermanos' ve 'Aeternum' ile bizleri masalsı yolculuklara çıkaran Los Vivancos yepyeni gösterileri 'Born to Dance' ile 54.Uluslararası Troia Festivali kapsamında 10 Ağustos'ta Çanakkale'de, 15.Uluslararası Bodrum Bale Festivali kapsamında ise 12 Ağustos'ta Bodrum'da dansseverlerle buluşacak.
Katıldıkları televizyon programları, festivaller, A.B.D, Hollanda, Belçika, İngiltere, Kanada, Kolombiya, Fransa ve İspanya'da gerçekleştirdikleri özel gösterileriyle izleyenlere unutulmaz ve keyifli anlar yaşatan Los Vivancos'la yepyeni gösterileri öncesi, kariyerlerini ve son gösterileri "Born To Dance"i konuştuk.

DAHA FAZLA KARDEŞ

Sahnede erkek kardeşlerden oluşan bir dans grubu izliyoruz. Birlikte çalışmaya nasıl başladınız? Kardeş olarak aynı sahnede yer almak rekabet hissini ortadan kaldırıyor mu?

- Aslında çok daha fazla kardeşiz. Küçük yaşlardan bu yana babam bizleri dans konusunda yetiştirdi. Bu alanda en yetenekli olanlarımızı bir araya getirdi. Sokakta oyun oynamaktan çok dans ediyorduk. Dans en büyük eğlencemizdi.
Babamıza olan hayranlığımızla ona özenir ve hünerlerimizi sergilerdik.
Sonrasında akademik olarak bu işin eğitimini almak için konservatuvara girdik. Bir süre hepimiz bireysel çalışmalar yaptıktan sonra bir araya gelip Los Vivancos'u kurduk. Rekabetten ziyade birbirini tamamlayan bir ekibiz. Çünkü bir ekip işi yapıyoruz.

- Flamenko ile büyümüş ve klasik bale eğitiminden geçmiş bir ekipsiniz. Bu çeşitlilik koreografilere nasıl yansıyor?

Sadece Flamenko ve klasik bale değil zaman içerisinde buna dövüş sanatları da dahil oldu. Dans dışında hepimiz birer spor tutkunuyuz, özellikle Kung Fu. Dövüş sanatları yaparken kullandığımız figürleri de dansımızın bir parçası yapmak istedik. Born To Dance aslında bu kaynaşmanın bir sonucu. Dansımıza güç ve iktidar katıyor.

- Dans dışındaki ilgi alanlarınız neler?

- Hepimiz birer müzik aleti çalıyoruz. Dansla birlikte bir müzik eğitiminden de geçtik.
Hatta gösterilerimizde de bu yönümüzü sergiliyoruz. Enstrumanlarımız da bize eşlik ediyor.
Onun dışında spor hayatımızın vazgeçilmezi.

BEDENE HAKİMİYET

- Bir Flamenko dansçısında ne tür özelliklerin olması gerekiyor?

- Flamenko gücün ve tutkunun dansı öncelikle Flamenko'nun ruhunu hissettirebilmek gerekiyor.
Bunun dışında en önemli şey ayak vuruşları, bedene hakimiyet ve esnek olabilmek. Çocukluğumuzdan beri Flamenko ile büyümek bu anlamda bizim için bir avantaj oldu.

- Bu kadar başarılı olmanıza yakışıklılığınızın da katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?

- Sahnedeki görüntü iyi bir vücut bu iş için bir artı ama yeterli değil. Eğer ortaya güçlü bir dans koyamıyorsanız ilerleyemezsiniz. Bizim amacımızda yıllar sonra bile olsa dansımızla hatırlanabilmek.

- Birçok ülkede performans sergilediniz. En sıcak ilgi hangi ülkeden geldi?

- Born To Dance üçüncü gösterimiz. Şu ana kadar dünyanın birçok yerini dolaştık ve sıcak tepkiler aldık. Birçok ülke sayabilirim ama aklıma ilk gelenler Fransa ve Türkiye.
Gösterilerden sonra özellikle sosyal medya aracılığıyla görüyoruz ki birçok hayranımız oldu. Bu ilgi bizi mutlu ediyor.

- İdol olarak gördüğünüz isimler kimler?

Tabii ki başta babam. Hepimiz ona hayran olarak büyüdük ve onun yolundan yürüdük. Onun dışında hem müzisyen hem de dansçı olarak hayranlıkla takip ettiğimiz birçok isim var. Dansçı olarak Joaquin Cortes, müzisyen olarak da Paco de Lucia bunlardan bazıları.

- 10 Ağustos'ta Çanakkale, 12 Ağustos'ta Bodrum'da hayranlarınızla buluşacaksınız. Bizleri nasıl bir gösteri bekliyor? Türk hayranlarınıza mesajınız neler?

- Bu kez iki gösteri ile Türkiye'ye geliyoruz. Tekrar Türk izleyicisi ile buluşmak bizim için çok keyifli.
Türk izleyicisinin enerjisi ve alkışları bize her zaman güç veriyor. Born To Dance'i kullanılan teknoloji, müzikleri ve koreografisiyle çok beğeneceklerini umuyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.