İzmir’in veliahtlarını yetiştiriyor

Giriş Tarihi:11.08.2017, 16:39 Güncelleme Tarihi:11.08.2017, 16:39

Hepimizin onu siyasi kimliğiyle tanıdık. Ama iş dünyası onu yönetimdeki uzmanlığıyla biliyor.
Aslında birden fazla gömleği var. Hani bir reklam var "Fazla oluyoruz" diye, Senem Kılıç da "çok fazla" bir kadın. Bilgisayar mühendisi, iki yazılım şirketi var. Türkiye'nin en çok yazılım ihracatı yapan şirketin yönetici ortağı. Akademisyenlikten siyasete, yazarlıktan yönetim danışmanlığına ve girişimciliğe birçok alanda faaliyet gösteriyor.
Endüstri 4.0'ın İzmir'deki efendisi.
Ama tüm bunların yanında yönetim uzmanı. Vira Stratejik Ortaklık Yönetim Kurulu Başkanı Kılınç, İzmir'de hem şirketleri geleceğe hazırlıyor hem de geleceğin patronlarını yetiştiriyor. Ayrıca 30'dan fazla şirkette akademi kurdu. 5 bine yakın çalışana eğitim veren Senem Kılıç'ın yüzlerce whatsupp grubundan binlerce kişiyi aynı anda yönetiyor. Bir şirket, eğer sağlam bir insan kaynakları direktörü arıyorsa en iyisi onda, iyi bir usta, çırak ve lider aranıyorsa yine en iyi başvuru adresi o. Boş vakti yok. Röportaj için 2 dakika beklettiğimiz anda dahi çantasından çıkardığı kitaba sarılıyor.

GENÇLERE DOKUNMALI

Seçimler geldi geçti, şimdi ne yapıyorsunuz?

- Seçimde ne söylediysem onu yapıyorum. Kutsal amacım gençlere dokunmaktı, hayattaki misyonumun bu olduğuna inanıyorum ve onlara destek veriyorum.

Nasıl yapıyorsunuz bunu?

- Dünya artık çok hızlı bir dönüşüm içinde. Pazarlar küreselleşirken şekil de değiştiriyor. Şirketlerin yönetim anlayışları da buna bağlı olarak hızlı değişime ayak uydurmalı. Yani değişmeli. Bunun için de o şirkette bir eğitim altyapı sisteminin oluşturulması gerekiyor. Bu noktada 30'a yakın şirkette akademi kurduk, binlerce çalışan eğitim alıyor.

Ne faydası var?

- Bu bir liderlik akademisi. Türkiye'nin önümüzdeki kararlarına etki edecek gençlerle çok yakın temas halindeyim.
Binlercesiyle hem de. Şirketlere gidiyorum ve diyorum ki ben sizin liderlik akademinizi kurayım, bu insanları hem bilim üreten, hem re şirket stratejilerini uygulayan insanlar haline getireyim hem de sizin bir sonraki kuşak neslinizi yetiştireyim. Tamam diyorlar müfredatlarını yazıyorum. Bunlar eğitim değil gelişim faaliyetleri. Bu benim varlık amacım. Kutsal amacım, gençlere dokunmak, gençleri bir yerden bir yere taşıyacak bir sistem geliştiriyoruz.
Örneğin bu yolda yönetim kurulunun değişmesi gerekiyorsa, değiştiriyorum.

DOĞRU YÖNETİCİ

Şirket yönetiminden karşı çıkan olmuyor mu? Sonuçta yerlerinden olacaklar?

- Hoca olduğum için kabulle karşılıyorlar. Aslında önce "Öğretmen, ne yapabilir" diyorlar sonrasında ise ben şirketi tepeden tırnağa değiştirmiş oluyorum. Network'umde binlerce insan oluştu. Elimde listeler var. "Bize çok sağlam bir İK direktörü lazım" dediklerinde, sadece yetiştirdiğim insanların doğru yerde olmasını sağlıyorum.

Bu konuda ilham kaynağınız neydi?

- General Electric'in ünlü başkanı Jack Welch'ın bir liderlik profili var. Diyor ki yüz birimlik enerjinin, yüzde 70'ini işini en iyi yapmaya kullan.
Yüzde 20'sini ise hayatının sadakasını ödemek için kullan. Yüzde 10'uyla da kendini geliştir.
Ben bunu prensip edindim. İyi bir eğitimci, iyi bir işveren, iyi bir yazılımcı ve teknolojist olarak vakit geçiriyorum.
Enerji yüzde 20'si ile hayatımda vakit ayırdığım elinden tuttuğum insanlar var.
Sonrasında da dedim ki bunu eğitim haline getirmeliyim. Bir nevi bu profili, piramit eğitim haline getirdim.

Çalışanlara eğitim var da patronlara yok mu?

- Olmaz mı? Ağustos ayında 30 patrona yönelik eğitime başlıyoruz.
Patronlar okulu kuruyoruz. Bunlar elinden tuttukça büyüyen patronlar. Her ay bir araya gelecekler ve tecrübeler ile yenilikler ortaya konacak. Burada önemli olan şu, patron patronculuk oynar, işadamının ise entelektüel birikimi vardır. Patron parayı yöneten insandır, entelektüel birikim de ise dünyayı yönetmek var. O yüzden patron misyonundan işadamı misyonunu geçiş var. Patronlar okulu da bu merkezde eğitim yapacak.

LİDERLİK ÖLÇÜTÜ

Peki ya geleceğin patronları?

- Şirketlerin başına geçmeye hazırlanan patronların çocuklarını da yetiştiriyorum. İkinci kuşak veliahtları iş dünyasına hazırlıyorum.

Lider olabilmenin ölçütü nedir?

- Liderlik etmek ille de yönetici olmak demek değildir. Lider olan insan, yöneticinin akıl ve mantığa kaynaklarla hitap ettiği ara duygulara hitap eder. O yüzden sezgileri yöneten kişidir. Ama eğer ehlileştirilmezlerse başı bozuk olur.
Kitleler sokağa dökülür. Liderler eğitim alamazsa her şeyi harekete geçirebilir. Biz de toplum olarak duygularımızda harekete geçiyoruz. Lider yönetici hem mantığa hem duygulara hitap etmeli.

Şirketler yönetimde neye dikkat etmeli?

- Bir çok parametre var ama önemli olan uyumlu insan. Size uyumlu insanın tanımını yapayım. Üç parametresi vardır; olumlu, yapabilir ve sorumlu. Eğitimde bunu anlatıyorum. Şirketlerde evet önce yapabilir insan alınır ama CV'lerine baktığınızda insanların olumlu olmasının da önemi büyüktür. Çünkü, pozitif insan, pozitif düşünce hayatı çoklamak demek.
Nasılsanız çevreniz öyle çoğalır. Benim çevreme haris insan girmez.

Yazılım şirketiniz var, orada ne yapıyorsunuz?

- Evet, Bilkent'in değerlendirmesine göre en çok yazılım ihracat eden bir şirketiz. AVM'lerin puan toplayarak satış kampanyaları geliştiren akıllı yazılımı yapıyoruz. Yani, hani Mercedes'lerin çekilişle verildiği kampanyalar var ya, onların arka planındaki 'Şunu yaparsan şu kadarlık kazanç elde edersin' öngörüsünü yapan yazılım.

SADAKAT YAZILIMI

Genelde tüm bunlar müşteri sadakat programı olarak biliniyor. İş dünyası yalnızca müşteri kazanma hedefiyle nasıl büyüyebilir?

- Büyüyemez. Bu yüzden geçen yıl yaptığımız strateji belirleme toplantımızda şöyle bir karar aldık.
Türkiye'de müşterilere çok para harcatabiliriz ve bu açıdan işvereni daha çok mutlu edebiliriz. Ama Türkiye'nin aynı zamanda mutlu çalışana ihtiyacı var. Mutlu patron, mutlu tüketici ve mutlu çalışan nasıl yaratırız derken 2017 yılında bu kez çalışan sadakat yazılımını yazdık. Şimdi büyük holdingler bunu kullanmaya başladı.

Bu yazılım ne yapıyor?

- Burada şirketin stratejik hedefleriyle uyumlu olmaya yönlendiren ve uyumlu oldukça puan toplayan bir yazılım var.
Daha çok öneri verdikçe daha çok puan toplayıp, teşekkür et, takdir et ve bunu çoğaltmayı sağlayan bir yazılım.

Arkas'da uzun yıllar üst düzel yöneticilik de yaptınız, oradan ayrılırken önünüzde İstanbul seçeneği de vardı. Neden gitmediniz?

- İzmir'de kalıyor olmamın çeşitli nedenleri var. Bu kenti ve kentin dokusunu seviyorum. İzmir, kişi başına en fazla eğitimli düşen bir kent. Kendi içinde işi ve nezaketi çoklayabilecek bir kent. Bizim iyi niyet ve nezaketin buluştuğu bir topluma ihtiyacımız var, burası da o açıdan doğru yer.

NİHAN YARKENT

kalan karakter 1000

Mesude Öney Mesude Öney

Tebrik ediyorum. Senem hanım gibiler keşke meclise gitmiş olsaydı

Aynı Görüşte misiniz?
evet1
hayır0
cevapla 13.08.2017 14:47

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.