Efes’ten dünyaya yeni bir festival armağan ediyoruz

Giriş Tarihi:21.09.2017, 16:39 Güncelleme Tarihi:21.09.2017, 16:39
Selman Ada, “Dünya starlarını Efes’e getirmek gibi bir düşüncemiz var. Efes Antik Tiyatrosu’nun değerinin üstüne sanatı da katmayı hedefliyoruz. Deniz ve kum turizmi dışında sanat turizmi yapmayı planlıyoruz” dedi

NEŞEM YAŞAR

Efes Uluslararası Opera ve Bale Günleri muhteşem bir açılışa imza attı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman'ın da katıldığı gala gecesine İtalyan Tenor Gianluca Terranova ve Soprano Daniella Cappiello'ya eşlik eden İzmir Opera ve Bale Müdürlüğü Orkestrası damga vurdu. Bu akşam "Romeo ile Jülyet" balesi ile son bulacak festivalle ilgili Kültür Bakanlığı Devlet Opera ve Bale Genel Müdürü Selman Ada ile gazetemiz Yeni Asır adına bir röportaj gerçekleştirdik.

KÜLTÜREL MİRAS

Efes'te festival düzenlemek fikri sizde nasıl oluştu Sayın Ada?

-Ülkemizde Efes gibi kültürel mirasların sanat ile taçlandırılması konusu kafamda her dönem olmuştu.
Türkiye kültürel miraslar konusunda müthiş bir merkez.
Bu merkezlerin içinde en önemli bulduğum yerlerden biri de hep Efes olmuştur. Efes pek çok özelliği bir arada barındırıyor. Dünyada antik açık hava tiyatroları çok olmamasına karşın Türkiye'de azımsanmayacak sayıda antik tiyatro var. Efes farklı özellikleri ile bunların en başında geliyor. Müthiş bir akustiği var.
Ayrıca Efes, Meryem Ana'nın da burada olmasından ötürü inanç turizminde oldukça önemli bir nokta. Yine diğer bir önemli unsur Efes'e ulaşımın kolay olması. Bu yıl ilkini düzenlediğimiz Efes Opera ve Bale Günleri henüz küçük bir festival. Ancak biz ülkemizin en önemli festivallerinden biri olarak görüyoruz.
Hatta en önemlisi olmasını istiyoruz.
İzmir'de bunun hızlı bir şekilde gerçekleşmesine vesile olacak iyi bir ekibimiz var. Önümüzdeki sene çok daha iddialı bir festival olacak. Efes Opera ve Bale Günleri'ni dünyada ses getirecek bir festivale dönüştürmek amacındayız.

Türkiye Opera ve Bale festivalleri konusunda son üç yılda atağa geçti. Dört olan festival sayısı 10'a yükselttiniz. Sanat dünyasında bu nasıl değerlendiriliyor?

- Biz 2015 yılında Uluslararası Dünya Festivaller Birliği'nden birliğin en büyük ödülü olan "En iyi Festivaller Yönetimi Ödülü" aldık. Örneğin Bodrum'da da dünyanın en iyi bale festivallerinden birini yapıyoruz.
Trabzon, Mardin, Gaziantep bu festivallerin yapıldığı yeni şehirlerin başında geliyor. Festivallerimize dünyanın en iyi sanatçılarını getiriyoruz. Bu Efes'te de böyle olacak. Şimdiden önümüzdeki sene için planlamalar yapıyoruz ve isimler konusunda çalışıyoruz.
Dünya starlarını Efes'e getirmek gibi bir düşüncemiz var.
Efes Antik Tiyatrosu'nun değerinin üstüne sanatı da katmayı hedefliyoruz. Deniz ve kum turizmi dışında sanat turizmi yapmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra çocukları da çok önemsiyoruz.
Bir çocuk festivalimiz var. Biz Ankara'da bir çocuk balesi festivali başlattık. Bu sene de üçüncüsünü yaptık. Başka ülkelerden çocuklar gelip dans ediyorlar.
Ankara biz bunun alt yapısı olarak orkestrayı da işin içine koyuyoruz.
Çocuklar temsil yapıyorlar.
Bu işi daha da ciddiye bindirdik.
Ankara'daki çocuk festivali çok önemli buluyor ve gelecekteki insanımıza önemli bir alt yapı oluşturduğunu düşünüyorum.

DOĞAL BİR AKUSTİK

Efes oldukça önemli bir tarihi değer taşıyor. Tiyatronun zarar görmemesi için ne gibi tedbirler aldınız?

- Hiçbir şekilde ses sistemi kullanmadık. Doğal akustikten yararlanıyoruz. Biz zaten hiçbir zaman ses sistemi kullanmayız.
Biz akustikten yararlanırız. Bizim için konserlerde kapalı yerlerin esas olduğu doğrudur. Ancak Efes gibi antik yerlerde akustik mükemmel. Hatta Efes'in akustiği Aspendos'unkinden de iyi. Bizi zora sokan sadece rüzgâr olabilir. Onu da sanatçı kendisi ve orkestra şefimiz çözer. Ayrıca 25000 kişilik olan anfi-tiyatroya giriş sayısını müzenin izin verdiği sayı ile yani 2500 kişi ile sınırladık. O yüzden ne seyirci ile ne de ses sistemi ile anfi- tiyatroya zarar verecek hiçbir şey yapılmıyor.
Ayrıca sahnenin yerleştirilmesi konusunda Selçuk Müzesi ve arkeologlarla çalışmamız oldu.
Buna özellikle dikkat ettik. Özellikle titizlendik bu konuda. Sadece sahnenin konumu ve yerleştirilmesi için bir ay çalışıldı.

HALK OPERA DİNLEMEYİ SEVİYOR

Bunu samimiyetle mi söylüyorsunuz?

- Bunu son derece iyi niyetle söylüyorum ve doğru söylüyorum.
Şehir ismi vermeyeyim ama "Orada bu müziği anlamazlar" denilen yerlere gittiğimizde salonlar doldu taştı ve tekrar gelin diye çok çok ricacı oldu halkımız.
Bazen ezberler "biz anlamıyoruz" üzerine kurulabilir. Doğrudur.
Bir kısım insan anlamayabilir.
Ama sanatın amacı sadece anlayana iş yapmak değildir. Sanatçılar sahnede esas anlamayanlar için çalışır. Esas olan anlamayanların etkiyi alabilmesidir. Çünkü insan olarak sanatın o zarif ve ince çizgilerinden etkilenmemek imkânsız.
Kim olursa olsun, ister çoban, ister profesör. Herkesin sunulan sanat eserinden bir etkilenme payı vardır, bu pay evvelden sezilemez ve bu payı eğitimle bağdaştırmak doğru değildir. Bu anlamda insanın içgüdüleri çok kıymetlidir. İyi yapılan işleri halkımız gayet de güzel görmektedir. Tabi ki aşinalık diye bir şey var. Bu doğru.
Anlar anlamaz üzerine kurmamamız lazım. Bu aşina olma meselesi de biz de giderek artmaktadır.
Ben bunu görüyorum. Sineması olmayan illerimiz var. Biz oralara kadar opera götürüyoruz.
Önümüzdeki sene hiç gitmediğimiz yerlere de gitmeyi planlıyoruz.
Salon olmayan yerlere podyum götürüp açık havada konserler, temsiller yapmayı planlıyoruz.
Tabiî ki mevsimin uygun olduğu zamanları seçeceğiz.

İzmir Opera ve Balesi bu festival için canla başla çalıştı. Neler söylemek istersiniz?

- Ben başta emeği geçen İzmir Devlet Opera ve Balesi Sanat Yönetmeni ve Müdür vekilimiz Haldun Özörten ve ekibine teşekkür ediyorum. Gerçekten canlarını dişlerine takarak çalıştılar ve güzel bir iş çıkardılar. İzmir ekibimize güvendik ve bu işin altından başarı ile kalktılar. İlkini gerçekleştirdiğimiz Efes Opera ve Bale Günleri'nin devamının da onların katkıları ile çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Bunun yanı sıra Selçuk Belediye Başkanı Dr. Dahi Zeynel Bakıcı, Efes Arkeoloji Müzesi Müdür Cengiz Topal, Sahne Sanatları Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Birgül Yeşiltepe, MaviBahçe AVM Genel Müdürü Vedat Özeren, Türkerler Holding Genel Müdürü Atilla Sezgin' e katkılarından dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.

BAKANLIK FESTİVALİ DESTEKLİYOR

Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Hüseyin Yayman'ın, "Efes Opera ve Bale Günleri festivalini çok önemsiyor ve turizme büyük katkıları olacağını düşünüyoruz. Festivalin büyümesi ve devam etmesi için tam destek vereceğiz" sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Evet, Bakan yardımcımız Hüseyin Yayman bizimle birlikte oldu. Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız da Efes festivaline katılmayı çok istedi, bunu özellikle beyan etti. Ancak Çin seyahatinde bulunduğu için gelemedi.
Sayın Bakanımız bu festivale son derece sıcak bakıyor. Birlikte daha iyisini nasıl yaparız düşüncesindeyiz.
Kendisine çok teşekkür etmek isterim. Biliyorsunuz günümüzde sanat ve turizm birbirine çok yaklaşmış durumda. Birçok ülkede de buna festivaller yapılıyor.
Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, Güney Amerika gibi... Biz daha iyisini yapabiliriz.
Türkiye'deki Efes Antik Tiyatrosu ve çevresi ziyaret edilmesi gereken önemli yerlerden biri. Bu yerler evrensel sanatlarla buluşturulduğunda daha ziyaret açısından cazip olacaktır diye düşünüyoruz.
Kaldı ki sanılan aksine bizim halkımız operaya yatkındır ve operayı sever. Biz nereye gitsek umduğumuzdan daha fazla seyirci ile karşılaşıyoruz.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.