• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Salgından doğaya kaçış

’de, sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle korona virus tehdidinden uzaklaşmak isteyenler, izole bir yaşamı tercih ediyor. Bağ evi, dağ evi ya da yazlığı olanlar şehirden uzaklaşıp izolasyon dönemini geçirmek için doğayla iç içe olabilecekleri bir yer seçiyorlar. Bu imkanlara sahip olmayanlar ise Karaburun’daki bungalov evleri tercih ediyor

Salgından doğaya kaçış
Giriş Tarihi: 3.5.2020

BUNGALOVA TALEP ARTTI
İzmir'de, üç günlük sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle şehirden kaçmak isteyenler, doğaya kaçıyor. Karaburun'da ahşap bungalov evlerden oluşan bir kamp alanı kuran yatırımcı Bilun Hızlı, salgın nedeniyle taleplerin attığını belirterek, yaklaşık 30 kişiyi birbirilerine mesafeli biçimde misafir edebildiklerini söyledi. Karşıyaka'da ilçesinde yaşayan Bilun Hızlı, salgından çok önce şehrin gürültüsünden kaçarak geldiği Mordoğan'da izole bir yaşam alanı kurdu. Bir aile işletmesi olarak başlattığı yatırımda 9 bungalov ev hazırlayan Hızlı, hem yaz hem de kış aylarında çok sayıda misafir ağırladıklarını kaydetti. Doğayla iç içe olup tatil yapmak isteyenlerin bu alanı tercih ettiğini söyleyen Hızlı, salgın nedeniyle taleplerde artış yaşandığını belirterek, "Ailem Mordoğanlı. Kardeşimle birlikte farklı bir iş yaparken buradaki babaannemin arazisini değerlendirmeye karar verdik. Çam ormanı içerisinde 9 tane bungalov ev var. 5' i 2 kişilik, diğerleri 3 kişilik konaklamaya uygun şekilde düzenlendi. Onun dışında çadır alanlarımız var. Misafirlerimiz burada kamp yapabiliyor. Bungalovların kapasitesi 25-30 kişi arasında değişiyor. Ailece burada çalışıyor ve her ayrıntıyı kendi ellerimizle düzenliyoruz. Yazın yemekleri annemler hazırlıyor. 2,5 yaşındaki oğlum da burada hoş vakit geçiriyor" dedi.



ÇOCUKLAR MUTLU
Virüsten sonra talebin arttığını belirten Hızlı, "Karaburun yarımadasının Mordoğan mevkisi izole kalmış bir yer. Genelde 5-6 gece konaklamayı tercih ediyorlar. Ama yaz sezonunda daha uzun kalıyorlar. Çocuklu aileler sık geliyor. Çünkü çocukların burada yaratıcılıkları gelişiyor. Bir çocuğu burada oyalamak daha kolay. Oyunlar buluyorlar. Define arıyorlar. Çünkü biz bir ormanın içindeyiz. Masa tenisi, dart ya da badminton oynuyorlar."

'SALGINI UNUTTUK'
Salgın nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamasını fırsat bilerek Mordoğan'a geldiğini söyleyen oyuncu Beldem Tokdağ da, "3 günlüğüne halamla geldik. Apartmanda oturmak sıkıcı. Burada birbirinden uzak yaşayabiliyorsunuz. Köpeğimiz de burada oynuyor. Onunla rahat vakit geçiriyorum" dedi. Çiğdem Tokdağ ise, "Burada olmak keyifli. 3 günlük kısıtlama üzerine geldik. Biraz sıkılmıştık İzmir'de olmaktan. Yeğenimle hoş vakit geçiriyoruz. Burada steril ortamda yaşıyoruz. İnsanlarla ilişki daha sınırlı. Diğer odalar dolu olsa bile mesafeliyiz. Salgını unuttuk bile" diye konuştu.




1049 METRE YÜKSEKTE
MANİSA Turgutlu'dan Gölcük yaylasında kendi yaptığı ağaç evde yaşayan emekli Selahi Altıntoprak," Normalde Haziran ayında yaylaya gelerek yaz aylarını burada geçiriyorduk. Ancak virüs salgını nedeniyle, bu yıl Mart ayında gelip buraya yerleştik. Doğa ile baş başa korona virüs salgınından uzak bir yaşam sürdürüyoruz" diye konuştu. 25 yıldan beri şeker hastası olduğunu ifade eden Altıntoprak doğa sayesinde şeker hastalığını da yendiğini ifade etti. Gölcük yaylasında, büyük şehirin stresinden uzak, salgınından uzak bir şekilde yaşamlarını sürdürdüğünü ifade eden Elmas Altıntoprak ise "Virüs salgını başlayınca panik yaparak yaz tatil sürecimizi öne çektik.

PAHA BİÇİLEMEZ
Burada doğa ile iç içeyiz. Kitap okuyoruz, çiçeklerle uğraşıyoruz. Kuş sesleri eşliğinde çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Ağaç evde torunlarımız için masal evi oluşturduk. Çam kokuları içinde torunlarımıza masallar anlatıyoruz. Doğada kelebekleri seyrediyoruz. Hamakta torunlarımızı sallıyoruz. Salıncaklarımız var. 30 Metre yükseklikte, kestane ağacından yapılan seyir tepemiz var. Burada gece gündüz Gölcük manzarasını seyrediyoruz" dedi. İzmir'den gelen Esra Yetkin, "Mart ayı başında, eşim ve 16 aylık bebeğim ile birlikte gelerek yerleştik. Çünkü bu zorlu süreçte, İzmir'de olsak çocuğumuzu rahat bir şekilde parka çıkaramayacağız. Ama burada kızımız güzel oyunlar oynuyor. Burada doğa ile iç içeyiz. Ağaç evimiz ise bizi korumak için paha biçilemez bir ev olduğunu düşünüyorum. Bu süreci burada daha iyi geçireceğimizden eminiz. Biz burada gerçekten kendimizi güvende hissediyoruz "ifadelerinde bulundu.



Selahi ve Elmas Altıntoprak Gölcük yaylasında çok mutlu.

HEM EV HEM OFİS
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Araştırma Görevlisi Dr. Mustafa Emre Yetkin de Ödemiş'in Gölcük yaylasındaki ağaç evlerde yaşıyor. Dr. Yetkin "İnsanların büyük şehirlerde, sokağa bile çıkamadığı anda bizim için bu doğa harikası yerde yaşamakbüyük bir fırsat oldu. Burada olduğumuz sürede stres atıyoruz. Ayrıca bu ağaç evde uzaktan eğitim çalışmalarımı sürdürerek burayı çalışma ofisi olarak da kullanıyorum" ifadelerinde bulundu. Gölcük yaylasını tercih edenlerden Ödemiş Muharip Gaziler Derneği Başkanı Selahattin Aktaşoğlu "Buraya Yaz aylarında geliyorduk. Ancak bu korona virüs salgını çıkması ve yaygınlaşması üzerine eşimle birlikte buraya gelerek doğal ortamda kendimizi izole etmeye çalışıyoruz" dedi.



YAYLA SEZONUNU ERKEN AÇTILAR
HArun Battal, yıllar önce yaptıkları ve genelde yaz aylarında açtıkları evlerine bu yıl kovid-19 nedeniyle soğuğa rağmen erkenden geldiklerini söyledi. Battal, "65 yaş üstü için sokağa çıkma kısıtlaması kararı alınınca biz de şehirde durmak yerine soğuk olduğu halde buraya gelip kendimizi izole etmeye karar verdik. İlk geldiğimizde yağmur da yağıyordu ama sobamızı yakıp ısındık. Şimdi havaların ısınmasıyla daha da güzel oldu. Burası bizim için gayet iyi" dedi. Gününü bahçe işleriyle geçirdiğini aktaran Battal, eşinin de kendisine yardımcı olduğunu dile getirdi. Evlerinde bir de ördek beslediklerini vurgulayan Battal, günün büyük bölümünü ördek için yerleri kazıp solucan bularak geçirdiklerini sözlerine ekledi.

ÇAPA YAPIYOR
Ali Kabul de 65 yaş altı olduğu halde Kovid-19 nedeniyle dağ evinde kendilerini izole ettiklerini dile getirdi. Mümkün olduğunca kent merkezine gitmediğini aktaran Kabul, şunları kaydetti: "Komşularımız da bizim gibi bu sezon erkenden geldiler. Onlarla sosyal mesafe içerisinde görüşüyoruz. Doğal olarak yaza da burada hazırlanıyoruz. Bahçemizi sürüyoruz, çapa yapıyoruz. Buranın domatesi meşhurdur. Fide üretimi de yapıyoruz. Mübarek ramazan ayını da burada geçiriyoruz. Şehirde olsaydık sürekli evde olacaktık, en azından burada bahçe işleriyle meşgul oluyoruz, halimizden memnunuz."

■ HABER: SEVAL KONURALP

Salgından doğaya kaçış haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.

  • SON DAKİKA