Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2010 yılında büyüme tahmininin yüzde 3,5 olduğunu, başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminlerinin bunun çok daha üzerinde bulunduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye-Kore İş Forumunda, Güney Kore'nin, içinde bulunulan hassas ve kırılgan dönemde bu dönemin etkilerini başarıyla bertaraf edebildiğini 2009'da 40 milyar dolarlık dış ticaret fazlası elde etme başarısını gösterebildiklerini ve 2010 yılı için öngördükleri yüzde 5 büyüme hedefine emin adımlarla ilerlediklerini memnuniyetle izlediklerini söyledi.
Türkiye'nin de hükümetin kararlılıkla uyguladığı ekonomik reformlar ve politikalar sayesinde küresel finans krizinden en az etkilenen ülkeler arasında yer aldığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: ''Son 7,5 yıl içinde her alanda gerçekleştirmekte olduğumuz reformlar ekonomiyi güçlü şekilde desteklerken ekonomide tarihi nitelikte yapısal reformlara imza attık. Bankacılık sektöründe, finans sektöründe, mali sektörde önemli düzenlemeler yaptık. 7,5 yılda girdiğimiz 3 seçim ve bir referandumda mali disiplinden ve para politikalarından asla taviz vermedik. Küresel krizin ortaya çıkmasının ardından sanayiyi, üretimi, istihdamı, tüketimi teşvik edecek bir dizi tedbirleri cesur şekilde uyguladık. Küresel ticaret 2009 yılında ciddi şekilde daralırken, Türkiye 102 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı başardı.''
Erdoğan, Türkiye'nin turizmde de küresel krize rağmen başarılı bir performans sergilediğini vurgulayarak, 2007'de Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısının 23 milyon civarındayken bunun 2008'de 26 milyona, 2009 yılında ise küresel kriz yılı olmasına rağmen 27 milyona ulaştığını bildirdi. Turizm gelirlerinin de aynı şekilde küresel krizden etkilenmediğini anlatan Erdoğan, 2007'de 18,5 milyar dolar olan gelirin 2008'de 21,9 milyar dolara ulaştığını, 2009'da ise 21,3 milyar dolar olarak gerçekleştirdiğini ifade etti.
2 AYDA 4 KURULUŞ NOTUMUZU YÜKSELTTİ
Başbakan Erdoğan, sanayi üretimi, ihracat ve istihdama yönelik olumlu sinyallerin de gelmeye başladığını dile getirerek, şunları kaydetti: ''Henüz zikzaklar devam ediyor. Tamamen bitti diyemem. Fakat 2009 yılına göre hızlı bir artış seyrini de şu 2 ayda müşahede etmiş vaziyetteyiz. Şurası son derece önemli, Eylül 2008'den yani küresel krizin ilk sinyalleri alınmaya başlandıktan itibaren dünya genelinde 37 ülkenin kredi notu 95 kez düşürüldü. Yalnızca 17 ülke için not artırımı yapıldı. Türkiye notu artırılan bu 17 ülke arasında yer aldı ve son 2 ay içinde 4 ayrı kuruluş tarafından ki bunlardan birisi Moody's'dir, birisi Fitch'dir, birisi JCR'dır bir diğeri de Standard & Poor's'dur, bunlar tarafından da kredi derecelendirme noktasında notu yükseltilmiştir.
Şunu da burada bir kez daha tekrarlamak durumundayız; Türkiye ekonomisi için 2010 yılında bizim büyüme tahminimiz yüzde 3,5. Başta IMF, Dünya Bankası, OECD olmak üzere birçok uluslararası kuruluşun Türkiye'ye ilişkin tahminleri ise bunun çok daha üzerinde. Sadece 2010'da değil 2011 yılında da Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer alacağı yine uluslararası kuruluşlar tarafından ifade ediliyor.''