"Rektörlük binasını Tınaztepe'ye taşıyacak ve bu alana Dokuz Eylül Kültür Sanat ve Alışveriş Merkezi' kuracağız. Hayırsever işadamı İşgören'den destek sözü aldım"
BÜLENT GÜRLÜK
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü genel cerrah Prof. Dr. Mehmet Füzün'le yaptığımız röportaj iki bölümden oluşuyordu. Bir hafta önce ana gazetede yayınladığımız röportajda, Prof. Dr. Füzün'ün olaylı şekilde göreve gelişinden günümüze dek hakkında yapılan, basına yansıyan suçlamalarla ilgili düşünceleri ağırlıktaydı. Rektör hoca, göreve ikinci sıradan atanmasına yönelik eleştirilerden, kendisiyle ilgili davaların iç yüzüne kadar merak edilen birçok konuda ilk defa Yeni Asır'a görüşlerini açıkladı.
O röportajda Rektör Füzün'ün kültür sanata ilgisi ve bu alandaki projelerle ilgili açıklamaları da yer alıyordu. Ama yer sorunu yüzünden sıkışıp kalmasını istemediğimiz bu bölümü de kapsamlı olarak ayrıca yayınlamayı düşündük. Önümüzdeki görev süresi içinde yapacağı projelerin yanı sıra, Rektör hocanın ilgi alanlarına, hobilerine ve bilinmeyen kişisel yönlerine ilişkin ipuçlarına yer vermeyi de ihmal etmedik...
BAŞKANLARDAN DESTEK - Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'nün kültür sanat alanında belirlediği hedefler, projeler nelerdir?
Bu konuda en önem verdiğimiz proje, Alsancak'taki rektörlük binamızın olduğu alanı büyük bir kültür sanat ve alışveriş merkezi haline getirmek...
- Rektörlük binası ne olacak?
Rektörlük binasını Tınaztepe Kampusü'ne taşımayı planlıyoruz. O zaman 13.5 dönümlük bir alan yaratmış olacağız burada. Bunun 12 dönümü, Hazine'nin bize tahsis ettiği alandır. 1 dönümü Konak, yarım dönümü de Büyükşehir belediyelerine ait. Ben hem belediye başkanlarıyla konuştum bu konuda, hem de Başbakanımızla karşılaştığımda bu görüşümü kendisine ilettim.
- Yanıtları ne oldu?
Belediye başkanları niyetimizi desteklediklerini söylediler. Başbakan'ın da yaklaşımı çok olumluydu. Tınaztepe'de rektörlük binasının temelini attığımızda, burayı da kültür sanat merkezi haline getirecek çalışmalara hemen başlayabileceğiz.
- Nasıl bir kültür sanat merkezi var aklınızda?
Kentin merkezi ve en güzel yeri olan Alsancak'ta, İzmir'e yakışacak bir tesis düşlüyoruz. Dokuz Eylül Kültür Sanat ve Alışveriş Merkezi adıyla, içinde tiyatro salonları, konser mekanları, sanat galerileri, cep sineması ve butik alışveriş merkezleriyle kocaman bir kompleks kazandırmak istiyoruz. Üniversite olarak kentin kültür yaşamına en büyük hizmeti vereceğiz amacımız gerçekleştiğinde.
- Böylesine bir tesisleşme için para sorununu nasıl halletmeyi düşünüyorsunuz?
- Allah razı olsun, bu konuda hayırsever işadamımız Salih İşgören bana söz verdi. 'Hocam sen gerekli izni al, ben burayı yaparım' dedi. Ben de kendisine 'çok para tutar' deyince, 'ben de para çok, onu düşünme, sen izni al yeter' yanıtını verdi. Salih İşgören'e teşekkürlerimi tekrar etmek istiyorum. Onun desteği sayesinde, rektörlüğün en ciddi planlarından birini gerçekleştirebileceğiz.
- Bunun dışında planladığınız projeler var mı sanatla ilgili?
- Tınaztepe Kampusümüzde 'Öğrenci Aktivite Merkezi'nin temelini attık. Cep sinemalarının, dükkanların, kafeteryaların yer alacağı 2 bin 500 metrekarelik bir alanda kurulacak aktivite merkezimiz.
KONSERVATUVARA MÜJDE - Ne zaman hizmete girecek?
- Planlarımıza göre Ekim'de tamamlanacak. Ayrıca Tınaztepe'de 5-6 bin kişilik, mezuniyet törenlerimizi de yapabileceğimiz bir amfitiyatro yapmayı planlıyorum. Bu da önümüzdeki Mayıs'ta bitecek. Projeleri hazırlandı. Devlet Planlama Teşkilatı'ndan iznimizi de aldık.
- Konservatuvarda bale bölümünün salon sıkıntısına bir çözüm düşünüyor musunuz?
Elbette. Bu konuda sözüm var. Konservatuvarımızın en büyük eksikliklerinden biri olan bale salonu da önümüzdeki projeler arasında. Öğrencilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir bale salonu yaptıracağız.
- Kültür sanat alanında düşündüğünüz projeleri hayata geçirmekte geç kaldığınızı düşünüyor musunuz?
Herkese göre kendi ihtiyaçları ön planda. Ama biz boş durmuyoruz ki... Aciliyete göre sırasıyla tüm hizmetleri yerine getirmeye çalışıyoruz. Ben kimseye 'şunu, şu tarihte yapacağım' demedim... Görevimi tamamladığımda, verdiğim her sözü yerine getirmiş olmazsam, o zaman hesabını sorsunlar.
- Şimdiye kadar öncelik verdiğiniz diğer yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
- Çocuk hastanesini 5-6 aya kadar hizmete açacağız. Mühendislik Fakültesi'ne bağlı Makine Mühendisliği'nin binası da 1-2 yıl içinde tamamlanacak. Hukuk Fakültesi'nin de ayrı bir binaya ihtiyacı var. Tınaztepe Kampusü'nde onlar için ayrı bir bina yapmak istiyoruz. Henüz onayını almadık ama bunun da planları hazırlanıyor. Umarım önümüzdeki günlerde Devlet Planlama Teşkilatı'ndan onay alacağız. Bunların dışında sağlık da önemli bir konu? Bu alanda da hergün yeni ihtiyaçlar doğuyor?
- Ne gibi örneğin?
Artık ölümlerdeki en büyük artış kalp ve kanser hastalıklarından kaynaklanıyor. Bu yüzden bir onkoloji, bir de kalp hastanesi yapmayı düşünüyoruz. Bu iki alanda tedavi ve yatak talebinde eskiye göre artış var. 1000 yataklı bir onkoloji hastanemiz var ama kanserdeki büyük artış yüzünden yeni bir hastaneye ihtiyaç duyuyoruz.
- Sağlık demişken, sporla aranız nasıl?
Sporla bağımı hiç koparmadım. Gençliğimde basketbol oynardım. Şimdi sadece potaya atış yapabiliyorum. Bunun dışında haftanın 2-3 günü yazın yüzme, kışın ise doğa yürüyüşü ve koşu yapıyorum. Ama rektörlükteki çalışma şartları bu düzeni biraz bozdu.
En büyük aşkım torunum Maya... - Sanata karşı ilginiz nasıl? Yeterli zaman ayırabiliyor musunuz?
En çok müziğe karşı ilgim var. Türk sanat müziğine bayılıyorum. Elbette Batı klasiklerini de dinliyorum ama sanat müziğimizin yeri ayrı.
- En çok kimleri tercih ediyorsunuz?
Eskileri. Zeki Müren ve Müzeyyen Senar tutkunuyum. Pop müzikte ise favorim hep Barış Manço'ydu.
- Etkinliklere katılma fırsatı bulabiliyor musunuz?
Sanat hayranı bir insanım. Film izlemeyi, tiyatroyu çok seviyorum. Sanatın bizim mesleğimizdeki önemi çok başka. Ben cerrahım. Yıllardır ameliyat masasında insanları kesiyorsunuz, hastalıkları iyileştirmeye çalışıyorsunuz. Ruhsal olarak rahatlamak, güç kazanmak için sanata sarılmak gerekiyor. Bu yüzden film izlemeyi, tiyatroya gitmeyi çok seviyorum. Her ne kadar şimdiki yoğun tempoda bunlara zaban ayırmak güç olsa da zaman yaratmaya çalışıyorum.
- Cerrahlık sanki katı, acımasız insanların işi gibi görünüyor.
Değil. O ameliyat masası başındaki amacınız başka. Ben normal hayatımda son derece sakin, duygusal bir insanım. Yaşadığım olaylardan çok çabuk etkileniyorum.
- En zevk aldığınız hobiniz nedir?
Futbol maçlarını izlemek.
- Tuttuğunuz takım?
Beşiktaş
- Unutamadığınız bir Türk filmi?
Yılmaz Güney'in 'Umut' filmi.
- Yabancılardan hangileri?
Baba I, Baba II, Kadın Kokusu ve Postacı.
- En sevdiğiniz sinema sanatçısı
Al Pacino.
-En sevdiğiniz yer?
Urla.
- En büyük aşkınız?
Torunum Maya. İstanbul'da yaşıyorlar ama İzmir'e geldiklerinde işim başımdan aşkın olsa bile havaalanına koşuyor, orada karşılıyorum torunumu. Onun yeri çok başka. Sevgisi, her şeyi unutturuyor insana.
