• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Ege’nin kralı Gökhan

Ege’nin kralı Gökhan

22.03.2018, 17:21

İzmirli , 14 yaşında hobi olarak başladığı kariyerine birçok başarı sığdırdı. Mr.Model 2004 Yarışması’nda Ege Kralı seçilmesi ona şöhret yollarını açtı. ATV’deki Selena dizisi de ününü parlattı

Gökhan Keser, 1987 yılında İzmir'de doğdu. 14 yaşında hobi olarak başladığı modellik kariyerine birçok şey sığdırdı. İlk olarak çok genç yaşta "Miss & Mr Model 2004" yarışmasında birinci seçilerek 'Ege Kralı' unvanına sahip oldu. Sonrasında "Best Model Of Turkey 2005" te Turkiye 2. si seçilerek 'Manhunt Turkey' unvanı alıp Türkiye'yi yurt dışında temsil etme hakkı kazandı. Son olarak 2006 senesinde Çin'de gerçekleştirilen 64 ülkenin en iyi modellerinin yarıştığı dünyanın en yakışıklı ve karizmatik erkeğinin seçildiği Manhunt Internationel yarışmasında Dünya 3. sü ve dünyanın en fotojenik erkeği seçilerek "Manhunt Internationel 2006 3." "Manhunt Internationel Mr. Photogenic" unvanlarını ülkemize getirdi. Yurt içinde ve yurt dışında sayısız işler gerçekleştiren Gökhan Keser, hobi olarak başladığı bu yolda Türkiye'nin belli başlı isimleri arasında yerini aldı.
Bir yandan hayaline giden yolda "Ekol Drama Sanat Evi"nde Ayla Algan'dan oyunculuk eğitimi alırken, bir yandan da Sevingül Bahadır, Gül Sabar, Kevork Tavityan, Randy Esen'den şan eğitimi almaya başladı.

DİZİ VE MÜZİK

Elde ettiği başarılarla, gelen teklifler arasından 2006 yılında Atv'de yayınlanan 104 bölüm süren Selena dizisi ile kamera önüne geçerek ilk başrol deneyimiyle geniş bir hayran kitlesi edindi. Hemen akabinde 2007 senesinde en başından beri yapmak istediği tek iş ve en büyük hedefi olan, müzikal kariyeri için albüm çalışmalarına ağırlık verdi. Çalışmalarına devam ederken 2008'de Zerrin Özer'in "Ömür Geçiyor" albümünün vokallerinde de bulundu. 2008 yılında "Hepsi" grubuyla birlikte çevirdiği "Kayıp Çocuklar Cenneti" isimli sinema filminde başrolü oynadı ama tanıtımları sinema salonlarında da dönen bu film yapımcılardan kaynaklanan sebeplerden dolayı yarım kaldı ve vizyona giremedi. Gökhan Keser "Sony Music" etiketiyle 2012 yılının Ocak ayında raflardaki yerini aldı. Kendi adını taşıyan albümün bestesi kendisine ait şarkısı ve klibi "En Kötü Günümüz Böyle Olsun" sosyal medyada da büyük beğeni toplayarak müzik listelerine üst sıralardan giriş yaptı. Ardından "Bazen" "Seninle Bozdum" ve "Ceket" şarkıları büyük beğeni aldı. 2014'te 2. single çalışması "Hiç Vaktim Yok" u sevenleriyle buluşturdu.

KARATAŞ'I EFSANE ÖĞRETMENİ: KEMAL BİLBAŞAR

Emsalsiz öğretmen, yazar ve romancı Kemal Bilbaşar, bizim İzmir Karataş Ortaokulu'nda öğretmenimizdi. Son derece şık giyinen, yakışıklı, öğrencilerine son derece anlayışlı davranan, onların gözünde kahramanlaşan bir insandı. Tam 26 yıl Karataş'ta kaldı, o devirde İngiliz Bahçesi olarak tanınan yerin tam karşısında köşedeki evde otururdu. 1929'da Edirne Öğretmen Okulu'nu, 1935'te Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih Bölümü'nü bitirdi. 1937- 1963 yılları arasında tam 26 yıl İzmir Karataş Ortaokulu'nda tarih öğretmenliği yaptı. Yeşilçam'da değerlendirilen nadide romanlar yazdı. 1983'te yaşama veda etti. İlk öyküsü Cahit Tanyol ile birlikte 1939-1940 arasında çıkardığı "Aramak" dergisinde yayınlandı. Önceleri Batı Anadolu'daki küçük kent ve kasaba insanlarının ilişkilerini, yaşamlarını ele alıyordu. Tek parti döneminin sorunları, eşraf, tüccar, memur arasındaki catışmalar bu ilk öykülerinin ana temasını oluşturdu.

SAVAŞIN ÇELİŞKİLERİ

Bilbaşar, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çok partili sisteme geçildiği yıllarda demokratik ortamın yarattığı çelişkiler üzerinde durdu. 1960'tan sonra roman yazmaya ağırlık verdi. Ekonomik ve teknolojik gelişmelerden payını alamayan, çağa ayak uyduramayan köylülerin sorunlarını işledi. Doğu Anadolu'daki feodal toplum yapısına ışık tuttu. 18'inci Yüzyıl sonlarında Osmanlılar'la birlikte Ruslara karşı mücadele eden Abhaz ve Adige çerkezlerinin sert yaşam koşullarını geleneksel renklerini ortaya çıkararak anlattı.

CEMO İLE ZİRVEYE

Kemal Bilbaşar'ın üçüncü romanı ve en önemli eseri olan Cemo konusunu Doğu Anadolu bölgesindeki hayattan almaktadır. Yer yer destan havası hissedilen roman, bir kitle hikayesini anlatmaktadır. Değirmenci Cano, güçlü, yiğit bir kişidir. Karısı ölmüştür. Kızı Cemo'yu gözüpek bir erkek gibi yetiştirir. Güzelliği dillere destan olan Cemo'yu bir çok kişi ister. Babası Cano, teke tek çarpışmada kızını kim yenerse ona vereceğini söyler. İsteyenlerin hepsi yenilir. Sonunda Cemo, beğendiği çancı Memo ile vuruşmadan evlenir. Toprak ağası Sorikoğlu, kaymakam vekili ile işbirliği yapıp köyün önde gelen erkeklerini hapse attırır; daha önce isteyip de alamadığı Cemo'yu yayla evine kaçırır, içki meclisinde oynatmak ister. Memo evi basar; Cemo, Sorikoğlu'nu sopayla öldürür; kaymakam vekili kaçmak isterken uçuruma yuvarlanır. Cemo ile Memo evi ateşe verir, atlara binip dağlara doğru uzaklaşırlar. Türkan Şoray, Fikret Hakan ve Bilal İnci'nin oynadığı Cemo filmi büyük gişe hasılatı yapmış, haftalarca vizyonda kalmıştı.
Hem bestekar hem de şarkıcı, Beyhan Akıncı Hani "Zevk için sanatçı oldu" derler ya Beyhan Akıncı tam o tarife uyar. Alsancak'ın eski halini bilirseniz, şimdiki Gazi İlkokulu'nun karşısındaki Gündoğdu Dersanesi'nin sahibiydi eşi Mehmet Akıncı. Önemli bir dersaneydi, iyi para kazanıyordu ama Beyhan Akıncı tutturmuştu, "Sesim güzel.

EN ŞIK SANATÇI

Ben şarkı söyleyerek ünlü bir sanatçı olacağım" diye. Diretti ve dediğini yaptı da. Beyhan Akıncı kısa bir eğitim aldıktan sonra Göl Gazinosu, Benelüks, Kübana ve Kadifekale gazinolarında sahneye çıkmaya başladı. Uşşak makamında «Ömrümce Seni Sevdim» isimli bestesi plağa okundu. Türkiye'nin çeşitli şehirlerindeki birçok gazinoda sahneye çıkan sanatçı, şu filmlerde de önemli roller aldı: Zavallı Necdet, Ömrümce Seni Sevdim, Köyün Beş Güzeli, Öldüren Yalan, Zavallı Necla, Düşkünler Yuvası. Beyhan Akıncı, güzelliğinin ve sahne hakimiyetinin yanı sıra şık giyimi ve değişik sahne kıyafetleriyle tanınıyor, sempatik tavırları ve izleyenlerle kurduğu bağ ile sürekli ününü artırıyordu. B.Efes Oteli'nin sürekli şarkıcısı olmayı da başardı. Ne yazık ki sahne ve şarkıcılık hayatı uzun sürmedi. Eşi Mehmet Akıncı erken ölünce hem dersaneyi işletmek, hem de müzik yaşantısını birlikte götürmek istedi, yapamadı, müzik dünyasına veda etmek zorunda kaldı.

Ege’nin kralı Gökhan haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN