Çocukların koruyucu kelebekleri

Giriş Tarihi:30.08.2017, 18:55 Güncelleme Tarihi:30.08.2017, 23:04
Bir kadın düşünün. Bir anne ve bir öğretmen. Herkesin göz yumduğu bir konunun üzerine gidiyor. 6 küçük kardelene iğrenç ellerini süren okul müdürünün davası tam sümenaltı edilecekken, yaptığı ihbarla o sapığın 82 yıl 6 ay ceza almasını sağlıyor. O öğretmenin adı Saadet Özkan

TANSU EDİP GÖKBUDAK

Herkes onu mahkeme önünde döktüğü gözyaşlarıyla tanıdı. Şimdi Saadet Öğretmen UCİM isimli, her harfi bir anlam içeren çocuk istismarıyla mücadele derneği kurdu. UCİM'in içindeki "İ" harfinin mavi kelebek şeklinde olduğunu söyleyen Saadet Öğretmen, "Çocuklarımız bir koza. Biz de birer mavi kelebeğiz. Mavi kelebeklerin bitki örtüsü üzerinde birleşerek toplu mezarları ortaya çıkardığı bilinir. Biz de hepimiz mavi kelebek olup çocuklarımızın etrafını sararak onları koruyacağız" diyor.

İşte o Saadet Öğretmen, cinsel istismarla mücadelesinden öğretmenliği bırakmasına, kurduğu Saadet Öğretmen Cinsel İstismarla Mücadele Derneği'nden (UCİM) ABD'de aldığı ödüle kadar birçok bilinmeyeni ilk kez YENİ ASIR'a anlattı.

HER HARFİN ANLAMI VAR

- Herkes sizi 6 kız çocuğuna cinsel istismar uygulayan okul müdürüne karşı verdiğiniz mücadeleyle tanıdı. Ama siz durmadınız ve bunun gibi olaylarla mücadele etmek için geçen ay UCİM isimli derneği kurdunuz.Neden UCİM?

UCİM aslında yaşanmış bir hikayenin 4 senelik oluşumu. Her harfi bir anlam ifade ediyor. UCİM'in U'su içinde uğuru barındırıyor. UCİM tüm dünya çocuklarının ve onların aydınlık geleceklerini yarınlarını kapsıyor. UCİM'in İ harfinde bulunan mavi kelebeğin anlamı çok önemli. Mavi kelebekler bitki örtüsü üzerinde birleştiklerinde toplu mezarı ortaya çıkarıyor. Mavi kelebekler aslında yön gösteriyor. Burada bir sorun var. Biz de o sorunun olduğu yerde yaşarken hayatları değişime uğramış çocuklara bunun yapılmasına engel olmak istiyoruz. Çocuklarımız bizim bir koza. Bizler onların etrafında onları zarara uğratmayacak bir yapılanma süreci içerisindeyiz. Her birimiz bir mavi kelebek olup onları koruyacağız.

- UCİM'in sıradan bir dernek gibi olmadığını görüyoruz. Dernek çocuk istismarıyla salt bir mücadeleden çok bu istismarın oluşmasını önleyecek eğitimler de verecek. Bu bağlamda çok sayıda alt komisyon kurulduğunu görüyoruz.

Evet. Yönetim kurulumuzda psikoloğumuz, kişisel gelişim uzmanımız, eğitimcimiz, hukukçumuz, halkla ilişkiler uzmanı, işadamı gibi çok geniş iyi bir yapı oluşturduk. Fakat konu çocuk ve hassas bir nokta olduğu için alt komisyonlar bizim için çok önemliydi.
Biz burada hukuk komisyonunu kurduk, rehabilitasyon komisyonunu, aktivite komisyonunu kurduk. Onun dışında sosyal medya ve proje komisyonlarımız var. Komisyonların her birinde uzman bir lider var.
Örneğin hukuk komisyonumuzdaki hukukçumuz anında tüm barolarla iletişime geçiyor. Burada yapmamız gereken yurttaşlık bilincini geliştirmek. Sivil toplum kuruluşlarının amacı toplumu bilinçlendirmek, o toplumun dinamikleri içinde değişimi yararlı hale getirmek. Bizim siyaset üstü davranmamızın sebebi çocuktu. Çocuk hepimizin çocuğu olduğu için komisyonlarda çeşitliliğe önem verdik. Bu komisyonların üzerinde akademisyenler, araştırma görevlilerinin olduğu daha bilimsel bir yapı oluşturduk.
Biz yönetim kurulu olarak durumla ilgilenirken danışacağımız güçlü bir yapı olmalı. Bu 4 yıldır düşündüğümüz, olgunlaşmasını beklediğimiz süreç.

- İstismar davasıyla ilgili olarak size dönüşler nasıl oldu?

Bu davayla ilgili olarak bize başka vakalar da ulaşmaya başladı sosyal medyadan. Burada eksikleri gördük. Neler yapmamız gerektiğini gördük. Vakalar geldiğinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na ihtiyacımız var. Oradan da destek alıyoruz. Çünkü çocukların devletin organlarındaki sosyal hizmet uzmanları ve pedagoglardan destek alması gerekiyor.
Onun dışında hukukun kendi içinde Çocuk İzleme Merkez'lerinden destek alması gerekiyor. O yüzden bir vakada çocukların 'Nerelere gitmeleri gerekiyor, kimlere ulaşmaları gerekiyor?' Bunların hepsini onlara anlattık. Çok fazla öğretmen üyemiz var. Her birinin söylediği, "Bizler bilmiyoruz hocam" oluyor. Burada biz neyi değiştirmemiz gerektiğini de öğrendik.

ÖĞRETMENLER CESUR OLSUN

- Menderes'teki o iğrenç olay muhtemelen siz o okula gitmeden önce diğer öğretmenler tarafından biliniyordu. Burada öğretmenlere neler söyleyebiliriz?

Adalet, yargı ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı elinden geleni yapıyor ama Milli Eğitim Bakanlığı'nda tıkanıyoruz. Öğretmenlerin en büyük korkusu; 'Ben böyle bir olayı söylediğimde sürgün yer miyim?' Aslında bunu söylememek suç. TCK 278 maddesine göre bildirim yapmamak 1 sene hapis cezası. Bununla ilgili genelge yayınlanmalı. Öğretmenlere cesur olmaları konusunda bildirim yapılırsa, onlar bu gücü elde edeceklerdir.
Öğretmenler biraz daha cesaretlendirilmeli. Doğru yol izlendiğinde kimse zarar görmez.
Öğrencilerimde yasaların kendisinden destek aldık. Bu bizim için önemli bir pratikti. Pratikte neyin nasıl uygulanması gerektiğini öğrendik. Bu yüzden barolardan destek alınmalı. Birçok baronun çocuk hakları komisyonu var.
Biz hukuk ve rehabilitasyon anlamında bunu yaşayan gerçek mağdurlarla birlikte her yerde çalışma yapmak istiyoruz. Sertifika programları için uğraşıyoruz. Bunlar için protokollerimizi hazırlıyoruz.

EN BÜYÜK DESTEKÇİLER

- En çok ilgiyi kimlerden görüyorsunuz? İzmir'de derneğe ilgi nasıl?

1 aylık süreçte 10 bine yakın üyemiz oldu. İzmir'den de ilgi büyük. 90 sonrası kuşaktan çok büyük destek görüyoruz. Hizmet içi eğitimimizde hukuk fakültesinden gelen öğrencilerden biri "Öğretmenim, biz dünün çocuklarıyız. Yakın zamanda bütün bunları yaşadık, gördük. Unutmadık bize yapılanları' dedi. İşte biz dünün çocuklarıyla bugünün çocuklarını güzel bir yarınla biraraya getireceğiz.

'ONLAR İÇİN MÜCADELE EDERİZ'

- ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melanie Trump'ın elinden "Uluslararası Kadınlar Cesaret Ödülü"nü aldınız. Burada neler gördünüz?

Biz aslında dünyaya çocuklarımıza sahip çıktığımızı gösterdik. Bizler çocuklarımız için mücadele eden insanlarız. Memleketimizde yurttaşlık bilinci gelişmiş durumda. Çocukları için taşın altına sadece elini değil gövdesini koyan insanlar var. Ben yapmam gerekeni yaptım. Kahraman değilim. Hep bunu söylüyorum. Bir yurttaşlık bilinciyle hareket ettim. Bir öğretmenin yapması gerekeni yaptım. ABD'de harika kadınlar tanıdım. Terörle mücadele etmiş kadınlar vardı. Savaştan savaş mağdurlarını kurtaran kadınlar vardı. Bulundukları köyde çocuk evliliklerine karşı çıkmış kadınlar vardı. İçlerinde bir de 14 yaşından itibaren çocuk evliliklerine karşı çıkmış bir kız vardı. İnanılmazdı. Şunu gördüm ki birçok ülke Türkiye'yi örnek alıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.