Barış ortamından katliam günlerine

Giriş Tarihi:01.09.2017, 23:54 Güncelleme Tarihi:01.09.2017, 23:54
Arakan’da, Müslümanlar yıllarca katledildi, katlediliyor... Sadece son bir haftada yaklaşık 5 bin Müslüman öldürüldü, onbinlercesi de göçe zorlandı. Yüzyıllardır barış içinde yaşayan Arakan Müslümanları ile Budist Burmalılar ne oldu da birden can düşmanı oldular? Masum insanlar üzerinde oynanan oyunları ortaya sermek için Arakan dosyasını açıyoruz...

ZULÜM DİYARI ARAKAN - TANSU EDİP GÖKBUDAK

Müslümanlığı kabul ettiği 13. yüzyıldan Burma Sultanlığı tarafından yıkıldığı 1784 yılına kadar Arakan'da Hinduizm, Budizm ve İslamiyet birlikte barış içerisinde yaşıyordu. Ancak bu barış 1784 yılında, İslam devletini yıkarak başa geçen Budist Burmalılarla birlikte yerini zulme terketti. Budizm, Hinduizm ve İslamiyet'in birarada barış içinde yaşadığı "barış diyarı" yerini "zulüm diyarı'na" bıraktı. Budistlerin zulümleri o kadar arttı ki 1845'ten 1948'e kadar İngiliz sömürgesi olan Burma Devleti döneminde yüz binlerce Arakanlı Müslüman'ın sırf dini tercihleri yüzünden katledilmeleri, sürgün edilmelerine neden oldu.

NAZİLERDEN DAHA ZALİM

Bugün dünyanın sırt çevirdiği ve milyonlarca Müslüman'ın yaşadığı Arakan'da son bir haftada yaklaşık 5 bin Müslüman'ın katledilmesi ve göçe zorlanması kabul edilebilir bir durum değil. Yüzyıllarca barış içinde yaşayan Arakan Müslümanları ile Budist Burmalılar ne oldu da can düşmanı oldu?
Hümanist olarak nitelendirilen Budist rahipleri, ne oldu da birer Nazi gibi hareket ederek Müslümanları sistematik olarak yok etmeye çalışıyor?
Daha da kötüsü balinaların kıyıya vurmasına bile daha ilgili olan dünya Arakan'da Müslümanlar'ın katledilip topraklarından sürülmesine neden bu kadar sessiz?
3 gün sürecek bu yazı dizisinde Arakan üzerinde oynanan oyunları ele alacağız.
Bu oyunlara değinmeden önce Arakan'ın tarihinden kısaca bahsedelim.

ARAKAN İSLAM DEVLETİ

Arakan'ın İslamiyet'le ilk kez tanışması 8. yüzyılda Müslüman tacirler aracılığıyla oldu. Hz. Muhammed'in sahabelerinden Vakkas Bin Malik ve bir grup arkadaşının bu ülkeye ilk ayak basan Müslüman tacirlerden olduğu rivayet ediliyor. Zaman geçtikçe Müslümanlar ile Arakanlılar arasında ticaretin artmasıyla birlikte bölgede yaşayan Rohingyalılar yavaş yavaş Müslümanlığı seçmeye başladı.
İslamiyet'in yavaş yavaş yayılmaya başladığı Arakan'da Pagan dinini kabul eden, "Raham Krallığı" bulunuyordu.
Bu krallık o kadar güçlüydü ki Raham Kralı'nın 50 bin fil ve 150 bin askerden oluşan bir orduya sahip olduğu söyleniyordu. O döneme kadar Pagan, Budist ve Hinduizm etkisindeki Raham Krallığı, Müslüman tacirlerle birlikte yavaş yavaş İslamiyet'i kabul etmeye başladı. İslamiyet bölgede o kadar yayıldı ki sonunda 13. yüzyılda Arakan İslam Devleti kuruldu.
Arakan İslam Devleti 1430 yılından 1784 yılına kadar bölgeyi barış ve huzur içinde kontrol etti.

BUDİSTLERLE GELEN ZULÜM

Ancak, 1784'de devleti yıkan Budist Burma Sultanlığı Müslüman Arakanlılara diğer adıyla Rohingyalılara dinlerini değiştirmeleri konusunda baskı yapmaya başladı. Ancak din değiştirme baskılarına karşın Arakanlılar "Yolumuzdan dönmeyiz" deyince Burmalılar günümüzde olduğu gibi o yıllarda da on binlerce Arakanlı'yı kılıçtan geçirerek katletti. Her fırsatta insanlığın yaşaması yönündeki öğretileriyle meşhur Budistler Arakanlılar'a karşı zulüm içerisinde davranıyordu.
Anlaşılacağı gibi günümüzde acıları ayyuka çıkan Arakanlı Müslümanlar'ın çektikleri çile sadece bugün değildi.
Arakanlı Müslümanlar sadece İslamiyet'i tercih ettikleri için yüzyıllardır asimilasyon ve katliamlara maruz kaldılar.
Tüm bunların dışında dikkat çeken bir detay var. Günümüzde Arakanlılar'a işkence ve zulüm yapan Budistlerin soyu nereye dayanıyor. Aslında bu sorunun cevabı tarih kitaplarında saklı.

DEDELERİ DE KATLİAMCIYDI

Bugün Burmalı Budistler her ne kadar kabul etmeseler de tarihi kaynaklar 17. yüzyılda Arakanlı Müslümanlar'a soykırım ve asimilasyon politikası uygulayan Maghalar'la aynı soydan geldiklerini gösteriyor. İşin özü Burmalı Budistler'in bu katliamcı özelliği dedelerinden onlara bulaşmıştı.
Arakanlı Budistler'in katliamları, adaletsizlikleri o kadar meşhur olmuştu ki o dönemde bölge düzensiz, adaletsiz ülke anlamına gelen "magher mulluk" ismiyle anılmaya başlanmıştı.


BU ZULÜM DURSUN

Güneydoğu Asya'daki Mynmar'a bağlı Arakan Eyaleti'nde Budistler ve devlet güçleri tarafından Müslümanlara yapılan soykırım son yıllarda giderek yoğunlaştı. Arakan'da 1784'ten bugüne kadar 150 binden fazla Müslümanın katledildiği belirtilirken Türkiye, sorunun çözümü için girişimlerini hızlandırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İslam Birliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak İslam ülkeleri ve BM Genel Sekreteri Guterresi ile görüşme yaptı. Erdoğan, "Arakan'da yaşananlar tüm insanlığın gözleri önünde oluyor ama ne yazık ki insanlık bunlara duyarsız" dedi. Dün sabah açıklamalarda bulunan Erdoğan, "Arakan olayı özellikle farklı bir felaket içeriyor. Şu anda 20 bine varan insanın Bangladeş'e geçiyor olması ve yüzlerce Müslümanın öldürülmesi tüm insanlığın gözleri önünde oluyor. Bu Kurban Bayramı'na ne yazık ki, İslam dünyası çok mahzun giriyor. Bir tarafta Suriye ve Irak'taki çatışmalar, diğer taraftan Arakan'daki çatışmalar, ülkemizde malum terörle vermekte olduğumuz mücadele. Bunların hepsi ister istemez bayramı bayram gibi karşılamamızı engelleyen gelişmeler olmuştur" dedi. Erdoğan, AK Parti bayramlaşma töreninde de Arakan sorununa değindi. "Arakan gibi mesafe olarak bize uzak gözükse de aslında benzer bir senaryonun tatbik edilmeye çalışıldığı coğrafyalarda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diyen Erdoğan, "Bir duyarlılık bekliyorum. İnşallah ayın 19'undan itibaren BM genel kurulu toplanıyor. İnşallah orada bunları çok daha farklı dile getireceğiz" dedi.

'Kanlı oyun bozulacak'

Erdoğan, "Kimse konuşmasa da biz konuşacağız. 'Arakan'ın bizimle ne ilgisi var' gibi ifadeler duyuyorum. Bunları söyleyenler bizim Myanmar'da şehitliğimiz olduğunun dahi farkında değiller. Arakan bölgesi asırlarca Müslüman devlet adamları tarafından yönetilmiştir. Bölgede hüküm süren Türk devletleri de Arakan'la irtibat halinde olmuşlardır" dedi.
"Terör damgasının" Müslümanlara yönelik tüm zulümleri meşrulaştıran bir istismar haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Arakan'da yapılmaya çalışılan da aynısıdır. İnşallah bu kanlı oyun Arakan'da bozulacaktır. Biz Arakanlı Müslümanlara hem insanlık borcumuzu ödeyecek hem de tarihten gelen vefamızı göstereceğiz. Tüm bu yaşananlar bize şunu gösteriyor: Türkiye olarak güçlü olmak zorundayız" diye konuştu.

Yıldırım: BM aktif olmalı

Başbakan Binali Yıldırım ise, Arakanlı Müslümanların dini tercihlerinden dolayı katledildiğini söyleyerek, "Bu konuda BM'nin daha aktif olması lazım. Sadece bir araya gelip 'Ah vah, ne kadar kötü, yapmayın etmeyin, kınamak' gibi yasak savma kabilinde tedbirleri değil, bizatihi bu şiddete, bu katliama sebep olan Myanmar yönetimine daha etkin tedbirler ve müeyyideler getirmesi lazım. Aksi halde BM'nin güvenilirliği sorgulanır hale geldi. Daha da güven noktasında bu kurum insanlığın gözünde gittikçe alt sıralara düşecektir" dedi.
Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bölgede bulunan Endonezya, Malezya ile konuştuklarını Bangladeş'e 'Kapılarınızı açın, ne kadar masrafınız varsa biz karşılayacağız' dedikleri bilgisini paylaştı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.