• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Aile şirketlerinde gelin ve damatlar riski artırıyor

Aile şirketlerinde gelin ve damatlar riski artırıyor

20.11.2017, 19:19 Güncelleme Tarihi: 20.11.2017, 21:44

Şirketler Hukuku Uzmanı Avukat Binici, gelin ve damatların aile şirketlerinde görev almaması gerektiğini belirterek, “Çoğu şirketin anayasasında ‘gelinler ve damatlar şirkette üst düzey yönetimde çalışmayacak’ diye yazılı. En doğrusu gelin ve damatların kendi işlerini yapmaları” diye konuştu

KADİR KEMALOĞLU

Gelin ve damatların aile şirketlerinde görev almaması gerektiğini belirten Lider Company Marka ve Yatırım Danışmanlığı A.Ş.'nin kurucu ortağı; Şirketler Hukuku Uzmanı Avukat Zafer Binici, "Gelin ve damatlar aile şirketi için risk taşıyor. Çoğu şirketin anayasasında da 'gelinler ve damatlar şirkette üst düzey yönetimde çalışmayacak' diye yazılı. En doğrusu gelin ve damatların kendi işlerini yapmalarıdır" dedi.

Aile kavramının duygu, ilişki ve buna bağlı olarak kaos içerdiğini kaydeden Binici şöyle konuştu:

"Bu kaos süreçleri mutlaka parçalanma veya bölünmeyle sonuçlanacak diye bir şey yok. Ama genelde gelin ve damatlar riski artırıyor. Şirket anayasasına konulan bazı maddeler ile şirketinizi güvence altına alırsınız. Öyle aileler var ki, yaşanan bir boşanma şirketin sonunu getirebiliyor. Gönül kırıklığı nedeniyle gelin veya damat şirkete çok büyük zarar verebiliyor. Ancak işini çok iyi bilen, alanında uzmanlaşmış gelin veya damadınız varsa tabi ki ona da şirketinizde görev verebilirsiniz. Fakat en doğrusu gelin ve damatların kendi işlerini yapmalarıdır."

TORUN BATIRIR

Aile şirketlerinin başına geçen yeni nesil yöneticilerin lüks merakı ve yaşamı ile gönül ilişkileriyle gündeme geldiği diziler merakla izlenirken, gerçek hayatta da benzer durumların yaşandığı belirtildi. Avukat Binici "Eğer yeni nesli iyi eğitmez ve sağlam bir karakter kazandıramazsak o şirketler de tıpkı dizilerdeki gibi yönetilir. Dizilerdeki genç patronların gerçek hayattaki sayısı da az değil" diye konuştu. Binici şunları söyledi:

"Bu yaşama özenen özellikle büyüme aşamasındaki firmaların sahipleri veya veliahtları sermayelerinin çoğunu lüks yaşam için harcayınca sıkıntı yaşıyor ya da batıyorlar.
Türkiye'de 4'üncü kuşağa devredilen şirket sayısı yüzde 5 civarında. Dede işi kurar, baba keyfini çıkarır, torun batırır diye bir söz var. Çünkü üçüncü kuşak zorlukları yaşamadığından şirketin değerini de bilmiyor."

ANNELER KIYAMIYOR

Anne ve babaların, çocuklarına kıyamadıkları için mezun olur olmaz hemen aile şirketlerine üst düzey yönetici yaptıklarını vurgulayan Av. Zafer Binici, bu uygulamanın son derece yanlış olduğunu söyledi.
Diğer ülkelerde eğitimini tamamlayan çocukların belli bir süre başka firmalarda çalışıp ardından aile şirketine geçtiğini söyleyen Binici, "Maalesef bizde özellikle de anneler, çocuklarına kıyamadıklarından okullarını bitirir bitirmez müdür yapıyor.
Babalar ise kendi yaşadığı zorlukları çocukları da yaşamasın istiyor. Siz tıpkı çeliğe şekil verir gibi kimi zaman ateşle döver, kimi zaman da suyla sertleştirirseniz tıpkı o çelik gibi çocuğunuz da çok sağlam bir karaktere sahip olur. Bunu yapmayan ailelerin çocukları ise ne yazık ki dizilerdeki gibi hareket eder ve şirketlerini yönetir. Bunun sayısı da ülkemizde azımsanacak oranda değil" dedi.

DİZİ TEHLİKESİ

En ağır yükü her zaman dedelerin çektiğini belirten Binici, "Bir söz vardır; dede işi kurar, oğlu keyfini çıkarır, torun batırır diye. Çünkü torun dedesinin şirketi kurarken yaşadığı sıkıntıları bilmediğinden şirketin de değerini anlamaz. Aralarında iyi gençler de var. Onlar şirketleri daha iyi noktalara götürüyor ama bugün için ülkemizde 4'üncü kuşağa geçen aile şirketlerinin oranı ne yazık ki yüzde 5 civarında. Eğer ailede sağlam, köklü bir yapı varsa zaten torunun şirketi batırması da kolay olmuyor. Ancak son dönemde dizilerde dev şirket patronları, onların toz pembe yaşamları, aşk hikayeleri ve lüks yaşamları konu ediliyor. Bunu gören genç patronlar ya da patronların oğulları aynı yaşama özeniyorlar. Bunun frenlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

ÖNCE 'BAŞKA KAPIYA GİT' DENİYOR

Aile işletmelerinin şirket anayasalarında yeni nesil yöneticilerin kendi işletmelerine gelmeden önce başka bir yerde tecrübe kazanması ilkesinin zorunlu hale geldiğini belirten Binici "Kurumsal bir şirkette 'pişen' genç yöneticiler kendi firmalarında oldukça başarılı oluyor. Zira, yabancı bir şirkette onu koruyacak kimse yok. O nedenle çok dikkatli hareket etmek zorunda kalıyorlar" dedi.

Aile şirketlerinde gelin ve damatlar riski artırıyor haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN