Bu yüze iyi bakın! Katil belki de aramızda!

Giriş Tarihi:21.11.2017, 19:03 Güncelleme Tarihi:21.11.2017, 23:46
Aydın’da 4 yıl önce kayınpederini öldüren, karısını ve kayınbiraderini yaralayıp dağlarda saklanmaya başlayan Hüseyin Türkmen hala yakalanamadı

HABER ÖTESİ - HACER ÖNOĞLU ÜLGER

Yıl 2008... Hüseyin Türkmen (41) o gece, evin salon penceresinin önünde oturmuş sigara üstüne sigara yakıyordu.
Akrabasının kızı Ümmühan'la evleneli birkaç yıl olmuştu ve ablasına düğünden beri sakladıkları takılardan, borç olarak biraz altın vermişti.
Eniştesinden alacağı vardı ama eniştesi onu sürekli oyalıyordu. Bu yaptığını onun yanına bırakmaya hiç niyeti yoktu. Karısı Ümmühan ona sakin olmasını söylese de Hüseyin çok inatçıydı.
Babası onun bu huyundan nefret ederdi. 'Neden bu çocuk böyle oldu' diye sorup dururdu karısına.

ACI ÇIĞLIKLAR

Çok sinirliydi ve ablasının evine gitmeye hazırlanıyordu. Kapının önünde ayakkabılarını giyerken karısı Ümmühan (40) tuttu kollarından. Ablasının 8 aylık hamile olduğunu hatırlatarak, 'Gitme bu saatte. Ya ablan üzülür ve bebeğe bir şey olursa. Yarın gündüz gözüyle konuşursunuz' dedi. Hiç cevap vermeden kolunu geri çekti Hüseyin ve ablasıyla eniştesinin yaşadığı eve doğru yürümeye başladı.
Hüseyin gideli daha 15 dakika olmuştu ki çığlıklar yükseldi evden.
Ümmühan ve çığlıkları duyan herkes koştu o eve. Hüseyin'in ablası yerde kanlar içinde acıyla bağırıyordu.
Çünkü eniştesiyle kavga eden Hüseyin, araya giren ablasının karnına defalarca tekme atmış ve anne karnındaki 8 aylık yeğeninin ölümüne neden olmuştu.

EN BÜYÜK DÜŞMANI

Bu Hüseyin'in ilk cinayetiydi... 5 yıl ceza almış ama 2 yıl sonra şartlı tahliye olmuştu. Tahliyesinin ardından hiçbirşey olmamış gibi köyüne geri dönmüştü.
Ümmühan için de kabus dolu yıllar başlamıştı artık.
Kocası artık onun en büyük düşmanıydı.
Olmayacak işkenceler ediyordu ona. Bir gün bacaklarına tornavida saplıyor, bir gün kilometrelerce yalın ayak yürütüyor, başka bir gün de üzerine kaynar su döküyordu. Hepsi için de kendince çok geçerli bir sebebi vardı Hüseyin'in. Mesela üzerine kaynar suyu boca etmesinin tek nedeni karısının kendisine getirdiği bardağın temiz olmayışıydı.
Ümmühan, bu işkencelere çok bile dayandığını düşündü. Böyle giderse bu evden ölüsü çıkacaktı. Yanına oğlunu da alıp baba evine dönmeye karar verdiğinde tarih 2013 yılının Eylül ayını gösteriyordu.
Günlerce karısına tehditler savurup geri dönmesini istedi. Ama Ümmühan kararlıydı. Bu adamın elinde ölmeye hiç niyeti yoktu.
6 Eylül günü kapısına gelen postacıdan aldığı boşanma belgesini görünce çılgına döndü Hüseyin.
Yanına tüfeğini de alarak kayınpederinin evine gitti. Evde kimse yoktu. Komşulardan ailenin merkeze gittiğini öğrenip pusuya yattı. Saatlerce ormanlık alanda onları taşıyan arabanın gelmesini bekledi.
Sonunda beklediği an geldi. Otomobilin ışıkları uzaktan belirdiğinde Hüseyin çoktan devirdiği ağaçla yolu geçişe kapatmıştı.

YOLUN ORTASINDA 3 KİŞİ

Önlerindeki ağacı fark edip otomobili durduran kayınpeder İbrahim Türkmen, araçtan indiğinde karşısında Hüseyin'i buldu. Hüseyin elindeki tüfeği üzerlerine doğrultup, 'Karımı alıp götüreceğim. Onu başkasına yar etmem' diye bağırdı. Bu sözlerin üzerine önce Ümmühan sonra ağabeyi Durmuş indi arabadan. Ümmühan'ın, 'Bu saatten sonra ölsem de dönmem' cümlesiyle çılgına dönen Hüseyin, karşısında duran 3 kişiye ateş etmeye başladı.
Ümmühan, ağabeyi Durmuş (51) ve babası İbrahim, kan gölüne dönmüş toprak yolun ortasında yatıyorlardı.
'Sizden kurtuldum. Sırada iki kişi daha var' diyerek kaçtı Hüseyin. Olay sırasında çiftin oğulları ve yeğenleri otomobilden hiç inmedikleri için bu dehşetten kurtulmuşlardı. Çocukların haber vermesiyle hastaneye kaldırılan ailenin tüm fertleri ağır yaralıydı.
Durmuş'un iki bacağına saçmalar isabet etmişti. Ümmühan'ın sol bacağını, babası İbrahim'in ise sağ bacağını kesmek zorunda kalmıştı doktorlar.
Vurulduğunda 71 yaşında olan İbrahim Türkmen yaşadığı acıya sadece 2 hafta dayanabildi. Babasının öldüğünden habersiz 1 ay daha hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören Ümmühan acı haberi alınca yıkıldı.

SÖZÜNÜ TUTMADI

Bu Hüseyin'in ikinci cinayeti olmuştu...
Jandarma ekipleri her yerde Hüseyin'i arıyordu. İzmir, Manisa ve Aydın arasındaki 1600 rakımlı dağlara kaçtığı belirlenen Hüseyin'den aylar geçmesine rağmen bir iz bulunamadı. Hüseyin bu süre içinde bir yolunu bulup ailesini aramayı başarmış, hatta peşine düşen jandarma ekibinin başında bulunan astsubay Emrah Ünalan'a, 'Oğlumun okumasını istiyorum. Onu bir yetiştirme yurduna yerleştirirsen teslim olacağım' diye söz vermişti. Astsubay Ünalan da bu isteği yerine getirerek çocuğu yurda yerleştirmişti. Ama Hüseyin verdiği sözü tutmamış ve kaçtığı dağlarda saklanmaya devam etmişti.
Hüseyin'in telefon edemediği zamanlarda köyde belli noktalara not kağıtları bırakarak, yakınlarına isteklerini belirttiği hatta bu notlar aracılığıyla tehditlerine devam ettiği belirlenmişti.
Yeğenini ve kayınpederini katleden Hüseyin'e birileri yardım ediyordu.
Yoksa bir insanın bunca zaman dağlarda yardım almadan barınması mümkün müydü?

JANDARMAYLA ÇATIŞTI

Nihayet 2 yıl sonra yani 28 Ocak 2015'te bir iz bulmuştu jandarma.
Hüseyin'in dağlık bölgede bir barakada gizlendiği tespit edildi. Ancak Hüseyin kendisini yakalamaya gelen jandarma ekipleriyle çatışıp bir askeri şehit etti, birini de yaraladı. Acımadan şehit ettiği asker, oğlunu yurda yerleştiren astsubay Emrah Ünalan'dan başkası değildi. Ve bu da Hüseyin'in üçüncü cinayetiydi...

KÖYDE KORKU HAKİM

Hüseyin, korktukça saklanmaya ve saklandıkça suç işlemeye devam ediyor.
Aydın'ın Yukarı Kayacık köyü sakinleri tam 4 yıldır diken üstünde bir hayat sürüyor. Arayıp tehdit ettiği akrabaları ve ölümden son anda kurtulan Ümmühan, 'Ölüm makinesi'nin serbestçe dolaşmasının korkusunu taşıyor. Bu kadar zamandır yakalanamayan Hüseyin'in dağlarda öldüğüne inananlar da var, hala yaşadığına inananlar da. Çünkü komando timlerinin bile katıldığı aramalarda insana ait tek bir kemik parçasına bile rastlanmadı.
Kimbilir, belki de 3 kişinin katili Hüseyin Türkmen, 4 yıldır yaşadığına inanılan dağları terk etmiş ve çoktan aramıza karışmıştır!

KAHVEHANELERE AFİŞLER ASILDI

Aydın muhabirimiz Kazım Yörükce'nin verdiği bilgilere göre, Türkmen'in hala yaşadığına ve bazı kişilerden yardım alarak saklandığına inanan Jandarma, geçtiğimiz gün katilin fotoğrafının bulunduğu 'aranıyor' afişlerini köy kahvelerine astı. Türkmen'in görülmesi halinde ihbar edilmesi için vatandaşlardan yardım isteyen ekipler, Türkmen'in sürekli kılık değiştirdiği için tanınmama ihtimaline karşı köylülerden tanımadıkları kişiler konusunda da ihbarda bulunmalarını istiyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.