• BIST
    %0.89
    78.384,78
    EURO
    -%0.86
    4,4760
    USD
    %0.66
    3,8608
    GBP
    %0.66
    3,8608
    CHF
    %0.66
    3,8608
    JPY
    %0.66
    3,8608
  • 25°C

Peygamberler şehri

Peygamberler şehri Kudüs

09.12.2017, 20:06 Güncelleme Tarihi: 09.12.2017, 22:49

Kuran’da adı geçen birçok peygamberin yaşadığı ve Allah’ın (c.c.) İsra Suresi 1. ayetinde çevresini mübarek kıldığı şehir Küdüs... Ve o mübarek şehirden, tüm dünyayı kavuracak bir savaşın ateşi yakılmaya çalışılıyor...


BAŞLARKEN
ABD Başkanı Trump'ın, Beyaz Saray'da yaptığı skandal açıklamada Kudüs'ü resmen İsrail'in başkenti olarak tanıdığını söylemesi İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Peygamberler şehri Kudüs için ayağa kalkan Müslümanlar, dünyanın dört bir yanında Cuma namazı çıkışında ABD'nin bu küstahça tutumunu protesto etti. Peki neden Kudüs? Kudüs bu hale nasıl geldi? Kudüs, Müslümanlar için neden önemli? Siyonistlerin Kudüs'e gözünü dikmesinin sebebi ne? Neden yıllardır bu kanayan yara durmuyor? Allah'ın, "çevresini mübarek kıldığını" buyurduğu Mescid-i Aksa'nın bulunduğu Kudüs'te hangi Peygamberler yaşadı? Kudüs, tarihte hangi medeniyetlere beşiklik etti?
Geçmişten günümüze Kudüs gerçeğini ve tüm bu soruların cevaplarını en ince detaylarıyla yazı dizisinde ele alacağız.

KUDÜS GERÇEĞİ - TOLGA TEKİN

Neden Küdüs? Çünkü Kudüs, Mekke-i Mükerreme'ye uzaklığından dolayı, "En uzaktaki mescit" anlamına gelen Müslümanların ilk kıblesi, ikinci mescidi ve üçüncü haremimiz olan Mescid-i Aksa'yı bağrında barındırıyor. Çünkü Kudüs, Mekke'deki Mescid- i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya yürütülen ve burada tüm peygamberlere namaz kıldırdıktan sonra Miraç mucizesiyle Sidre-i Münteha'ya yükseltilen Hz. Muhammed Mustafa'nın (s.a.v.) "ziyaret edilmeye değer" gördüğü ve teşvik ettiği üç şehirden biri. Çünkü Kudüs, Allah'ın, "İbrahim, ne bir Yahudi ne de bir Hristiyandı.
Ama doğruya yönelen (hanîf) bir Müslümandı ve müşriklerden de değildi." (Al-i İmrân, 67) buyurduğu Hz. İbrahim'in (a.s.) Mısır'dan gelerek yerleşmesiyle oluşan peygamberler şehri. Çünkü Kudüs, Hz. İbrahim'in (a.s.) soyundan gelen ve kitap gönderilen dört büyük peygamberden biri olan Hz. Davud'un Kenan kavimlerinden ele geçirerek krallık kurduğu şehir.

NAMUS VE KUTSALIMIZ

Çünkü Kudüs, Hz. Davud'dan (a.s.) sonra şehre hükümdar olan oğlu Hz. Süleyman'ın (a.s.) Mescid- i Aksa'yı cinlerle birlikte inşa ettiği şehir. Çünkü Kudüs, Hz. Zekeriyya (a.s.) ve oğlu Hz. Yahya'nın (a.s.) peygamber gönderildiği şehir. Çünkü Kudüs, Hz.
Meryem'in oğlu Hz. İsa'nın (a.s.) dünyaya geldiği ve buradan çarmıha gerildiği bilgisinin aksine Allah'ın kendi katına yükselttiği şehir. Çünkü Kudüs, Müslümanların iman ettiği Kuran'da adı geçen birçok peygamberin yaşadığı ve Allah'ın (c.c.) İsra Suresi 1. ayetinde çevresini mübarek kıldığı şehir. Çünkü Kudüs, Hz. Ömer (r.a.) ve Selahattin-i Eyyubi'den sonra da 400 yıl Osmanlı'nın himayesinde kalan bir İslam şehri. İşte bu nedenlerle Kudüs, biz Müslümanlar için çok önemli, namusumuz ve kutsalımızdır.
Ancak Yahudiler, tahrif ederek değiştirdikleri Tevrat'ta bu toprakların kendilerine vaadedildiği yalanını asırlarca savunup durdu. Hatta kendilerine gönderilen nebilere karşı gelip kutsal kitapları tahrif ederken, Allah katında tek din olan İslam'ı kabul etmeyen ve Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (s.a.v.) biat etmeyenler bugün her bir zerresinde İslam'ın izi bulunan Kudüs ve Mescid-i Aksa'yı yok etme peşine düştü. Ama başaramayacaklar.
Çünkü "Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız en üstün siz olacaksınız" (Al-i İmran-139) ilahi müjdesi gereği zafer inananlarındır.

ÇÖLDEN İBARETTİ

Kudüs, Doğu ve Batı olarak iki kısımdan oluşur. Şehrin asıl kısmı olan Doğu Kudüs eski Kudüs'tür. Eski Kudüs'ün kurulduğu yer dağlık bir bölgeden oluşur. Mescidi Aksa ve Kubbet-üs Sahra Moriya Dağı'nda kurulmuştur.
Dağın yüksekliği 770 metredir. Bölgede Akar Dağı ve Kıyamet Kilisesi bulunur.
Nabarita Dağı ise Sahira Kapısı'na yakın bir bölgededir.
Batıda Sihyon Dağı (Hz. Davud Dağı) vardır. Coğrafi olarak Kudüs, stratejik bir konuma sahiptir. Bunun nedeni Kudüs şehrinin bölgeden yüksek olan bir tümseğin üzerinde bulunması ve dağların tepesinde kurulmasındandır.
Kudüs, ilk olarak Ofil Tepesi'nin Silvan Köyü'ne bakan kısmında kuruldu, tepede bir su pınarı vardı ve insanlar su ihtiyaçlarını oradan karşılardı. Daha sonra bu tepeden Bizita Dağı'na ve Moriya tümseğine yerleştiler.
Kudüs şehri kurulduğunda çölden ibaretti, ne vadi ne de dağlara rastlanıyordu.
Milattan 3000 yıl önce, şehre ilk hicreti Arap Kenaniler yaptı.
Kudüs göçler sonucunda genişleyerek Akdeniz'e kadar uzandı. Bölgeye kendi adını veren Kenâniler burada büyük bir şehir kurdu. Kenâniler Mısırlıların ve Sina çölündeki kaybolan İbrani kabilelerin saldırıları başta olmak üzere bu bölgeye olan saldırıları engelleyerek bölgeye sahip çıktılar.

FETİH ÖNCESİ KUDÜS

Kudüs M.Ö.16. yüzyılda Mısırlı firavunlar tarafından ele geçirildi. Bedevi kabileleri, Mısırlılara, saldırıda bulundu ve Mısır kralı Abdihiba onlara karşı çıkamadı ve şehir bedevilerin hakimiyetinde kaldı. (M.Ö 1301-1317) Büyük İskender Filistin'i ele geçirdiğinde Kudüs şehrine sahip oldu. Büyük İskender öldükten sonra yerine gelen halifeleri hakimiyeti devam ettirdi.
Aynı yıllarda Batilamas Filistin'i ele geçirdi ve Mısır topraklarındaki hakimiyetine kattı. (M.Ö 323). M.Ö. 198 tarihinde Kudüs, Suriye'deki Sikolos Nikatur önderliğindeki Sulukilere tabi oldu. Şehir halkı Yunan medeniyetinden etkilendi. M.Ö.63 yılında Roma İmparatorluğu kumandanı Bumuci, Kudüs'ü ele geçirerek Kudüs'ü Roma İmparatorluğu sınırlarına kattı. Kudüs sonra Doğu Roma (Bizans) ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere 2 kısma ayrıldı. Filistin doğu tarafında (Bizans'ta) kaldı. Şehir iktisadi ve ticari olarak 200 yıl boyunca refah içinde kaldı. Bu istikrar Kudüs şehrinde fazla devam etmedi. 2. Farisi kral Suriye'yi işgal etti ve bu işgal Kudüs'e kadar uzadı. Kiliseleri, mabetleri ve mukaddes yerleri yerle bir ettiler.
Bölgede kalan Yahudiler, Hristiyanlardan intikam almak için Farisilere katıldılar ve böylece Bizanslılar şehri kaybetmiş oldular. Bu durum uzun sürmedi ve Bizans İmparatoru Filistin'i Miladi 628 yılında işgal edip Farisileri şehirden kovdu. Ve Bizans şehre tekrar hakim oldu.

KUDÜS ÖZÜR DİLEMEZ

Yeni Asır Genel Yayın Yönetmeni Ercan Demir geçtiğimiz aylarda Kudüs'ü ziyaret etmişti.
İşte o ziyaretten bazı satır başları:
Kudüs sınırlarına girdiğinizde beyninize yüklenecek ilk işaret, burasının bir Osmanlı şehri olduğu duygusudur. Hanlar, çarşılar, çeşmeler, mescitler sımsıcak bir İstanbul esintisi taşır. 1532- 1539 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan surlar tüm heybeti ile selam durur size. Kudüs öyle bir şehir ki hiç özür dilemez diğer dünya şehirlerinden. Dünya liderliğini hiç bırakmaz. Londra, New York, Tokyo, Paris, Berlin, Kudüs'ün umrunda değil gibi geliyor bana.
Kudüs sadece kendini yaşıyor ve yaşatıyor. Haksız mı ki? Dünyadaki bütün dini gelişmelerin merkezi, peygamberlerin doğduğu, yaşadığı, tüm yönlendirici tarihi olayların yaşandığı topraklar burası.
Maneviyatın kaynağı, yol açanı, yönlendireni. Son 100 yılda ise didişmenin, zulmün merkezi...

1 KAT SEVAP

Birçok insan, Mescid-i Aksa denildiğinde sadece bir yapıdan bahsedildiğini sanır. Oysa Kur'anı Kerim'in bize bildirdiği Mescid- i Aksa (Uzak Mescid) bir bina değil, Allah'ın kıymet verdiği bir toprak parçasıdır.
Böyle bir alanda inşa edilmiş yapılar da kıymet arz edecektir.
Peygamber efendimiz (S.A.V) Mescidi Haram'da yapılan her ibadetin sevabını 100 bin, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa'da yapılan ibadetin sevabının ise bin ile çarpılmakta olduğunu bildirir.

CUMA GÜNÜNDE 3 BİN ASKER

Eskiden şehir olan alan, 4018 metre uzunluğunda surlarla çevrili.
Tabii surlar Osmanlı damgası taşıyor. Bugün bu surlar üzerinde eski şehre açılan dokuz kapı var:
Halil, Davud, Nebi, Mağribliler, Rahmet, Aslanlı, Çiçek, Yeni ve Şam Kapısı. Tabii Beytü'l- Makdis'e (Harem-i Şerif'e) girmek için de 9 kapı var. Bugün 500'ün üzerinde İsrail askeri, bu kapılarda giriş-çıkışları kontrol ediyor.
Bu sayı Cuma günleri 3000'i geçiyor.
Yani her bir metreye bir İsrail askeri...

İSRAİL ALTINI OYUYOR

İsrail devleti, Mescid- i Aksa'yı yıkıp yerine Sülayman Mabedi'ni yapmak için altta ciddi bir hafriyat çalışması yapıyor.
Bu çalışmanın şadırvanın altına kadar geldiği belirtiliyor. "Biz yıkmadık, kendiliğinden çöktü" algısı için zemin hazırlanıyor. Güya Süleyman Mabedi'nden izler aranıyor.
İşin özü, Kudüs'ün bugününü tahrif etmek. Bu kutsal beldede yaşayan Müslüman, Hristiyan ve Yahudiler hem ortak hem de her gün birbirine daha da bilinen düşmanlar olarak yaşamaya devam ediyorlar.

Peygamberler şehri Kudüs haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN