Bu web sitesinde çerezler kullanılmaktadır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

"Tamam" ı tıklayarak, çerezlerin yerleştirilmesine izin vermektesiniz.

Çağrı işkencesi!

Çağrı merkezlerindeki binlerce çalışanın sürekli gülmek, iyi bir tonda konuşmak, tuvalete gitmek için bile izin almak ve o telefonu hiç boş bırakmamak zorunluluğunun olduğunu söyleyen uzmanlar bunun zamanla insan bünyesinde ciddi tahribatlar yarattığını belirtti. Uzmanlar, çağrı merkezlerinin büyüteç altına alınması gerektiğini dile getirdi.
HER ANLARI TAKİPTE
Birçok kişinin bu mesleğe uygun olmadığını ancak çaresizlik içinde kabul ettiklerini de söyleyen uzmanlar, ileri aşamada kendi kendine konuşma, uykuda sayıklama, ses kısıklığı gibi şikayetlerin çok üst düzeye çıktığını ve çalışanların birer psikolojik vaka haline geldiğini belirtti.
Çağrı merkezinde, sisteme saat kaçta girildiği, kaçta çıkıldığı, görüşmelerin ne kadar sürede tamamlandığı, mola süresinin ne kadar kullanıldığı, yöneticiler tarafından sürekli izleniyor.
Çalışanlar, en çok strese sokan konunun ise, herhangi bir sebeple bilgisayar başından kalkmak istediklerinde mola butonuna tıklamak zorunda kalmaları olduğunu söyledi. Kendini molaya alan her temsilci için sarı renkte bir sayaç dakikaları sayıyor.
Temsilcinin mola süresini aşması durumunda sayaç kırmızıya dönüyor ve yöneticiden uyarı maili geliyor.
ÇALIŞANLARDA TRAVMA YARATIYOR
Uzman Psikolog Şenel Karaman, "Bizde iki tür travma vardır. Büyük T ve küçük t...
Büyük T hepimizin etkilenebileceği önemli travmatik olaylardır. Küçük t travmaları ise kişiden kişiye etkilenmenin farklı olduğu travmalardır. Bir müşterinin küfretmesi, telefonu yüzüne kapatması ya da hakareti bir çalışan için önemsiz, sıradan olurken bir başka çağrı merkezi çalışanı için büyük T travması etkisini gösterebilir" dedi.

TUĞÇE VURAL