CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Anayasa değişikliği konusundaki tespitinin çok önemli olduğunu belirtti. ''AKP'nin artık herhangi bir konuyu referanduma sürebilir bir noktada olmaktan çıktığını'' iddia eden Baykal, ''Parlamentoda 330'u bulmaları imkansız değildir ama referanduma gittiklerinde yüzde 50'i bulmaları imkansızdır'' dedi. Baykal, partisinin grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Gül'ün Hindistan'a giderken Anayasa değişikliğinin artık kenara itilmesi gerektiğini söylediğini belirti. Bunu çok önemli bir tespit olarak gördüğünü ifade eden Baykal, şöyle devam etti: ''Anayasa değişikliği konusundaki bu tereddütün altında sadece parlamentoda 330'ün üzerinde bir oy toplama konusunda AKP grubunun güçlükle karşılaşacağı, o nedenle bir tereddüt içine girdiği Başbakan tarafından ifade ediliyor. Bana göre, bu geçerli değildir, olay bu değildir. Parlamentoda 330'u bulmaları imkansız değildir ama referanduma gittiklerinde yüzde 50'yi bulmaları imkansızdır. Bu gerçeği kavramaya başlamışlardır. Ve bu olasılığı göze alamamışlardır. Bunun böyle olacağını ben haftalar önce söylemiştim. Şimdi gelişmeler sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle de netlik kazanmıştır. AKP artık herhangi bir konuyu referanduma sürebilir bir noktada olmaktan çıkmıştır.
AKP kadrolarının Anayasa değişikliği konusundaki iddialarının, milletin ihtiyaçlarından çok, kendi sıkıntılarını çözmeye yönelik, kendi dünya görüşlerini Türkiye'ye dayatmaya yönelik bir arayış ile ilgili olduğunu ifade ediyoruz. Hukukun arkasından dolanabilmek için bir Anayasa değişikliği istediklerini biliyoruz. O nedenle Anayasa değişikliği konusunda onlarla bir işbirliğine girmemiz olağanüstü güçtür.'' Baykal, dokunulmazlık sorununa inandırıcı ve dürüst bir yaklaşım ortaya konmadan Türkiye'de demokratikleşme konusunda hiçbir ciddi adımın inandırıcı olmasının mümkün olmadığını kaydetti.
UZLAŞMAYLA SEÇİLSEYDİ...
Cumhurbaşkanı Gül'ün ''tarihi bir fırsattı'' diyerek üzüntüsünü dile getirdiğini anlatan Baykal, şöyle devam etti: ''Sayın Cumhurbaşkanı tarihi fırsatlar yakalama konusunda hepimizden daha yetenekli görünüyor. Sık sık Türkiye'nin önündeki tarihi fırsatları bize müjdeliyor. Ama ne yazık ki o tarihi fırsatların altından milleti mutlu edecek herhangi bir şey çıkmış değildir. Kürt açılımı için de tarihi açılım diyordu, açılımın Türkiye'yi nereye getirdiğini gördük. Ermeni açılımı için de yine tarihi fırsattır diyordu. Onun Türkiye'yi nereye getirdiğini gördük. Anayasa değişikliği konusunda da tarihi bir fırsatı kaçırdık diyor. Üzülmesin Sayın Cumhurbaşkanı. O tarihi fırsatı inşallah günü geldiği zaman milletimiz yakalayacaktır ve CHP olarak biz de gerekeni yapacağız.
Sayın Cumhurbaşkanı, Anayasa yapma konusunda uzlaşmanın altını çiziyor. Haklıdır, doğrudur. Ama Türkiye'de uzlaşma konusundaki ilk büyük temel yanlış cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili konuda olmuştur. Siz kendi seçiminiz söz konusu olduğu zaman seçecek parlamento çoğunluğu elimizde var ya da Anayasayı değiştirecek parlamento çoğunluğu elimizde var, biz yaparız, bu uzlaşma olsa da olmasa da biz inandığımız gibi yürürüz diye yola çıkarsanız, bu memleketin en çok uzlaşmayı araması gereken noktada, Cumhurbaşkanlığı konusunda bir uzlaşma ihtiyacını yok sayarsanız ve kendi iradenizi oraya dayatırsanız, sonra uzlaşma olmadığı için Anayasa yapamıyoruz dersiniz, sonra Türkiye'de toplum birbirine düşmeye başladığı zaman burayı kim, nasıl toplayacak, siyasi tarafları bir araya getirip kim etkili olacak diye aramaya başlarsınız. Millete bir ombudsman lazım, ombudsman olsa da Türkiye'deki ihtilafları yukarı düzeyde bir araya getirse der. O ombudsman Cumhurbaşkanının ta kendisidir. Eğer uzlaşmayla seçilseydi işte o ombudsman olurdu. Şu Türkiye tablosunda Türkiye'yi kucaklayacak bir anlayış ortaya çıkardı.''