• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Efelerin kartal yuvası LÜBBEY KÖYÜ

Efelerin kartal yuvası LÜBBEY KÖYÜ

08.11.2014, 17:42

Lübbey Köyü terk edilmişliğinin verdiği duyguyla adeta "zamanın donduğu" bir noktada duruyor. Bir zamanlar "başı darda kalan" efelerin sığınma yeri olan köyde, çatısı çökmüş evlerin sağlam kalan ocak duvarları arasından boy gösteren siyah üzümlerin yanında "ocağa dikilen incirler" olgunlaşmış

SELAMİ KALAY

Geçtiğimiz hafta, Kaçkar Dağcılık Kulübü üyeleriyle birlikte Ödemiş, Birgi ve Lübbey Köyü'nü kapsayan bir kültür gezisi yaptık. Uzun zamandır görmek istediğim ve sadece fotoğraflarından tanıdığım Lübbey Köyü terk edilmişliğinin verdiği duyguyla adeta "zamanın donduğu" bir noktada duruyor. Bir zamanlar "başı darda kalan" efelerin sığınma yeri olan köyde, çatısı çökmüş evlerin sağlam kalan ocak duvarları arasından boy gösteren siyah üzümlerin yanında "ocağa dikilen incirler" olgunlaşmış. Kızarmış narlar ve ceviz ağaçları, "Sahip olduğumuz tabiat ve kültür varlıklarının değerinin anlaşılmazlığına" bir örnek olarak, yalnız başına bırakılmış bu tarihi köyü çevreleyip koruma altına almışlar.

KEŞİF TUTKUSU
Tireli tarihçi A. Munis Armağan'ın araştırmalarında, 13. yy'da 200 bin çadırla Denizli bölgesine yığılan Türkmen boylarının, tarihi coğrafya içindeki yerleşimlerinde kendi tarihlerini nasıl yazdıkları anlatılır. Bir ucu Efes'te denizle buluşan bu muhteşem coğrafya için Arkeolog Emin Başaranbilek de şöyle diyor; "Önümüzde içi dolu, açık bir bohça gibi duran Küçük Menderes Havzası; keşfedilmeyi bekleyen yüzlerce doğal ve tarihsel verisiyle, bilim insanlarını bekliyor. Keşif tutkusunu içinde taşıyan bilim insanları yeter ki göz kırpsın!"
Bu çağrı, Mimar Sinan Üniversitesi'nden Y. Mimar Koray Güler'in Lübbey Köyü'nü konu alan doktora çalışmasında karşılığını bulmuş; "Lübbey Kışlağı, İzmir'in Ödemiş ilçesine bağlı, Bozdağlar'ın Rahmanlar deresi vadisinde, 517- 467 metreler arasında bir yükseltiye, vadiye doğru balıksırtı görünümlü dağ uzantısı üzerine kurulmuş eski bir Yörük köyüdür. Ödemiş'in 13 kilometre uzağında olan köye, Ödemiş'in Manyası caddesinden (Katırcılar sokağı) araç ile çıkıldığında, Yeniceköy'ün yanından geçerek, Üzümlü, Derebebekler ve Dereuzunyer köylerini geçtikten sonra ulaşılır.

EŞKIYA SIĞINAĞI
96 Haneden oluşan köy, aslında bir kışlaktır. Bu köy ile ilgili Osmanlı arşiv belgelerinde henüz bir kayda rastlamamış olmama karşın, Muğla'ya, Menteşe'ye, Denizli'ye Aydın'a yerleştirilmiş olan Beydilli Türkmen aşiretine bağlı Horzum Yörükleri tarafından iskan edilmiş olmalıdır. Köyün Osmanlı döneminde bir eşkıya sığınağı olduğuna dair söylenceler de mevcuttur.
Köyün adı ilerleyen yıllarda Çamyayla olarak değiştirilmiştir. 1980 yıllarına değin kışı Lübbey Köyü'nde, yazı Lübbey yaylasında geçiren köylüler, sosyal değişimin dürtüsü ile yaylaya betonarme yeni evler yaptırmaya başlamış ve yirmi yıl içinde de kışlak olan Lübbey Köyü neredeyse boşalmıştır. Bugün köyde 14 elektrik abonesi bulunan birkaç aile, bu terk edilmiş görünümlü, yıpranmış köyde yaşamaktadır. Yayla yerleşimine geçen köylüler, köydeki arazilerinde de tarımsal üretimlerini sürdürmekte, fasulye/barbunya üretiminin yanı sıra kestane ve ceviz hasadı yapmaktadırlar. Son nüfus sayımında, köyde ve yaylada yaşayan 540 nüfusa sahiptir.

Duygu yoğunluğu

Lübbey Köyü, gerek topografyaya uyumlu konumu, gerekse kırsal yerleşim özellikleri açısından derinliği, doğanın ve mimarlık ile yaşam zenginliğinin iç içeliğini taşıyan bir görsellik içerir. Bu bakımdan, bölgemizin kırsal yerleşim tarihi açısından önemli bir örneğidir. Bu köyün, harap duruma düşmüş bir ilkokulu, geç devir boya bezemeli eski bir camisi bulunmaktadır. Sokakları, yapımında yerel işçiliğin ve doğal malzemenin ustaca kullanıldığı evleri, insanda -bu coğrafyanın içinde- tanımsız bir duygu yoğunluğu oluşturur.
Bozdağların kar ve yağmur sularını ovaya taşıyan Rahmanlar vadisinde yapımına başlanan barajın ön çalışmalarında, zengin bir tarihi dokuya sahip olan bölgenin sular altında kalacak kesiminde yeterli arkeolojik araştırmanın yapılmış olduğunu ummak istiyorum. Tıpkı tarihi yapılarda yapılan yanlış uygulamalar konusunda Arkeolog Emin Başaranbilek'in önemle vurguladığı gibi; "Eğer yapılan iyileştirmelerin gözle görülen aykırılığı, derinlikli bir birikimin oluşturduğu dokuların üzerinde kuruyan yara kabuğu gibi kalırsa, bu sayrılığın zamanla içine işleyeceğini, ruhuna dokunacağını unutmamak gerek."

Efelerin kartal yuvası LÜBBEY KÖYÜ haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
BİZE ULAŞIN