• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608
Öğretmenler rahata alıştı mı? BURCU ILGIN Öğretmenler rahata alıştı mı? burcu.ilgin@yeniasir.com.tr Tüm yazıları
Giriş Tarihi: 13.01.2021, 00:00

Köşe yazarlığı demokrasinin en güzel kullanıldığı alanlardan biri. Fikirleri kaleme almak böylece bazı konuların konuşulmasını sağlamak açısından demokrasiye büyük bir katkısı var. Tabii bu, herhangi bir mecrada köşeye sahip olan birinin aklına, ağzına geleni söylemesi anlamına gelmiyor. Araştırmak, düşünmek, yaşamıyorsan yaşayanlardan görüş almak, verilerle konuşmak çok önemli...

'Uzaktan eğitim bitsin, öğretmenler ve öğrenciler rahata alıştı' konulu bir köşe yazısı okudum. İki çocuk annesi bir veli olarak uzaktan eğitimin sorunlarını bire bir yaşıyorum. Özellikle birinci sınıfa başlayan ve gerçekten hiperaktif bir çocuğun uzaktan bir şeyler öğrenmeye çalışmasının ne kadar zor olduğunu deneyimliyorum. Hele ki bir de çalışan bir anneyseniz işlerin ne kadar dayanılmaz bir hal aldığını şöyle tarif edeyim:
Geçen gün kızıma ders çalıştırmaya çalışırken kendimi tutamayıp ağlamaya başladım. Sonunda dışarıya çıkıp 1 saat kadar yürüdüm ve diğer kızımın öğretmenini aradım. İçinden çıkamadığım durumu anlatıp yardım istedim.
Ne dedi biliyor musunuz? "Sakın anne-çocuk ilişkinizi bozmayın. Bunu yapamamanız normal.
Anneler çocuklarına eğitim verebilseydi öğretmenlerin çocuklarının okula gitmesi gerekmezdi.
Gerekirse getirin ben bire bir çalıştırırım." O günden sonra o kadar rahatladım ki... Sağlıklı bir şekilde düşünmeye başlayıp kendime şunu dedim; "Şu an küresel bir sağlık sorunuyla boğuşuyoruz, yarına çıkıp çıkamayacağımız bile belli değil. Çocuğum, ben, ailem sevdiklerim sağlıklı olsun gerekirse birinci sınıfı tekrarlar. Bu da onun sağlıklı ve hayatta olmasından daha önemli değil."

EVDE SINIF ORTAMI
Bir de anne olarak evde çalışmanın zorlukları var. Onu da deneyimledim. İş yerinde odaklandığınız şey sadece işiniz. Ama evde öyle değil. Çünkü çocuklar da evde...
Acıkıyorlar, susuyorlar, size bir şey anlatmak istiyorlar. Onlara mı, işe mi odaklanacağınızı şaşırıyorsunuz. Öğretmenlerin çoğunun da ebeveyn olduğunu düşünürsek sınıf ortamını eve taşımak zorunda kaldılar. Kapıyı kapatıp çocuğu dışarıda bırakmak o kadar kolay değil.
Okula giderken bir şekilde çocuğunu güvenecekleri birine emanet edip işe gidiyorlardı.
Şimdi hem ev hem de okuldaki çocuklarıyla aynı anda ilgilenmek zorunda kalıyorlar. Maalesef bu dönemde kötü olaylar da yaşandı.
Anne ve babası öğretmen olan 1.5 yaşındaki Kumsal'ın onlar canlı dersteyken balkondan düşmesi olayının üzerinden sadece 4 ay geçti.
Bu yaşanan en kötü olay. Bir de basına yansımayan küçük yaralanmalar var.

Z KUŞAĞINI KUCAKLAMAK
Şimdi bir de öğretmen açısından bakalım.
Eğitim fakültesinde size verilen eğitim tekniklerinin tamamı yüz yüze eğitime göre. Uzaktan eğitim hayatımızda çok yeni ve bir anda bunun içinde buluverdik kendimizi. Tabii ki öğretmenler de hiç bilmediği bir yöntemle çocuklara bir şey öğretmeye çalışıyor.
Hakimi olduğu sınıfta bile çocuğun dikkatini çekmek zorken, teknoloji konusunda belki de kendisinden daha iyi olan çocukların, gençlerin ilgisini çekmek zorundalar. Teknoloji konusunda üstün yetenekli Z kuşağını elde tutabilmek o kadar kolay değil.

SAĞLIK HEPSİNDEN ÖNEMLİ
Milli Eğitim Bakanlığı da Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu ile birlikte hareket ediyor.
Nitekim bir süre okullar kademeli olarak açılmıştı, vaka sayıları tekrar artınca kapatmak zorunda kaldılar. Yani sözün özü şu: Bu durumdan öğretmenler de öğrenciler de veliler de memnun değil. Milli Eğitim Bakanlığı da Sağlık Bakanlığı'na göre hareket ediyor.
Sağlıklı değilseniz eğitimin de okulun da paranın da hiçbir değeri yok. Önce sağlık...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.