CAHİT SÖNMEZ TÜM YAZARLAR
Küresel ekonomi ne durumda?
21.4.2017 | Arşiv

Küresel ekonomi ne durumda?

cahit.sonmez@yeniasir.com.tr

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki ayrışma her geçen gün daha da berraklaşıyor. Bir süre gelişmiş ülkeler çıkış yani toparlanma kısmında, gelişmekte olan ülkeler de dinlenme kısmında yer alıyor ve sonrasında yer değiştiriyorlar.
Aslında sistem şöyle çalışıyor; gelişmiş ülke merkez bankaları likiditeyi veriyorlar, likidite gelişmekte olan ülkelere gittiğinde doğal olarak bir toparlanma söz konusu oluyor. Borçlar sorunu gündeme geldiğinde ise tam tersi oluyor. Likidite bu sefer gelişmiş ülkelere geliyor, böylece onlar toparlıyorlar. Bileşik kaplar gibi...

PEKİ ŞİMDİ SIRA KİMDE?

Yanıt vermeden önce, küresel ekonomi bu yıl sonu itibarıyla yüzde 3,5 büyüme hızına ulaşacak, seneye de büyüme hızını sadece 0,1 puanlık artışla yüzde 3,6'ya çıkacak. IMF'nin öngörüsü böyle... Yanıtı da yine IMF'nin "Dünya Ekonomisi Görünüm Raporunun" Nisan sayısından verelim; Bu yıl gelişmekte olan ülkeler büyüme hızlarını daha fazla yukarı çekecekler. Özellikle 2016'nın ikinci yarısından bu yana Avrupa ve Japonya ekonomilerinin momentum kazandırması ile gelişmiş ülkeler büyüme hızlarını yüzde 1,7'den yüzde 2 seviyesine çıkaracaklar.

ÇİN VE RUSYA

Bu arada gelişmekte olan ülkeler de büyüme hızlarını yıl içinde yüzde 4,5 gelecek yıl ise yüzde 4,8'e yükseltiyorlar. Gelişmekte olan ekonomilerin lokomotif görevini ise Çin ve Rusya görecek.
2008 krizi ve sonraki yılı arındırdığımızda Çin'in 7 yıllık ortalama büyüme rakamı tam iki hane sınırına kadar dayanabiliyor. IMF bu abartmıyor öngörüsünü, Çin'in yeniden yüzde 7,5 düzeyinin üstünde bir büyüme hızına ulaşabileceğini tahmin ediyor. Rusya'ya pozitif bakmasının nedeni ise petrol fiyatlarının küresel büyüme hızına bağlı olarak yükseleceği, bu bağlamda Rusya'nın petrol kazançlarının artışıyla büyümesinin belli oranda ivmeleneceği tezine dayandırıyor IMF.
Enflasyon oranlarında da ayrışma söz konusu... Gelişmiş ülkeler 2008 küresel krizi sonrası bırakın enflasyonu, deflasyon sorunu ile boğuşmak zorunda kaldılar.
Özellikle de Euro bölgesi ekonomileri...
Ancak yeniden büyümeye başladıklarından enflasyonda tekrardan ibresini pozitif yöne çevirdiler.
2017'de gelişmiş ülkelerin enflasyon oranı yüzde 2 seviyesinde gerçekleşecek. Tam da burada küçük bir parantez açalım. Enflasyonun yüzde 2'lere yakınsaması gelişmiş ülke merkez bankalarının gevşek para politikaları ayarını yeniden şekillendirmeleri anlamına gelecek. Kaldığımız yerden devam edelim; gelişmekte olan ülkelerin enflasyon oranının ise bu yıl yüzde 4,7, 2018'de yüzde 4,4 düzeyine gelmesini bekliyor IMF.

AŞAĞI REVİZYON

Dış ticaret hacmi 2017'de gelişmiş ülkelerde yüzde 0,3 daralacak, buna karşın gelişmekte olan ülkelerde yüzde 1,4 artacak.
Gelecek yılda resim terse dönüyor.
Bu sefer gelişmişlerin dış ticaret hacimleri yüzde 0,3 yukarı, gelişmekte olanların ki yüzde 0,4 aşağı geliyor. Görüldüğü gibi genel olarak dış taleplerin yani net ihracatların büyümelere katkısı pek olmayacak, iç talep uzun süredir olduğu gibi büyümenin tek itici gücü olmayı sürdürecek.
Özetle küresel ekonomi bu yıl ve gelecek yıl da ağır adımlarla ilerlemeye devam edecek.
IMF'nin Türkiye ekonomisi büyüme hızına yönelik tahmini ile sonlandıralım yazıyı...
Ne yazık ki IMF büyüme hızı beklentisini aşağı doğru revize etti ve yüzde 2,5 seviyesinde bir hızı uygun gördü bize. Eğer öngörüsü tutarsa 2016 büyüme hızının altında kalacağız demektir ki bu da işsizlik sorununun daha da ağırlaşması sonucunu doğuracak.
Umarız IMF yanılır.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.