NİL KUYUMCU TÜM YAZARLAR
Sana mutluluğun kitabını okuturuz Norveç!
20.3.2017 | Arşiv

Sana mutluluğun kitabını okuturuz Norveç!

nil.kuyumcu@yeniasir.com.tr

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Ağı'nın hazırladığı 2017 Dünya Mutluluk Raporu'na göre Norveçliler dünyanın en mutlu insanlarıymış!
Mutluluğun dibini bulan ikinci ülke Danimarka...
Üçüncü ülke ise İzlanda'ymış.
Peki ya biz Türkler?
155 ülkenin yer aldığı raporda Türkiye 78'inci sıradan 69'unculuğa yükselmiş...
Rapora göre, ivmeyi yükseltsek de bildiğin mutsuzuz!

Sonuçları şiddetle reddediyorum...
Ve nedenlerini madde madde sıralıyorum...
İşte Türk insanının, mutluluktan havai fişekler patlattığı, gökyüzünü her sabah maviye boyadığı, gökkuşağını ip yapıp atladığının kanıtları...
Buyursunlar...

Türk insanı "hayatında olmayan bir şey" için kendini mutsuz etmez. "Eksiklerini" akla hayale gelmez şekilde tamamlar. Misal, yemek yerken peçete mi yok? Ağzını ekmekle siler, sonra da o ekmeği yer!

En büyük derdini anlat.
Mutsuzluktan öleceksin ama bak, öyle böyle dert değil. Arkadaşın şunu söyler: "Dur bir çay demleyim!" Ve o "çay", sihirli bir kelime, ne bileyim, "mutsuzluk silgisi" gibidir...
Çayını içersin ve geçer!

Siz hiç en yakın arkadaşını yolda görünce, kahkahalar atarak üzerine araba süren bir Norveçli gördünüz mü? Peki saniyeler önce ölümün eşiğinden dönmesine rağmen, direksiyondaki arkadaşını görünce zerre kızmadan sevinçle yanına koşan birini... Göremezsiniz.
Norveç'te bunu yap, kendini en yakın polis merkezinde bulursun...

En "ağır abi" gözüken adamın yanında darbukayla oynak bir şarkı çal... En kötü ihtimalle, parmağıyla ritim tutturmuyorsa zaten Türk değildir!

Balkonda çamaşır asan komşu teyzene, "Kolay gelsin. Vallahi çamaşırlar sakız gibi beyaz olmuş.
Eline sağlık" diye seslen...
O kadıncağız, evinde Oscar kazanmış oyuncu gibi gezer.
Mutluluktan evin içine kırmızı halılar serip, üzerinde zıplar...

Yunan filozoflarını eteğinde sallayan atalarımız vardır bizim. Bugüne kadar onların söylediği ve doğru çıkmayan bir tek söz yoktur. "Ne demiş atalarımız!" diye başlayan sözle size verilen öğütleri yaparsınız mutluluk kaçınılmazdır.
Bakınız: "Alçak yerde yatma sel alır, yüksek yerde yatma yel alır"!
(Oturun düşünün bakalım atalarımız ne demiş! Nerde Norveçlilerde böyle ata!)

Türkler yaşadıkları komik bir olayı anlatmaya bayılır. İşin ilginci, o komik olayı, birlikte yaşadığı arkadaşına da anlatır!
Olayın diğer kahramanı arkadaş da, sanki hiç bilmiyor ve o an dinleyip öğreniyor gibi gülerek dinler! Bizde mutluluk anlattıkça çoğalır!

Bu memlekette halay başı olmak, CEO olmaktan daha büyük mertebedir. Kafasına kravatını takıp, eline mendili alan adamdaki karizma ve mutluluk hiçbir lidere nasip olmamıştır...

Yaşlı bir akrabana, evleneceğini söyle. O an, ölse de gam yemez. Sen evlenince niye o kadar sevinir, bu birlikteliğin ona ne faydası olacaktır bilinmez.
Ama evlenerek onu çok mutlu edersin! Kim demiş, imza mutlu etmez diye...

Ve... Biz, "kuru fasulye/ pilav", "milli piyangoda amorti", "falda çıkan kısmet", "bir tepsi baklava", "trafikte sollanan son model araba", "anneme gidelim diye tutturmayan eş" ve daha bir sürü küçük şeyle mutlu ederiz kendimizi...
Sen daha balıkçılarının "soğuktan çatlayan el" sorununu çözememişsin Norveç! Bir kendine gel! Sen kim, mutlulukta bizi geçmek kim!

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.