ERKİN USMAN TÜM YAZARLAR
İtalya’ya doğru ticaret köprüsü
19.5.2017 | Arşiv

İtalya’ya doğru ticaret köprüsü

erkin.usman@yeniasir.com.tr

İtalya'ya doğru ticaret köprüsü
İzmir'deki İtalyan Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Pietro Alba ve Genel Sekreter Eren Alpar, Türkiye ile İtalya arasındaki ticaret anlaşmalarının daha da güçleneceği ve yeni anlaşmaların da yapılacağı sinyalini vcriyor.
Pietro Alba, İtalyanların Türkiye'yi çok sevdiğini anlatıyor ve ekliyor:"Türkiye'ye doğrudan yatırım gerçekleştiren yatırımcılar her geçen gün daha da artıyor. Ben, İzmir İtalyan Odası Başkanı olarak İzmir'deki kurumlar arasında köprü kurmak istiyorum. EBSO ve İzmir Ticaret Odası arasında hangi konularda işbirliği yapabiliriz; bunun için bir görüşme talebimiz var." Pietro Alba, İtalyan firmaların tekstil, konfeksiyon, deri, makine imalat, gıda işleme ve ilaç konularında ortaklıklar kurarak Türk Pazarı'nda etkin olmayı istediklerinin altını çiziyor ve ekliyor:
"TİM önümüzdeki günlerde Roma'da bir etkinlik düzenleme kararı aldı. İtalya ve Türkiye ortak bir hareketle üçüncü ülkelere ziyaret düzenleyecek. Biz de buradaki bir kurum gibi İtalya'da da bir kurum açılması için çalışma yürüteceğiz."

Ege Bölgesi başta olmak üzere, Türkiye'nin birçok bölgesinde İtalyan firmalarının bulunduğunu ve yapılan yatırımların memnuniyet verici olduğunu vurgulayan EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar'ın yorumu ise şöyle:
"İtalya ve Türkiye arasında 18 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. Bunun 1 milyar dolarlık kısmını İzmir sağlıyor. 1400 İtalyan firmasının 138 tanesi İzmir'de yer alıyor. İzmir ve İtalya arasında oldukça fazla ortak nokta var."

Bir zamanlar Bayraklı ve ünlü deresinden...

Bayraklı'nın en güzel mesire yeri Tepekule ve çevresinin eski günlerinden bir manzara... Şimdi buralarda, birbiri ardına 30-40 katlı apartmanlar yükseliyor. Bu manzarayı yaşamak imkansız.
Burada bir de tahta köprü vardı.
Bayraklı'nın yetiştirdiği yazar Adil Akçamlı "Tahta köprü bizim için çok şey ifade ederdi. Üstüne çıkar, misina ile balık avlardık. En çok balık şimdi olmayan köprünün altında olur, bizler de şişelere koyduğumuz sönmemiş kirecin üzerine su döker, hemen dereye fırlatırdık" diyor ve ekliyor: "Aksi halde kireç-su karışımı infilak eder, şayet elde patlarsa önüne geçilmez yaralar açardı." Akçamlı'yı dinlemeye devam:
"En iyisi serpme ile avlanmaktı.
Derenin en derin yeri bizim bulunduğumuz bölgeydi. Kefal balığının en çok olduğu yerden oltayı atardık. Bayraklı çocukları yüzmeye gelirlerdi. Yeşillikler arasında soyunur, mayolarını giyenler akşama kadar dereden çıkmaz, karnı acıkınca bağdan üzüm incir toplanırdı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.