İlk albümü 'Ege'den Aldık Biz Bu Aşkı' ile müzik piyasasında iz bırakan Yenici, ikinci albümü için kolları sıvadı. Müzikolog, besteci, söz yazarı, yorumcu, yapımcı ve sunucu olan güzel, "Tüm özelliklerimin temelinde İzmir var" diyor..

Dokuz Eylül Üniversitesi Müzokoloji Bölümü Mezunu İzmirli bir sanatçı Serap Yenici.. İzmirli olmayı ayrıcalık sayan güzel sanatçı, bestelerini; doğduğum, büyüdüğü, gezdiği, her köşesinde hatıraları olan Ege'den esinlenerek yaptığını, albümüne o nedenle 'Ege'den Aldık Biz Bu Aşkı' adını verdiğini vurguluyor.
Değerli müzisyen arkadaşlarının da emek ve katkılarıyla çok beğenilen bir albüme ulaştığını söyleyen Yenici ile, keyifli bir sanat söyleşisi yaptık.
* Geleneksel sorumuzla başlayalım; Serap Yenici kimdir?
- Serap Yenici müzikolog, besteci, söz yazarı, yorumcu, yapımcı ve sunucu ama, her şeyden önce İzmirli.. Bunların dışında, kafasına koyduğunu yapan, inatçı, hakimiyeti sevdiği için her şeyin kendi kontrolünde olmasını isteyen, o yüzden aşırı ölçüde çalışan, tek alanda başarı ile yetinmeyen, araştırmacı, kendisine yeni iş alanları yaratmayı seven ve olduğu yere sığmayan, yenilikçi yapısıyla, ilgilendiği her alana yenilik katan biridir Serap Yenici.. (gülüyor)
Hayatının vazgeçilmezi müziktir.. Tanrının verdiği yeteneği, her geçen gün gelişsin isteyen ve var olduğu sürece bu yetenekle üretmeye hazır bir kişiliktir. Pratiktir, seri düşünüp çabuk uygular, bazen hızına yetişilemez..
GEÇ GELEN MUTLULUK * Maaşallah, 10 parmağınızda 10 hüner var.. Peki müzikle iç içe olmanıza rağmen albüm çıkarmak için neden bu kadar beklediniz?
- Albüm fikri sahnede olup beğeni aldığınız sürece hep aklın bir köşesinde vardır. Çünkü bunu sizden önce sevenleriniz ister. Ama bu hem kişinin kendini hazır hissetmesi ile hem de doğru kişilerle çalışması ve yol alması ile bağlantılıdır.
Benim çok yoğun olarak sahne yapmam bu olayı hep ertelememe sebep olmuştu. Ancak Özkan Turgay; jingle çalışmaları için stüdyoya her çalışmaya gittiğimde, bu fikri aklıma soktu ve yaratıcılığımı geliştirip bestelerimi dinleyenlere kazandırmam için bana ön ayak oldu. İşlerim yoğun da olsa, sahne arasında da olsa bu albümü yapabileceğime inandırdı beni.
Ona duyduğum güven çok büyük.. Çünkü o müzik piyasasındaki en iyi niyetli ve babacan kişilerden biri.. Onu babam gibi sevdim, güvendim ve yola çıktım.
Başladık albüme, ama aklımda birlikte çalıştığım ve 'Yıllarca albüm yaparsak ne yaparız?" diye konuştuğum müzisyen arkadaşlarımla bir şeyler yapmak da vardı. Bu fikrimi açtım. Özkan Turgay asla bencil davranmadı ve "Sen müzik dünyamıza kazandırılması gereken bir sessin. Nasıl içine sinecekse öyle yap kızım!" dedi. Bu da albümde çok farklı ruhların ve müzisyenlerin emeklerinin buluşmasına olanak sağladı.
ALBÜM HEYECANI * Kimlerle çalıştınız "Ege'den Aldık Biz Bu Aşkı" albümünde..
- Özkan Turgay'ın yanı sıra, Hasan Cihat Örter, Ege, buzuki Orhan Osman, Vasilis Saleas, Tevfik Kulak, Atınç Tombak ve pek çok sevdiğim ve enstrümanist olarak kendini kanıtlamış müzisyen dostlarımın çok emeği oldu diyebilirim.
* Albüm içinize sindi mi peki?
- Hem de çok... Ben aslında 'Yıldızlar Gece Parlar' için yola çıkmıştım. Ancak çok seslilik, çok farklı ruhlar bir süre sonra tezat oluşturmaya başladı. Dinlerken sıralayamıyordum. Bu sırada Konak Belediye Başkanımız Hakan Tartan'ın isteği üzerine tüm İzmir'i anlatan ama 'Konak'a özel' bir şarkı yapmıştık. Bu şarkı çok tutulunca albüme koymam için istekler yükseldi. Ben o parçayla aynı ruhu taşıyan Egeli besteci ve Ege havası hissettiren şarkıları bir albümde topladım ve ismini 'Ege'den Aldık Biz Bu Aşkı' koyduk. Doğduğum, büyüdüğüm, gezdiğim, her köşesinde hatıralarım olan Ege'ye özel bu albüm ismi ve içindeki değerli müzisyenlerin emekleri ile çok beğenilen bir yapıt oldu. O nedenle çok mutluyum. Konsept bir albüm olduğundan genele hitap etmese de beni ve sesimi tanıtan, emek verilmiş bir çalışma olarak benim için çok önemli. Çünkü en ufak her oluşumunda bile çok fazla emeğim ve tatlı yorgunluklarım var. Ama ikinci albüm olarak 'Yıldızlar Gece Parlar'ı hayata geçirmeyi planlıyorum. Bunun için çalışmalarım sürüyor. Onun da çok güzel bir albüm olacağına gönülden inanıyorum.
SUNUCU VE YAPIMCI * Müzik dışında program sunuculuğu da yapıyorsunuz...
- Müzik eğitimi aldığım gibi aynı zamanda İzmir Ticaret Odası Vakfı'nın, TRT spikerlerimizden Taylan Çamdoruk denetimindeki spikerlik-sunuculuk kursundan da diplomamı almış ve sonrasında İzmir'de uzun dönem canlı yayın sunmuştum. Bu programımın başarısı üzerine İstanbul'daki ulusal bir kanal beni transfer etti. Her gün, sanatçı konuklu canlı yayın sunmaya başladım. Sonra müzik aşkı ağır basınca albüm çıkana kadar çok uzun bir ara verdim o işe. Albümün çıkması ile idealimi gerçekleştirmiş olmanın rahatlığı içinde televizyondan gelecek teklifleri değerlendirmeye karar verdim.
Şu sıralar, 2. albümümün ismini taşıyan ve müziğe yıllarını vermiş sanatçıları konuk ederek canlı yayınlanan 'Yıldızlar Gece Parlar' programını sunuyorum. Cine 5'te yayınlanan program cumartesi gece yarısının ilk saatlerinde ekranlarda oluyor. Farklı konseptiyle sıcak, samimi bir müzik ve sohbet programının hem yapımcılığını hem sunuculuğunu yapıyorum. Yine aynı kanalda her gün sunduğum 'Herkes Güzel Olacak' programım vardı. Ancak onu yoğun tempomdan dolayı bırakmak zorunda kaldım. Oldukça koşuşturmacalı, bir o kadar da keyifli bir maratonu sürdürüyorum anlayacağınız...
FİLM MÜZİKLERİ * Reklam ve film müzikleri de seslendirmişsiniz. Aynı zamanda yardımcı oyuncu olarak dizilerde oynamışsınız. Hangisini yaparken kendinizi daha özgür ve mutlu hissettiniz?
- Evet... Okul bitirme tezi olarak reklam müziklerine karar vermiştim. Tez konuma karar verene kadar iki yıl mezun olmadım! İstediğim, devam ettirebileceğim bir yol konusunda uzmanlaşıp o alanda araştırma yapmaktı. Reklam müziği üzerine çalışmalar yapan Özkan Turgay, Melih Kibar, Ömer Ahunbay ve Müjdat Akgün gibi pek çok önemli isimle röportaj ve mezuniyetim sonrasında da çalışma yapma şansım oldu.
Reklam müziği yaratıcılık açısından çok yönlendirici ve eğitici. Dizi ortamı keyifli ama çok yorucu. Ben ya stüdyoda ya sahnede şarkı söyleyebildiğim sürece mutluyum.
* Oyunculuğa nasıl bakıyorsunuz? Teklif gelse değerlendirir misiniz?
- Oyunculuk çok emek isteyen ve dönüşü belli olmayan, beklentilerin çoğu kez karşılıksız kaldığı zor bir meslek. Tüm oyuncu arkadaşları, sabırları, emekleri için tebrik ediyorum. Çok emek var. Çünkü set ortamında koşullar her an değişebilir. Çok zor koşullarda çalışılabiliyor.
Ben hep müzik ve bireysel çalışıp anında tepkileri, alkışları almanın rahatlığına alışkınım. Bundan zor vazgeçerim. Ama dizi ya da film bir ekip işi, açıkcası ekip çalışmalarından ayrı bir haz aldığım için sahnemin durgun olduğu bir zamanda beni anlatabilen bir rol ile izleyiciyle buluşmak isterim.
Tabii bu konuda kendimi biraz daha eğitmek de isterim, öğrenilecek daima çok şey olduğuna inanıyorum. Ancak ben ya çok ağlatmalı ya da çok güldürmeliyim. Arası yok.(gülüyor)
Türkiye'ye üçüncülük kazandırdı * Uluslararası Malta Müzik Festivali'nde Türkiye'ye üçüncülük kazandırdınız.
- İçime doğan böyle bir hisle yola çıktım. Farklı bir şarkı hazırlamıştık. Sevgili Tolga Gürdil ballat şarkılarıyla bilinen bir sanatçı. 'Şarkı slow olarak başlasın, sonra kıpır kıpır olsun' dediğimde başta çok yadırgadı. Sonra Müge Baysal gerçekten çok anlam içeren ve ortak bir birlik olmayı hedefleyen sözleri yazdı. Son noktayı da Özkan Turgay ve dj Deefatt belirledi. Çok farklı bir şarkıyla ve sanırım oradaki performansımla bu dereceyi fazlasıyla hak ettik.
Malta'da düzenlenen bu festivalde alınan en iyi derece olduğunu söylediklerinde haklı olarak gurur duydum. 'Türkiye'yi temsilen katıldığım ilk yarışmaydı ve iyi bir dereceydi, devamı gelmeli' dedim içimden ve bunu amaçlıyorum zaten.
