ITIR GÜL ARAYICI
Oldum olası hayvani desenlere karşı karşı bir antipatim vardı. Vardı diyorum bir iki seneden beri bu antipatik önyargım yerini sempatiye bıraktı. Moda sektöründe inandığımız bir şey varsa o da asla 'asla' demeyeceğindir. Çünkü asla giymem dediğin kendince rüküş bulduğun bir parça gün gelir en cool parçalarından biri olabilir. Tükürdüğünü yalama olayı moda sektöründe geçerli değildir anlayacağınız.
Hayvani, tabiri caizse vahşi desenler de benim için asla kelimesinin sınırları içinde yer alırken git gide gözüme sevimli gelmeye başladı. Önce aksesuvar olarak ısındım. İnce bir leopar desenli kemerim oldu. Sonra Mary Jane stili bir ayakkabı aldım leopar, onu baştan aşağıya siyah giyinerek kendimce asilleştirdim. Zaman geçti ayakkabıya çanta eklendi, yeşil gibi renklerle kullandım. Son olarak da leopar bir kaban satın aldım geçen sene. Suni kürklü kabanım bir anda jeanlerimin tamamlayıcısı oldu. Bu yıl da zebra baskılı bir elbise satın aldım. Motorcu botlarımla giyerken kendimi sevdiğimi hissediyorum. Bu arada gözüm dantelle birlikte kullanılan leopar desenli elbiselere kaysa da henüz o aşamaya geçecek kadar kendimi hazır hisetmiyorum. Ama tabii dozunda ve ölçüsünde olmak kaydıyla başkasında sevmeye başladım. Artık eskisi gibi vamp gelmiyor leopar desenler. Zebra, panda gibi desenleri leopara göre her zaman daha masum bulduğumu da yeri gelmişken itiraf edeyim bu arada.
Moda her zaman hayvani desenleri sever. Doğanın her türlü güzelliğinden ilham alan modacılar için hayvani desenler belki de hiçbir zaman kullanmaktan bıkmayacakları bir baskıdır. Yılan, leopar, vaşak, kaplan gibi ürküTÜcü ama muhteşem bir görünüme sahip olan bu hayvanlar şık bir palto, kaban, ayakkabı, elbise, yani anlayacağınız her türlü giysiye ilham olup, kıyafetlerde de aynı göz alıcı duruşa sahip oluyorlar. Modacılar kadınların bu vahşi desenlerden kolay kolay vazgeçmeyeceklerinin de farkındalar.
Peki kadını vahşi dünyanın hayvanlarına iten şey ne?
Leoparı ele alalım mesela. İlk etapta seksi olmak, vamp gözükme isteği akla gelir.
Doğrudur.
GÜÇLÜ BİR İMAJ
Leopar kadına dişilik katar. Ama daha derinlere inersek leopar zeki bir hayvandır. Tehlikelidir, insana fazla yaklaşmaz ve ehlileştirilmez. Yaklaşmak cesaret işidir. Bundan dolayıdır ki leopar desenli bir pantolonun, seksi ve güçlü bir imajı vardır. Leopar desenli kürk kaban ise zengin durur. Bununla beraber zebra otobur bir hayvandır. Saldırgan değildir aksine kedigillerin baş yiyeceklerinden biridir. Bana göre oldukça masum bir duruşu vardır. Bu sebeple mi bilemem ama zebra desenler hiçbir zaman leopar desenler kadar seksapel bir imaj sergilemez. Evet şık durur ama güçlü değildir. Tom Ford'un leopar desenli pantolon ceketi mi masum görünüşlüdür yoksa zebra desenli uzun elbisesi mi? Roberto Cavalli turuncu renkle zebra desenine seksapellik kazandırmaya çalışsa da masumiyeti yok edemez. Aynı masumiyet zararsız bir hayvan olan zürafada da görülür. Pierre Balmain'nin zürafa desenleri ile bezeli bluz ve elbiseleri bu zararsız otobur hayvanın masumiyetini taşımaktadır.
Ama leopar öyle midir?
Aksine hayvanın tüm tehlikeli özellikleri ile birlikte güç ve dişilik de temsil edilir kıyafetlerde. Bakınız Proenza Scholer kadınına. Leopar desenlerle seksi, asil ve son derece cool bir görünüme sahiptir. Emanuel Ungaro da öyle. Leoparı canlı renklerle kullanarak gücüne güç katar. Bluegirl her ne kadar çizgisi ile masumiyet duygusuna yaklaşsa da dantel ve leoparın birlikte kullanımı ile 'Lolita' damgası yemekten kurtulamaz. Versace'ye sadece leoparın seksapeli yetmez kaplanın yırtıcılığını da kadınına yansıtmakla ancak tatmin olmaktadır.
Ey leopar, ey kaplan, ey zebra, ey zürafa...
Her zaman modanın klasiklerisiniz.
