• BUGÜNKÜ YENİ ASIR
  • İkindiye 23:55:00
  • BIST 78.384,78
    EURO 4,4760
    USD 3,8608
    GBP 3,8608
    CHF 3,8608
    JPY 3,8608

Hurafe değil Türk geleneği

Hurafe değil Türk geleneği
Giriş Tarihi: 3.8.2019

Anne ve bebek için zararlı bazı hurafelerin aksine hiçbir zararı olmayan kırk uçurma banyosu ve gezmesi Göktürklerden kalma bir gelenektir. Lohusalığın bitişini, bebek ve annenin sosyalleşmeye başlamasını temsil eder

Türk adetleri içinde en çok sevdiğim 40 gezmesi... Bazı hurafelerden ayırarak güzel bir gelenek olarak uygulanabilir. Ancak din ve sağlıkla ilgili bir şey değildir. İki kızımda da çok güzel 40 gezmesi organizasyonları ile karşılandım. Ben de elimden geldiği kadar güzel organizasyonlar hazırlamaya çalışırım. Geçtiğimiz günlerde kuzenimin bebeği için 40 gezmesi hazırlığı yaparken pek çok yeni trend olduğunu gördüm. Bu trendleri sizinle paylaşmak istedim. Nedir bu kırklama ve kırk gezmesi? Nereden geliyor? Nasıl uygulanıyor? Yeni trendler neler, sizler için araştırdım.

Kırk çıkarma nasıl yapılır?
Kırklama, kırk çıkarma ya da kırk uçurma olarak bilinen bu gelenek, temelde bebeğin 40. gününde anneyle beraber yıkanması ve gezmeye çıkmalarıdır. Ama tabii hem kırklama banyosunda hem de kırklama gezisinde uygulanacak bir dizi ritüel var. Bu ritüellerin en önemlisi ise 40 çıkarma banyosu.

Kırk çıkarma banyosu nasıl yapılır?
Kırk çıkarma banyosu; belli objelerle tılsımlandırılmış ve dua okunmuş suyla, anne ve bebeğin kırklama annesi tarafından yıkanmasıdır. Bebeği yıkayacak olan kırklama annesi, bir aile büyüğü veya aile dostu olabilir. Bu kişinin, bilgisine, görgüsüne güvenilen; bilge birisi olması gerektiğine inanılır. Bu gelenek çok eski bir gelenek olduğu ve zaman içinde değişerek günümüze geldiği için kırklama banyosunun nerede yapılacağıyla ilgili iki farklı uygulama var günümüzde. Birincisinde kırklama banyosu sabah erken saatlerde evde yapılır. Banyoyu yaptıracak kişi, gelirken yoldan, 40 taş ve 40 mevsim çiçeği toplar. Bunlar kaynatılıp sterilize edildikten sonra, dualar eşliğinde banyo suyuna atılır. Ayrıca suyun içine nazar değmesin diye nazar boncuğu, ayı temsil için gümüş, güneşi temsil içinse altın atılır. Genelde kırklama annesi de yanında minik bir altın getirir ve suyu hazırlarken fark ettirmeden bu altını da suya atar. Kırklama annesi eğer abdestini alamamışsa, abdestini alır ve dualar eşliğinde ellerini 40 kez banyo suyuna sokup çıkarır. Bu sudan 40 tas (kepçe) anne için, 40 tas (kepçe) de bebek için bir kenara ayrılır ve banyonun bitiminde "Su aşağı, boyu yukarı olsun! Su gibi ömrü uzun olsun!" gibi cümlelerle bebeğin ve annenin başından dökülerek, her ikisinin de kırkı çıkarılmış olur. Banyonun bitiminden sonra bebeğe kırklık kıyafetleri giydirilir. Bu kıyafetlerin yeni olması gerektiğine inanılıyor. Anne de en şık kıyafetlerini giyer ve böylece kırk gezmesine çıkmaya hazır hale gelinmiş olur. İkinci banyo geleneğinde ise kırklama banyosu, gidilen kırklama evinde, ev sahibi tarafından yaptırılır. Banyo ritüeli aynıdır.

KIRK UÇURMA ADETLERİ NELERDİR?

Kırk çıkarma banyosundan sonra 7 eve gezmeye gidilmesi âdeti olsa da günümüz koşullarında, hele de büyük şehirlerde bu mümkün değil. Anneanne ve babaanne gibi bir iki ziyaretle günü tamamlamak daha mantıklı. Gidilecek evin ferah bir ev ve ev halkının sağlıklı, mutlu bir yaşam süren bireyler olması önemli görülüyor. Bunun bebeğe de ferah ve sağlık getireceğine inanılıyor. Ziyarete gidilen evlerde, anneye mutlaka sütünün bol olması dileğiyle yarım bardak su ikram ediliyor ve annenin bu suyu mutlaka bitirmesi gerekiyor. Son olarak yine ziyarete gidilen evlerde bebeğe minik hediyeler verilir. Her birinin ayrı ayrı anlamı olan un, yumurta, tuz, şeker, pirinç gibi şeyler, eski zamanlarda bir bez ya da peçete içine sarılıp verilirmiş. Ama artık günümüzde çok şık sunumlu 40 uçurma sepetleri hazırlanıyor. Yine bu sepetin içinde de bahsi geçen nesneler, üzerinde anlamları yazılı şekilde diziliyor ve isteğe göre çeşitli ihtiyaç veya hediyeler de eklenebiliyor. Hatta daha süslü ve orijinal bir 40 uçurma sepeti için yumurtaları boyayanlar da oluyor.

BEBEĞE HEDİYE NE VERİLİR?

Kırkını uçurmaya gelen bebeğe altın, kıyafet veya bebek bezi, pişik kremi gibi ihtiyaçlardan oluşan bir sepet verilebilir. Her aile imkânlarına göre elinden gelen hediyeyi yapar. Ama verilmezse olmaz bir şey vardır. Ziyaret bittikten sonra anneye; un, şeker, yumurta, pirinç, tuz, bozuk para ve pamuk bulunan minik bir bohça verilir. Buradaki her nesnenin bir anlamı vardır.

SEMBOLİK ARMAĞANLARIN ANLAMLARI NELERDİR?

OLMAZSA OLMAZLAR
Un: Ak sakallı bir dede olup torunlarını görecek kadar uzun bir ömrü olsun. Şeker: Tatlı dilli olsun. Yumurta: Yumurta gibi sağlıklı ve gürbüz olsun. Pirinç: Hayatından bereket hiç eksik olmasın. Tuz: Tuz gibi tertemiz ve kolay akan bir ömrü olsun. Bozuk para: Hayatında maddi refah olsun. Pamuk: Tonton dedeler gibi ak sakallı oluncaya kadar yaşasın.

DİĞER NESNELERİN ANLAMLARI ISE ŞÖYLE:
İp: Uzun ve sağlıklı saçları olsun. Kahve: 40 yıllık hatrı olan dostlukları olsun. Kuran: Dini bütün bir insan olsun. Farklı ülkelere ait bozuk paralar: Çok gezen, çok kültürlü biri olsun. Sabun: Tertemiz bir alın yazısı olsun. Ekmek: Ailenin elinin ekmek tuttuğu günleri görsün, gurur duysun. Çörek otu: Şans hep senden yana olsun. Nazar boncuğu: Nazarlardan uzak olsun.

BURCU ILGIN

Hurafe değil Türk geleneği haberine yapılan yorumlar ( yorum)

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ ASIR veya yeniasir.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
BİZE ULAŞIN