Psikolojik antropolog Prof. Dr. Alan Fiske ve Oslo Üniversitesi'nden araştırmacıların öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir çalışma, sevgiyle tetiklenen bu anlık duygunun evrensel olduğunu ortaya koydu. Sanskritçe kökenli "Kama muta" terimi, kelime anlamıyla "sevgiyle harekete geçmek" anlamına geliyor. Uzmanlara göre kama muta, bireylerin sevgi, bağlılık ve topluluk hissini yoğun biçimde yaşadığı anlarda ortaya çıkan bir duygu. Özellikle beklenmedik bir anda gelişen şefkat ya da sosyal bağ anlarında yaşanan bu his, bilimsel olarak gözlemlenebilir bedensel tepkilerle kendini belli ediyor.
ANLIK BİR KIVILCIM
Kama muta, ilk bakışta aşka benzese de aslında ondan farklı. Araştırmalara göre bu duygu, uzun süren bir bağlanmanın değil, o bağın ani ve güçlü bir şekilde hissedildiği kısa bir anın ürünü. Kısacası kama muta, aşkın ya da bağlılığın "parladığı" özel bir andır. Bir çocuğunuz size beklenmedik bir anda sarıldığında, bir yabancı size içtenlikle yardım ettiğinde ya da yıllar sonra bir arkadaşınıza kavuştuğunuzda hissettiğiniz şey tam olarak bu. Kama muta'nın yalnızca bireysel değil, toplumsal bir rolü de bulunuyor. Uzmanlar, bu tür duyguların toplum içindeki empati, anlayış ve yardımlaşmayı artırabileceğini belirtiyor. Özellikle pandemi gibi küresel krizlerde insanların bu tür bağlayıcı duygulara daha fazla ihtiyaç duyduğu gözlemlenmiş durumda. Bugüne kadar adı olmayan bir duyguya artık bilimsel bir terim kazandırılmış durumda. Kama muta, yalnızca bir his değil, insan olmanın özüne dair güçlü bir işaret. Eğer bir gün bir sahne karşısında nedensizce gözleriniz dolarsa, kalbinizde bir sıcaklık yayılırsa ya da boğazınıza bir yumru oturursa, bilin ki bu duygunun bir adı var: Kama Muta.

DUYGUSAL ARKA PLAN
Kama muta, yalnızca bireysel değil, sosyal bir duygu olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre bu his, insanların birbirine bağlanma dürtüsünü pekiştiren evrimsel bir mekanizmanın ürünü. Özellikle insanlarda, grup dayanışmasını güçlendirme ve topluluğa aidiyeti hissettirme açısından önemli bir rol oynuyor. Bilimsel çalışmalarda kama muta, özellikle şu tür anlarda tetikleniyor:
.Birinin fedakârlık yaparak bir başkasına yardım etmesi
.Uzun süredir görüşmeyen kişilerin kavuşma anı
.Hayvanların şefkatli davranışları
.Etkileyici konuşmalar, müzik veya filmler
.Kendi içimizde hissettiğimiz bağ kurma veya "yeniden bağlantı" anları

ANLAMLI TEPKİLER
Uzmanlar, bu hissin yalnızca "duygusallık" olmadığını, aynı zamanda insan beyninin sosyal uyaranlara verdiği anlamlı tepkilerden biri olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Fiske, kama muta kavramının daha geniş kitlelerce anlaşılmasının, bireylerin duygusal farkındalıklarını geliştirmelerinde önemli bir adım olduğunu belirtiyor. "Bir duyguyu adlandırmak, onu anlamanın ilk adımıdır. Kama Muta'yı bilmek, kendimize ve başkalarına karşı daha şefkatli olmamıza da yardımcı olabilir" diyor. Uzmanlar ayrıca sosyal medya ve dijital içeriklerin bu duygunun tetiklenmesinde güçlü bir rol oynadığını da belirtiyor. İnsanların, empati kurabilecekleri kısa videolar veya hikâyeler aracılığıyla sıklıkla kama muta yaşadıkları tespit edilmiş.
BELİRTİLERİ
Araştırma ekibi, kama muta hissini yaşayan bireylerde sıkça şu belirtilerin görüldüğünü belirtiyor:
.Gözyaşı
.Göğüs bölgesinde sıcaklık hissi
.Boğazda düğümlenme
.Vücutta ürperme veya "tüylerin diken diken olması"
.Sosyal temas (sarılma, dokunma) isteği

