ARA sıra prova yapsa da, daha bizleri bunaltan sıcak yaz günleri henüz tam anlamıyla kapımızı çalmadı. Yani özlemle beklediğimiz plaj mevsimi henüz açılmadı. Biz de fırsat bu fırsat diyerek sizlere çok uzak olmayan günübirlik gezilebilecek yakın rotalardan birini tanıtmak istedik.

İzmir'in tarihi ve doğal güzellikleri bugüne dek bakir kalmayı başarabilmiş cennet köşesi Bademli, sıcak yaz mevsiminin hemen öncesinde yeşilin bin bir tonunu tüm cömertliği ile sergiliyor. Kiraz ve fidancılığın ana vatanı olarak bilinen Bademli, Aydın dağlarından gelen küçüklü büyüklü pınarların son derece zengin kaynak suları ile besleniyor.
Tarihte ise 'ırmak yurdu' anlamındaki "Potamia" olarak biliniyor.

CENNETTEN BİR KÖŞE
BADEMLİ, İzmir'e 120, Ödemiş'e ise 19 km uzaklıkta. Doğusunda Beydağ, batısında Ovakent, kuzeyinde Kaymakçı, güneyinde ise Aydın ilinin Köşk ve Sultanhisar ilçeleri yer Karadeniz bölgesini çağrıştırıyor.
Bademli, zengin tarihi dokusuyla da görenleri kendine hayran bırakıyor. Tarihi Salih Efendi, Çapanoğlu ve Apbaş Mescitleri ile Abdülbaki, Hayrettin Efendi, Kılcı Mehmet Ağa ve Derviş Ağa camileri gezilip görülecek yerler arasında bulunuyor. Gizli cennet Bademli, Aydın dağlarından gelen küçüklü büyüklü pınarların son derece zengin kaynak suları ile besleniyor. Cenneti andıran yaylalarında lalarında ise kestane, ceviz, elma gibi meyveler ile barbunya ve fasulye gibi sebzeler yetiştiriliyor. Son yıllarda da göz alıcı kirazı ile ünlü.

Bademli, zengin bir kültürel dokuya da sahip. Yöresel iğne oyası, dantel oyası, boncuk oyası ve kaneviçe tarzı el işleri en gözde olanları. Bunun yanında, Çaputçul dokuma, Peştamal, Pembezar dokuma ve keçecilik hala yaşayan meslekler. Bademli artık dağcılık ve doğa yürüyüşü
kulüplerinin de rotasında bulunuyor.

ANTİK ÇAĞLARDAN BERİ
KÜÇÜK Menderes (antik çağlardaki adı Kaystros) ırmağının aktığı ova, her çağda verimliliğin ve bolluğun göstergesi olmuştur. Antik çağ yazarları bu topraklardan övgüyle bahsederler. Küçük Menderes'in adına ilk kez M.Ö. lX yüzyıl ozanı Homeros'un 'İliada' destanındaki dizelerinde rastlıyoruz.
POTEMYA TABLETİ
BADEMLİ adını tarihi kayıtlarda ilk kez 1327 yılında, Aydınoğulları Beyliği'nden İbrahim Bahadır'ın, Bodamya Beyi olarak anılmasıyla görüyoruz. Bademli adının 'ırmak yurdu' anlamındaki 'Potamia'dan kaynaklandığına ilişkin görüşler, bir tarlada bulunan ve üzerinde 'Potamia' yazısının bulunduğu toprak bir tablete dayanıyor. "Potamia" adı zaman içinde 'Bodamya', 'Badomya' gibi değişiklikle Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde 'Bademye' şekline gelmiş. 'Bademye' ismi, 1965 yılında 'Bademli' olarak değiştirilmiştir. Eski Türk mimarisinin güzelliklerini yansıtan Bademli evlerin benzerlerini ise ancak Birgi'de görebilirsiniz. Bademlinin evleri Safranbolu evleri gibi özelliğini korumayı başarmış yapılardır. "Hanay" biçimi inşa edilmiş iki katlı evlerin, yan yana yapılmış odalarının önünde ise iç avluya bakan "çardak" bulunur. 'Potomia' kalesini mutlaka görün. Bademli'nin parkları ve mesire yerleri sizlere doğayla baş başa kalabileceğiniz eşsiz bir ortam yaratacak.

- POTOMİA KALESİ: Bizanslılar ya da Cenevizliler eliyle yapılmış olduğunu sandığımız kale, Pazaryeri köprüsünün doğusunda Selvi çayı ile Aktaş deresinin arasında ve her iki akarsuyun birleştiği noktaya yakın olup, Aktaş denilen yerdedir. Koruma kalesi olarak kullanıldığı düşünülmektedir.
- ÇEŞME: Aşıklaroba mahallesinde, yukarı Kabaşlar denilen yerde, Şeyh İbrahim'lerin evinin batı duvarında 1852 yılında yapılmış bir hayrattır. Bugün suyu akmadığı için kullanılmamaktadır.
Taş kitabesi ise yıllar önce sökülüp, götürülmüştür.
- TÜRBE: Halkın, "Evliyabaşı" dediği yerde 5 mezar bulunmaktadır. Mezarşarın üstünde ise herhangi bir yapı bulunmamaktadır. Söylenceye göre mezarların yaklaşık 690 yıl önce 'Potamia' Bizanslıların ya da Cenevizlilerin elindeyken buraya fetih için gelen Türk birliğine ait askerlere ait olduğu sanılmaktadır.
- HAYRETTİN EFENDİ CAMİ: Halk arasındaki söylenceye göre, Beydağ'ın 'Korga' yöresinden Bademli'ye "Arapbaş" adında bir oymak gelir. Oymağın beldeye yerleştiği yere günümüzde Akçalı Mahallesi adı verilir. Arapbaş oymağı önderlerinin torunlarından Hacı Haliloğlu Hayrettin Efendi tarafından XIII. Yüzyılda çarşının içine yaptırılan bu cami günümüzde tüm heybetiyle ayaktadır.

- KILCI CAMİ: Bademli'nin en önemli yapıları arasında gösterilir. Aşıkoba Mahallesi'ndeki bu eşsiz cami iç süslemeleri ve duvar resimleriyle ile adeta göz kamaştırıyor. Camide, restorasyon çalışmaları ise halen devam ediyor.
- SALİH EFENDİ MESCİDİ: 1819'da Yenikahve'de yaptırılmıştır. 1931'de onarım görmüş ve günümüzde ibadete açıktır.
- ÇAPANOĞLU MESCİDİ: Çapanoğlu Mustafa Ağa tarafından 1824'de Pazar yerinde yaptırılmıştır. 1946'da ise Kızılcızade Ahmed Ağa tarafından genişletilmiştir.
- DERVİŞ AĞA CAMİ: 1849'da Pazaryerinde Hacı Mustafa tarafından yaptırılan cami, sonradan onarım görse de günümüzde ne yazık ki özelliğini yitirmiştir.
- APBAŞ MESCİDİ: 1864'de Arapbaşoğulları tarafından yaptırılmıştır. Akçalı mahallesinde bulunan bu tarihi değer de günümüze ulaşamayan yapılar arasında yer almaktadır.
- ABDÜLBAKİ CAMİ: 1853'de Yakaçelebi Mahallesinde Baki oğulları tarafından yaptırılmıştır, 1935 ve 1966'da iki önemli restorasyon geçirmiştir.
- KADI OTURAĞI: Hayrettin Efendi Cami'nin kuzey bitişiğinde, yaklaşık 200 yıllık bir yapıydı.
Yapı gereçleri ise taş, ağaç ve saman karıştırılmış çamurdu. İki odası olan bu yapıda, Osmanlı döneminde kadılar otururlardı. Tarihin derinliklerine gömülen bu eşsiz yapıda, İnce Mehmet Efe'nin kızanları ile birlikte 1907 yılında zaptiyeler tarafından öldürüldüğü kayıtlara geçmiştir.

