Dr. Ece İpekoğlu, sosyal medya annelerinin çoğunlukla ev düzeni, çocuk bakımı, sağlıklı beslenme ve seyahat gibi idealize edilmiş aile yaşantılarını paylaştığını söylüyor. "Bu görüntüler, diğer anneler için kıyas ve baskı unsuru haline gelebiliyor. Çünkü sosyal medya genellikle gerçek hayatın zorluklarını yansıtmaz" diyor. Eskiden "aile reisi" sadece evin geçimini sağlarken, bugün babalar duygusal bağları güçlü, çocuklarıyla oyun oynayan, ilgilenen figürler olarak ön plana çıkıyor. İpekoğlu bu durumu "Latte babası" kavramıyla açıklıyor. Ebeveynlik artık yalnızca evde değil, ekranlarda da yaşanıyor. Sosyal medyada çocuklarıyla içerik üreten modern babalar, "bakım veren erkek" imajını güçlendiriyor. Fakat bu gösterişli paylaşımlar, gerçek hayattaki zorlukları gizleyerek ebeveynler arasında kıyas ve baskı yaratabiliyor.

YENİ MODELLER
Dr. İpekoğlu, "Sosyal medya anneleri"nin birer influencer olarak hem aile yaşamını hem de yaşam tarzını yansıttığını, markaların bu annelere sponsorlu işbirlikleri teklif ettiğini belirtiyor. Ancak idealize edilen bu anne figürü, takipçiler üzerinde yetersizlik hissi ve ekonomik baskı yaratabiliyor. Öte yandan, anneliğin her haliyle dürüstçe paylaşıldığı içerikler de var ve bu tür içerikler takipçilere yalnız olmadıklarını hissettiriyor. "Latte babası" ise geleneksel babalık rollerinin dışına çıkan, çocuk bakımında aktif, şefkatli ve duyarlı erkekleri temsil ediyor.

Bebek arabasıyla gezintiye çıkan, çocukla oyun oynayan, estetik filtrelerle günlük hayatını paylaşan bu babalar, sosyal medyada yeni bir babalık modeli olarak dikkat çekiyor.

BASKI KAYNAĞI
İpekoğlu, "Sosyal medya erkeklerin sadece güçlü ya da otoriter değil, aynı zamanda şefkatli ve duyarlı yanlarını da görünür kıldı. Latte babası bu boşluğu dolduruyor. Ancak bu figürün genellikle estetik ve seçici temsili, gerçek toplumsal cinsiyet eşitliğini tam yansıtmayabilir" diye ekliyor. Sonuç olarak, "Sosyal medya annesi" ve "Latte babası" kavramları, modern ebeveynlik anlayışının sosyal medya yansımalarını anlamak için önemli birer pencere sunuyor. Sosyal medya platformları, ebeveynlik rollerinin dönüşümünde hem fırsat hem de baskı kaynağı olarak öne çıkıyor.

