Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte yapay zekâ, günlük yaşamın birçok alanında önemli bir yer edindi. Her sektörde olan yapay zeka hayatımızın gelişiminde ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor. Dünya genelinde eğitim sektöründe ciddi bir şekilde kullanılan yapay zeka ülkemizde de artık çok fazla kullanılmaya başlandı. Maarif sistem içerisinde yapay zekanın kullanıldığı en önemli örneklerden birisi akıllı tahtalarla başlıyor. Aynı zamanda bazı dersler kapsamında akıllı gözlükler, VR gerçeklik konuları da işlendiği zaman teknolojinin kullanımıyla birlikte eğitim daha da ilgi çekici bir hale geliyor. Eğitim sırasında kullanılan teknolojik cihazların yanı sıra parmak iziyle giriş, okutulan QR kodlar ya da güvenlik kameraları bile en basit örnekler olarak sıralanabilir.

EŞSİZ FIRSATLAR
Yapay zekâ uygulamaları, öğrenme süreçlerini değiştirmenin yanı sıra eğitim sistemine de yeni ve eşsiz fırsatlar sunuyor. Akıllı eğitim platformları da aynı şekilde insanların gelişimi için yaş sınırını ortadan kaldırmaya yarıyor ve herkesin her an istediği şekilde erişmesine katkı sağlıyor. Bu platformlar kişiselleştirilmiş eğitim içerikleri sunmakla beraber sizin isteğinize bağlı şekillenebiliyor. Bunları kullanan öğretmenler de eğitim süreçlerini daha etkili şekilde yönetebiliyor. Yapay zekânın eğitimdeki en büyük avantajlarından biri, öğrencilere bireysel öğrenme imkânı sunması. Her öğrencinin öğrenme hızı ve yöntemi farklı bu sebeple de verilen eğitim kişiye özgü olduğunda alınan verim de yüksek oluyor. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda artık özel eğitimler de şekil değiştiriyor. Yapay zekâ destekli sistemler, öğrencilerin eksik olduğu konuları analiz ederek onlara özel çalışma programları hazırlayabiliyor. Eksikliklerini kolayca ortaya koyuyor, bunları nasıl kapatabileceklerini söylüyor ve bu konuda da doğru yönlendirmeler yapıyor. Böylece öğrenciler kendi seviyelerine uygun içeriklerle daha kolay öğrenme fırsatı elde ediyor.

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI
Tabii yapay zekanın eğitim sektöründe kullanılması her zaman da olumlu değil. Şimdi biraz da olumsuz yanlarından bahsetmek gerekiyor: Öğrencilerin teknolojiye aşırı bağımlı hale gelmesi, araştırma ve düşünme becerilerinin zayıflaması bunların başında geliyor. Sürekli teknoloji odaklı eğitime alışan öğrenci, ister istemez tabletlere bilgisayarlara ve telefona bağımlı hale geliyor. Her şeyin hazır bir şekilde erişilebilir olması da öğrencilerin üretkenliğini azaltabilir. Ayrıca her öğrencinin teknolojiye eşit şekilde ulaşamaması eğitimde fırsat eşitsizliğine neden olabilir. Çünkü her öğrencinin evinde günümüzde bile hala internet olmayabilir, erişimi kolay olmayabilir ve bu sebeple de küçük yaşta eşitsizliği öğrenmek zorunda kalabilir. Veri güvenliği ve kişisel bilgilerin korunması konusu da dikkat edilmesi gereken önemli sorunlar arasındadır.

