İzmir'de ahşap oyma sanatının yaşayan ustalarından Aşir Güler'in öğrencileri tarafından hazırlanan sergi, Bostanlı Sanat Galerisi'nde görücüye çıktı. Yaklaşık 100 eserin yer aldığı sergi, yalnızca el emeği eserleri değil, her biri farklı hayat hikâyelerine sahip sanat tutkunlarının yolculuklarını da ziyaretçilerle buluşturuyor. Aşir Güler ve kursiyerlerinin hayata geçirdiği ahşap oyma sergisi, yarına kadar kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. 44 yıldır ahşap oyma sanatıyla iç içe yaşayan Güler, ahşabın yalnızca işlenen bir malzeme değil, karakteri olan canlı bir yapı olduğunu söyledi. "Her ağacın kendine özgü bir dili var. Cevizin, ıhlamurun, zeytinin karakteri farklıdır. Önce ahşabın suyunu öğrenmek gerekir. Onunla uyum içinde çalıştığınızda ortaya gerçek eserler çıkıyor" diyen Güler, yıllardır edindiği bilgi ve deneyimi öğrencilerine aktarmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
'KENDİME AİT BİR ALAN BULDUM'
Emekli olduktan sonra ahşap oymaya yönelen Arif Uçar ise sanatın hayatına bambaşka bir anlam kattığını belirterek, "Tahsin hocamla başladığımız ancak onun vefatı nedeniyle yarım kalan bir boğa heykeli vardı. Daha sonra Aşir hocamla birlikte onu tamamladık. Bu eser benim için çok özel. Çünkü iki ustamın da emeğini ve dokunuşunu taşıyor" dedi.Mitolojiye ve Helenistik döneme duyduğu ilgiyi eserlerine yansıtan Uçar, ahşap oymacılığın kendisine bakmayı ve ayrıntıları fark etmeyi öğrettiğini dile getirerek, "Bir balığı hayatınız boyunca onlarca kez görmüş olabilirsiniz ama onu oymaya başladığınızda detaylarını bilmediğinizi fark ediyorsunuz. Bu sanat sizi daha dikkatli bakmaya ve gözlem yapmaya yönlendiriyor" diye konuştu. Aşir Güler'den öğrendiği en önemli şeyin ayrıntılar olduğunu vurgulayan Uçar, "Bizim 'bitti' dediğimiz yerde Aşir hoca yeniden başlıyor. Eseri bir üst seviyeye taşıyan o ince detayları görmek benim için çok büyük bir kazanım oldu" ifadelerini kullandı. Sergide eserleri bulunan diyetisyen Sinem Paker ise ahşapla tanışmasının hayatında yeni bir sayfa açtığını vurgulayarak, "Hobi amaçlı başlamıştım. Ahşaba ilk dokunduğum anı hiç unutamıyorum. Yoğun iş temposunun içinde kendime ait bir alan buldum. Ahşap bana sabrı, üretmenin mutluluğunu ve emek vermenin değerini öğretti" açıklamasını yaptı. Ortaya çıkan her eserin ayrı bir hikayesi olduğuna değinen Paker, "Kendi ellerinizle bir eser ortaya çıkardığınızda tarif edilmesi zor bir mutluluk yaşıyorsunuz. Her çalışma insanın kendisini de keşfettiği bir yolculuk oluyor" diye konuştu. Arif Uçar, sergilerin sanatçılar için taşıdığı anlamı ise şu sözlerle anlattı: "İnsan yaptığı eseri zaten seviyor; adeta çocuğu gibi oluyor. Ancak o eserlerin başkaları tarafından ilgiyle incelenmesi ve takdir edilmesi tarifsiz bir mutluluk. Sergide sessizce insanların eseriniz hakkında yaptığı yorumları dinlemek, paylaşma duygusunun zirvesi diyebilirim." Yaklaşık 100 eserin yer aldığı ve farklı meslek gruplarından sanatseverleri bir araya getiren sergi, ahşabın sıcaklığını ve sanatın birleştirici gücünü gözler önüne seriyor.

