BİRKAÇ yıl öncesine kadar sadece insanlara özgü olduğu düşünülen yazılım geliştirme süreci, artık yapay zekâ destekli araçlarla çok daha hızlı gerçekleştiriliyor. İnsanların saatlerini harcayarak oluşturduğu kodlama sistemlerini yapay zeka ve makine öğrenmesi, saniyeler içinde hallediyor. İşte bu durum da önemli bir soruyu gündeme getiriyor: İnsanlar mı kod yazma savaşını kazanan olacak yoksa yapay zeka mı?
RUTİN İŞLEMLER
GÜNÜMÜZDE yapay zekâ sistemleri milyonlarca satır kod üzerinde eğitiliyor. Oluşum algoritmalarının temelinde de bu yatıyor. Böylece farklı programlama dillerini çok kısa sürede doğru bir şekilde öğrenebiliyor ve kendisini de geliştirmeye devam edebiliyor. Üstelik yapay zeka bununla sınırlı kalmıyor aynı zamanda hataları tespit edebiliyor ve belirli gereksinimlere uygun kod parçaları da üretebiliyor. Hiçbiri de birbirine benzemiyor. Bütün bunlara ek olarak yapay zekâ, rutin ve tekrarlayan işlemlerde de oldukça başarılı. Bu sebeple verileri toplama, yenilerini üretme ve bunları bir araya getirerek kod oluşturma gibi en karışık süreçleri algılama noktasında son derece verimli. Detaylandıracak olursak, veri işleme, basit algoritmaların oluşturulması, hata ayıklama ve kod optimizasyonu gibi görevlerde geliştiricilere önemli ölçüde zaman kazandırıyor. Tabii bu noktada insan gücüne de ister istemez ihtiyaç duyuluyor. Çünkü yapay zeka her ne kadar güçlü olsa da bir teknoloji ürünü ve hata yapabilir. O başka hataları ayıklarken kendi ürettiği hataları kontrol etmek de insanlara düşüyor. Bütün meslek gruplarında yeni bir iş alanı olarak da görülebilen yapay zeka kontrolü bu noktada son derece kritik. Ama yine de yapay zeka her zaman üstün gelecek diye bir kural yok. Yazılım geliştirme sadece kod yazmaktan ibaret değil. Bir yazılım projesinin başarısı; problem analizi, kullanıcı ihtiyaçlarının anlaşılması, yaratıcı düşünce ve stratejik kararlar gibi birçok faktöre bağlıdır. İnsan geliştiriciler bu alanlarda hâlâ büyük bir avantaja sahip. Öte yandan bir örnekle açıklamak gerekirse şöyle söyleyebiliriz: Örneğin bir müşteri için geliştirilecek özel bir uygulamada, kullanıcının beklentilerini doğru anlamak ve buna uygun çözümler tasarlamak insan muhakemesini gerektiriyor. Yapay zekâ mevcut verilerden öğrenirken, insanlar daha önce karşılaşılmamış durumlar için yenilikçi çözümler geliştirme konusunda daha uzman. Ayrıca etik ararlar, güvenlik politikaları ve ürün vizyonu gibi konular insan kontrolünü zorunlu kılıyor.
YAZILIM GELİŞTİRME
BÜTÜN bunlar belirsizliğini korurken merak edilen başka bir konu da gelecekte yazılım geliştirmenin nasıl olacağı. Uzmanların büyük bölümü geleceğin tamamen yapay zekâya veya tamamen insanlara ait olmayacağı konusunda hemfikir. Yazılım geliştirme süreçlerinde en başarılı model, insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit yapı olacak. Bu son derece önemli bir gelişme olarak görülür çünkü çoğu konuda yapay zeka ve insan gücünün birleşimi büyük katkıları da beraberinde getirir.

