Bilim insanları, beynin korku hissini yalnızca üretmekle kalmayıp, gerçek bir tehdit olmadığını öğrendiğinde bu duyguyu nasıl bastırdığını da ortaya koydu. Hakemli bilim dergisi Science'ta yayımlanan araştırma, korkunun kontrol edilmesini sağlayan sinirsel mekanizmaları ayrıntılı şekilde ortaya çıkarırken, ruh sağlığı alanındaki tedavilere de ışık tutabilecek bulgular sundu. Araştırmada yaklaşık 100 fare, üzerlerine doğru yaklaşan yırtıcı bir kuş izlenimi oluşturan görsel uyaranlarla karşı karşıya bırakıldı. İlk denemelerde içgüdüsel olarak saklanmaya çalışan hayvanların, aynı uyaranla defalarca karşılaşmalarının ardından tehlikenin gerçek olmadığını öğrenerek normal davranışlarına döndüğü gözlendi.
BENZER SİNİR AĞLARI
Deney sırasında farelerin beyin aktivitelerini izleyen araştırmacılar, öğrenme sürecinin ilk aşamasında görsel korteksin önemli rol oynadığını belirledi. Korkunun gereksiz olduğunun öğrenilmesinin ardından ise bu bilginin, beynin bugüne kadar yeterince incelenmeyen ventrolateral genikülat çekirdeği vLGN) adı verilen bölgesinde depolandığı tespit edildi. Çalışmanın lideri Sara Mederos, araştırmanın beynin deneyim yoluyla hangi içgüdüsel tehlikelerin aslında zararsız olduğunu nasıl öğrendiğini ortaya koyduğunu belirtti. Daha önce vLGN'nin unutma süreçleriyle ilişkili olduğu bilinse de, öğrenilen bilgilerin burada saklandığının ilk kez bu kadar net şekilde gösterildiğini ifade etti. Araştırmacılar, insan beyninde de benzer sinir ağlarının bulunduğunu belirterek, elde edilen bulguların fobi, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi korku temelli ruhsal hastalıkların tedavisinde yeni ilaç ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini vurguladı. Ancak bu bulguların klinik uygulamalara dönüşebilmesi için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu da kaydedildi.

