ABD'de yapılan yeni bir araştırma, mesajlaşma temelli terapinin depresyonla mücadelede etkili bir yöntem olabileceğini gösterdi. Washington Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, üç ay boyunca haftalık mesaj terapisi alan yetişkinlerin belirtilerinde belirgin iyileşmeler görüldü. Araştırmada 400'den fazla yetişkinin verileri incelenirken, mesaj yoluyla gerçekleştirilen terapi seanslarının görüntülü görüşme şeklindeki terapiyle benzer sonuçlar verdiği belirlendi. Araştırmacılar, hastaların terapistleriyle hangi dijital yöntem üzerinden iletişim kurduğunun, iyileşme oranlarında önemli bir fark oluşturmadığını ifade etti. Çalışmanın sonuçları, özellikle yüz yüze veya görüntülü görüşmeye zaman ayıramayan kişiler için mesaj terapisinin daha esnek bir alternatif olabileceğine işaret ediyor.
DESTEKLEYİCİ BİR SEÇENEK
Yazılı iletişim aynı zamanda hasta ve terapistin önceki görüşmeleri tekrar inceleyebilmesine de olanak sağlıyor. Dijital ruh sağlığı hizmetleri, özellikle Kovid-19 salgını sonrası daha yaygın hale gelirken, uzmanlar bu yöntemlerin geleneksel terapilerin yerini tamamen alması yerine mevcut hizmetlere destekleyici bir seçenek oluşturabileceğini belirtiyor. Uzmanlar, mesaj terapisinin bazı avantajlarına rağmen terapistin hastanın ruhsal durumundaki kritik değişimleri yüz yüze görüşmeler kadar kolay fark edemeyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle kendine zarar verme riski taşıyan kişilerde daha kapsamlı değerlendirmelerin gerekebileceği vurgulanıyor. Araştırmacılar, ruh sağlığı desteğine ihtiyaç duyan kişi sayısının giderek arttığı bir dönemde mesaj temelli terapinin erişilebilirliği artırabilecek önemli bir araç olabileceğini belirtiyor. Ancak yöntemin farklı hasta gruplarındaki etkisini değerlendirmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.

