Ebru sanatı, suyun yüzeyine bırakılan boyaların çeşitli hareketlerle şekillendirilmesi ve ardından kâğıda aktarılmasıyla oluşan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Renklerin su üzerindeki dağılımı sayesinde her çalışmada kendine özgü bir sonuç ortaya çıkar. Bu yönüyle ebru, tekrarı birebir mümkün olmayan üretimler sunar. Tarih boyunca kitap sanatlarında, özellikle cilt ve hat çalışmalarında arka plan olarak kullanılmıştır. Günümüzde ise hem klasik uygulamalarıyla hem çağdaş yorumlarıyla ilgi görmeye devam eder. Ebru üretimi, suyun yüzeyinde renklerle kurulan bir dengeye dayanır. Boyalar suya bırakılır, yüzeyde hareket ettirilir ve oluşan desen kâğıda aktarılır. Süreç sabır ve dikkat gerektirir.
ÖNEMLİ USTALAR
Hatib Mehmed Efendi
Hatib Mehmed Efendi, ebru sanatında iz bırakan en önemli ustalardan biri kabul edilir. Adını taşıyan "Hatip ebrusu" tekniğiyle, su üzerindeki desen anlayışına yepyeni bir estetik kazandırarak sanatın gelişiminde belirleyici bir rol oynadı. Özellikle iç içe geçen renklerden oluşturduğu çiçeksi ve geometrik kompozisyonlar, döneminin en seçkin yazma eserleri ve murakkalarında kullanıldı. Üslubu, yalnızca yaşadığı dönemi etkilemekle kalmadı; yaklaşık 150 yıl sonra Mehmed Necmeddin Okyay gibi büyük ustalar tarafından yeniden yorumlandı. Bugün Hatîb Mehmed Efendi, klasik Türk ebru sanatının en güçlü dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

Mehmed Necmeddin Okyay
Mehmed Necmeddin Okyay, ebru sanatını 20. yüzyıla taşıyan en önemli ustalar arasında yer alıyor. Hat, cilt, tezhip ve okçuluk gibi pek çok alandaki ustalığı nedeniyle "Hezarfen" unvanıyla anılan sanatçı, ebruya kazandırdığı çiçek kompozisyonlarıyla kendi adıyla anılan "Necmeddin Üslubu"nu oluşturdu. Lale, karanfil, sümbül ve fulya gibi motifleri suyun yüzeyinde yorumlayarak klasik ebru anlayışına yeni bir estetik katman ekledi. Yetiştirdiği öğrenciler ve geride bıraktığı eserlerle bu sanatın sonraki kuşaklara aktarılmasında da önemli bir rol üstlendi. Bugün hem geleneksel ebru sanatının en büyük ustalarından biri hem de modern dönemin en etkili isimlerinden biri.

Mustafa Düzgünman
Mustafa Düzgünman, 20. yüzyılda geleneksel Türk ebru sanatının en güçlü temsilcilerinden. Hocası Mehmed Necmeddin Okyay'dan aldığı mirası korurken, özellikle papatya motifini ebru repertuvarına kazandırması ve çiçekli ebruya getirdiği incelikli yorumlarla kendi izini bıraktı. Modern akımlara yönelmek yerine klasik üsluba sadık kalan sanatçı, eserleri kadar yetiştirdiği öğrencilerle de ebru geleneğinin geleceğini şekillendirdi. Açtığı sergiler ve uzun yıllar sürdürdüğü üretimi sayesinde ebru sanatının daha geniş kitleler tarafından tanınmasına önemli katkı sağladı. Bugün Mustafa Düzgünman, klasik ebru geleneğinin en etkili ustalarından biri ve çağdaş ebru sanatının temel isimleri arasında gösteriliyor.
Tevfik Alparslan Babaoğlu
Tevfik Alparslan Babaoğlu, günümüzde geleneksel Türk ebru sanatını en güçlü şekilde temsil eden ustalar arasında yer alıyor. Mustafa Düzgünman ekolünden yetişen sanatçı, klasik ebru anlayışını korurken eğitim çalışmaları, yayınları ve uluslararası faaliyetleriyle bu mirasın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Ebrû İstanbul ve Türk Ebrûsu adlı kitapları, ebru sanatı üzerine başvuru kaynakları arasında gösteriliyor. 2013 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen Babaoğlu, üretimlerini ve eğitim çalışmalarını günümüzde de sürdürüyor.
Fuat Başar
1977 yılında Mustafa Düzgünman'la mektuplaşarak ebru çalışmalarına başlayan Başar, aynı yıl hat dersi almaya başladığı Hamit Aytaç'tan 1980 yılında hat icâzeti aldı. Mustafa Düzgünman'dan 1989 yılında biri Osmanlı Türkçesi olmak üzere üç ebru icâzeti aldı. Yüzlerce kişisel ve karma sergiye, uluslararası sanat faaliyetlerine katılan Başar, Amerika, Almanya, Japonya, Malezya gibi çeşitli ülkelerde ebru sanatı tanıtımında bulundu. Dünya çapında birçok hattat ve ebru ustası yetiştiren Başar, Yıldız Teknik Üniversitesinde ebru fizikokimyası konusunda çalışmalarda bulundu, ebru konusunda kitabı ve makaleleri yayımlandı. Eserleri dünyanın birçok müzesinde, yurt içi ve yurt dışındaki koleksiyonerlerde bulunan sanatçı, birçok devlet başkanı ve bakanın da tuğralarını çekti.

