EGE'NİN binlerce yıllık zeytin kültürünün kökleri, İzmir'in Urla ilçesindeki Klazomenai Antik Kenti'nde arkeolojik ve teknolojik kanıtlarıyla gün yüzüne çıkıyor.

Yalnızca kırma ve ezme işlemlerinin yapıldığı ilkel alanların aksine; zeytinin ezilmesinden suyundan ayrıştırılmasına, preslenmesinden özel depolara aktarılmasına kadar entegre bir sistemle çalışan tesis, dünyanın ilk ve en eski zeytinyağı fabrikası unvanını taşıyor.

BİNLERCE YILLIK SERÜVEN
ZEYTİN ağacının ve zeytinyağı üretiminin geçmişi Akdeniz havzasında M.Ö. 4000'li yıllara kadar uzansa da, üretimin bireysel ihtiyacın ötesine geçip "sanayi tipi" bir nitelik kazanması ilk kez İyonya döneminde, Klazomenai'de gerçekleşti. M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen bu antik tesis, zeytinyağı üretiminde insan ve hayvan gücünün kaldıraç ve vida pres mekanizmalarıyla birleştirildiği ilk mühendislik örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Klazomenai halkı, geliştirdikleri bu üretim tekniği sayesinde zeytinyağını sadece yerel bir tüketim maddesi olmaktan çıkararak Akdeniz ve Karadeniz havzasına ihraç edilen stratejik bir ticaret ürününe dönüştürdü. Kentte üretilen yağlar, Klazomenai'ye özgü "amphora" adı verilen özel toprak testilerle tüm antik dünyaya taşındı.

Arkeolojik kazılar sonucunda gün ışığına çıkarılan ve aslına uygun olarak restore edilen işlik; ayrıştırma kuyuları, bileşik kaplar esasına dayanan çökeltim havuzları ve devasa pres taşlarıyla dikkat çekiyor. Sistem, zeytinyağının sudan özgül ağırlık farkı kullanılarak doğal yollarla ayrılmasını sağlayarak günümüz kontinü tesislerinin temel çalışma mantığını tam 2600 yıl öncesinden ortaya koyuyor. Klazomenai'deki bu tarihi miras, İzmir ve Ege coğrafyasının sadece doğasıyla değil, dünya sanayi ve mühendislik tarihine yön veren köklü geçmişiyle de ne kadar kritik bir rol üstlendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.