Sıcak havalarda daha çabuk sinirlenmek veya küçük sorunlara normalden daha sert tepki vermek yalnızca bir his olmayabilir. Yüksek sıcaklık, vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla çalışmasına neden oluyor. Terleme, susuzluk ve sürekli serinleme ihtiyacı fiziksel bir stres yaratırken, sıcaklığın stresle ilişkili hormonal ve nörotransmitter sistemlerini etkilemesi de ruh halini değiştirebiliyor. Özellikle gece sıcaklıklarının yüksek olması uykuyu bozarak ertesi gün stresle baş etmeyi ve duyguları kontrol etmeyi zorlaştırabiliyor.
TAHAMMÜL EŞİĞİ
Sıcaklığın yarattığı sürekli fiziksel rahatsızlık da kişinin tahammül eşiğini düşürebiliyor. Trafikteki kısa bir gecikme, evde yaşanan küçük bir tartışma veya kalabalık bir ortam, sıcak havalarda olduğundan daha yorucu ve rahatsız edici algılanabiliyor. Bu nedenle sıcaklık yalnızca bireysel ruh halini değil, sosyal ilişkilerdeki gerilimi de artırabiliyor. Bazı ruhsal rahatsızlıkları bulunan kişiler ise aşırı sıcak dönemlerinde daha fazla zorlanabiliyor; ayrıca bazı psikiyatrik ilaçlar vücudun terleme ve ısı düzenleme mekanizmalarını etkileyerek sıcakla ilişkili riskleri artırabiliyor.
STRES DÜZEYİ
Sıcak havalarda bu etkileri azaltmak için yeterli su tüketmek, serin ortamlarda bulunmak, uyku düzenine dikkat etmek ve günün en sıcak saatlerinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak önem taşıyor. Kısacası yükselen sıcaklık, yalnızca termometredeki değeri değil, bedenin stres düzeyini ve dolayısıyla sabır eşiğimizi de etkileyebiliyor

