ÇİN'DE kısa ve dikey formatta hazırlanan mikro diziler, eğlence sektörünün en hızlı büyüyen alanlarından biri haline geldi. Birkaç dakikayı geçmeyen yüzlerce bölümden oluşan yapımlar, milyonlarca izleyiciye ulaşırken üretimde yapay zeka kullanımı da hızla yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm, oyunculuk sektörünün yanı sıra insan yüzünü de yeni bir dijital ürüne dönüştürüyor. Artık insanlar yüzlerinin yapay zeka tarafından kullanılmasına izin vererek gelir elde edebiliyor.
KATALOGLARDAN SEÇİLİYOR
YAPAY zeka destekli içerik üreticileri, gerçek insanların yüzlerini lisanslayabilecekleri platformlara yöneliyor. Yüzünü kiralayan kişiler belirli kullanım koşullarını kabul ederken yapımcılar da kataloglardan aradıkları özelliklere sahip yüzleri seçebiliyor. Platformlarda yaş, cinsiyet ve karakter özelliklerinin yanı sıra "komşu kızı", "sert karakter" veya "süpermodel" gibi kategoriler üzerinden seçim yapılabiliyor. Yüzünü lisanslayan kişilerin elde ettiği gelir ise kullanım şekline göre 15 ila 700 dolar arasında değişebiliyor. Bu sistemde oyunculuk yeteneği de ikinci plana düşüyor. Çünkü yapay zeka, lisanslanan yüzü farklı karakterlere dönüştürebiliyor, konuşturabiliyor ve farklı sahnelere yerleştirebiliyor. Ancak yeni ekonomi beraberinde ciddi sorunları da getiriyor. İnsanların yüzlerinin izin alınmadan kopyalanarak yapay zeka içeriklerinde kullanılması, özellikle Çin'de çok sayıda tartışmaya neden oluyor. Bazı platformlar izinsiz yüz ve ses kullanılan binlerce içeriği kaldırmak zorunda kaldı.
EKONOMİK BİR VARLIK
YAPAY zekanın yükselişiyle birlikte oyuncunun yalnızca performansı değil, yüzü de ekonomik bir varlığa dönüşüyor. Çin'de gelişen yüz lisanslama pazarı, içerik üretim maliyetlerini düşürürken kişilere yeni bir gelir kapısı açıyor. Ancak yüzün bir kez dijital ortamda kullanılması, kişinin üzerindeki kontrolünü zorlaştırabileceği için telif, mahremiyet ve biyometrik veri hakları giderek daha önemli hale geliyor. Kısacası yeni dönemde yapımcıların aradığı şey bazen bir oyuncu değil; iyi bir yüz ve onu kullanma izni.

