ÇOCUKLUĞUNUZUN geçtiği sokak, yıllardır yürüdüğünüz sahil yolu veya mahallenizdeki eski park hâlâ yerinde olabilir. Ancak çevrenin zaman içinde değişmesi, bu mekânları artık eskisi kadar tanıdık hissettirmeyebilir. İşte kişinin yaşadığı yerden ayrılmadan, çevresindeki değişimler nedeniyle hissettiği kayıp ve yabancılaşma duygusu solastalji olarak adlandırılıyor. Kavram, 2000'li yılların başında Avustralyalı çevre filozofu Glenn Albrecht tarafından ortaya atıldı. Solastalji, en basit ifadeyle "yerinde gurbet" hissini anlatıyor.
AİDİYET DEĞİŞİYOR
SOLASTALJİ kavramının ortaya çıkışında özellikle madencilik faaliyetleri ve çevresel tahribat etkili oldu. Ormanların yok olması, su kaynaklarının zarar görmesi veya doğal alanların tamamen değişmesi, o bölgelerde yaşayan insanların çevreleriyle kurduğu bağı da etkileyebiliyor. Çünkü insanlar yaşadıkları yerleri yalnızca fiziksel alanlar olarak görmüyor. Sokaklar, parklar, ağaçlar ve doğal alanlar aynı zamanda kişisel ve toplumsal anıların taşıyıcısı oluyor. Bu nedenle bir çevrenin değişmesi, yalnızca görüntünün değişmesi anlamına gelmeyebiliyor. Kişi, geçmişinin bir bölümünün de ortadan kalktığını hissedebiliyor. Solastalji günümüzde yalnızca çevre tahribatıyla değil, iklim kriziyle de ilişkilendiriliyor. Kuruyan göller, değişen mevsimler, azalan yağışlar ve artan aşırı hava olayları, insanların yıllardır alıştığı doğal düzenin değişmesine neden oluyor. Hızlı şehirleşme de benzer bir etki yaratabiliyor. Eski mahallelerin dönüşmesi, küçük işletmelerin kapanması, parkların ve boş alanların yapılaşmaya açılması, kişinin yaşadığı çevreyle kurduğu aidiyet duygusunu zayıflatabiliyor.
NOSTALJİDEN FARKLI
SOLASTALJİ, nostaljiyle benzer görünse de önemli bir fark taşıyor. Nostaljide geçmişte kalan bir yere veya döneme duyulan özlem öne çıkarken, solastaljide kişi hâlâ aynı yerde yaşıyor. Ancak yaşadığı çevre değiştiği için artık kendisini oraya ait hissetmekte zorlanıyor. Bu nedenle solastalji, modern dünyanın hızlı dönüşümleri karşısında ortaya çıkan sessiz bir kayıp ve yabancılaşma duygusu olarak değerlendirilebilir. Bazen insan bir yerden ayrılmadan da o yerin kendisine yabancılaşabilir.

