CLOUDFLARE'IN 30 Eylül itibarıyla paylaştığı verilere göre web sitelerine gelen isteklerin yüzde 64,4'ü botlardan, yüzde 35,6'sı ise insanlardan kaynaklanıyor. Bu tablo, internet altyapısındaki trafiğin artık ağırlıklı olarak doğrudan insanlar tarafından oluşturulmadığını ortaya koyuyor. Ancak burada bot trafiğinin tamamının yapay zeka sistemlerinden oluşmadığını belirtmek gerekiyor. Arama motorlarının tarayıcıları, performans ölçüm sistemleri ve benzeri otomatik araçlar uzun süredir internet trafiğinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Son dönemde asıl dikkat çeken gelişme ise "agentic AI" olarak adlandırılan yapay zeka ajanlarının yaygınlaşması. Bu sistemler, kullanıcıdan aldıkları talimat doğrultusunda internette arama yapabiliyor, farklı web sitelerini ziyaret edebiliyor, bilgi toplayabiliyor ve elde ettikleri verileri kullanıcıya sunabiliyor. Dolayısıyla kullanıcı yalnızca bir yapay zeka sohbet penceresine soru sorduğunda, ekranın arka planında çok daha büyük bir internet trafiği gerçekleşebiliyor. Yapay zeka sistemi, yanıt oluşturmak için farklı web sayfalarını tarıyor ve bu sayfalardan bilgi topluyor. Kullanıcı açısından görünmeyen bu işlemler ise web siteleri açısından gerçek trafik anlamına geliyor.
ÜÇTE BİRİNDEN FAZLA
ÜSTELİK bu değişim oldukça hızlı gerçekleşiyor. Cloudflare'ın verilerine göre botların toplam internet trafiğindeki payı yalnızca birkaç ay önce yüzde 57,4 seviyesindeydi. İnsan trafiğinin payı ise yüzde 42,6 olarak ölçülüyordu. Kısa süre içinde bot trafiğinin yüzde 64,4'e yükselmesi, internet üzerindeki otomatik sistemlerin ağırlığının ne kadar hızlı arttığını gösteriyor. Cloudflare CEO'su Matthew Prince de yapay zeka ajanlarının oluşturduğu trafiğin insan trafiğini 2027 yılında geçmesini beklediklerini, ancak bu eşiğin tahmin edilenden çok daha erken aşıldığını belirtti. İnternetteki dönüşüm yalnızca web sitelerini kimin ziyaret ettiğiyle sınırlı değil. İçeriğin nasıl üretildiği de değişiyor. Pew Research Center'ın araştırmasına göre ChatGPT'nin Kasım 2022'de kullanıma sunulmasının ardından yayınlanan web sayfalarının yüzde 35'inden fazlasında yapay zeka tarafından yazılmış veya düzenlenmiş içerik izleri bulunuyor. Bu veri, yapay zekanın internet üzerindeki rolünün yalnızca içerik tüketmekten ibaret olmadığını gösteriyor.
İÇERİK ÜRETİMİ
HABERLERDEN ürün açıklamalarına, sistemleri tarafta yine yapay zeka sistemleri bu web sayfalarının içeriklerini üretmeye veya düzenlemeye başlıyor. Bu durumun uzun vadede ortaya çıkarabileceği en önemli sorunlardan biri ise yapay zeka sistemlerinin eğitim verilerinde sentetik içeriğin payının artması. Ortaya çıkabilecek döngü ise oldukça basit: İnsanlar kaliteli içerikler üretiyor, yapay zeka bu içerikleri kullanarak yeni metinler oluşturuyor, bu yeni metinler internete yükleniyor ve sonraki yapay zeka sistemleri de bu sentetik içerikleri eğitim verisi olarak kullanıyor. İçeriğin doğruluğu veya kalitesi yeterince denetlenmediği takdirde, hatalı bilgilerin de aynı döngü içerisinde yeniden üretilmesi mümkün. Bu nedenle mesele yalnızca internet üzerindeki içerik miktarının artması değil, içeriğin niteliğinin ve kaynağının korunması açısından da önem taşıyor.
ÖLÜ INTERNET TEORISI
TÜM bu gelişmeler, son yıllarda yeniden ilgi gören "Dead Internet Theory", yani "Ölü İnternet Teorisi" tartışmasını da gündeme taşıyor. Teori genel olarak internet üzerindeki içerik ve etkileşimlerin önemli bölümünün insanlar yerine botlar ve yapay zekasistemleri tarafından üretildiği fikrine dayanıyor. İlk ortaya çıktığı dönemde oldukça uç bir iddia olarak görülen bu yaklaşımın bazı varsayımları bugün daha ölçülebilir veriler üzerinden tartışılabiliyor. Bot trafiğinin insan trafiğini geride bırakması ve yapay zekatarafından üretilen içeriklerin web üzerindeki payının artması, bu tartışmaya yeni bir boyut kazandırıyor. Ancak mevcut veriler insanların internetten çekildiğini göstermiyor. İnsanlar hala web sitelerini ziyaret ediyor, içerik okuyor, video izliyor, sosyal medya platformlarını kullanıyor ve çevrim içi hizmetlerden yararlanıyor. Değişen temel nokta, yapay zekasistemlerinin internet üzerinde gerçekleştirdiği faaliyetlerin çok hızlı biçimde büyümesi.

