Okula gitmek için 21 Mart 2006'da evlerinden ayrılan ilkokul öğrencileri Büşra Karabacak (10) ile kuzeni Tuğçe Yıldırım'dan (10) bir daha haber alınamadı. Arama çalışmalarının 44'üncü gününde, 3 Mayıs 2006'da iki kuzenin cansız bedenleri Savaştepe Çamurlu Mahallesi Mezarlığı yakınındaki bir menfezde bulundu. Soruşturmada yaklaşık 11,5 yıl sonra tütün satıcısı Seyhan Yakar ile cezaevinde evlendiği Yeliz E.Y. Bergama'da, kardeşi Ayhan Yakar ise Dikili'de gözaltına alındı. Yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla Ahmet Ç. de soruşturmaya dahil edildi. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Seyhan ve Ayhan Yakar hakkında "kasten öldürme", "birden fazla kişiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "cinsel istismar", Yeliz E.Y. ile Ahmet Ç. hakkında ise "birden fazla kişiyle birlikte çocuğu hürriyetinden yoksun kılma" suçlamalarıyla dava açıldı.

İSTİNAFA TAŞINDI
Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Nisan 2022'de Seyhan ve Ayhan Yakar'ı iki kez müebbet hapis cezasına çarptırırken, bazı suçlar yönünden zaman aşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verdi. Kararın istinafa taşınmasının ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, dosyadaki bilimsel raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu belirterek Türkiye genelinde genetik alanında uzman 5 kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına hükmetti. Yeni bilirkişi heyeti, daha önce dosyaya giren tüm adli tıp ve bilirkişi raporlarını inceleyerek hazırladığı değerlendirmeyi mahkemeye sundu. Raporda, Büşra Karabacak'ın tırnak altından elde edilen DNA profilinin Ayhan ve Seyhan Yakar'ın DNA profilleriyle bire bir uyumlu ya da uyumsuz olduğunun söylenemeyeceği belirtildi.

'GERÇEK FAİLLER DIŞARIDA'
Ancak yalnızca erkeklerde bulunan ve aynı soy hattındaki bireylerde ortak olan Y-STR analizinin uyumlu olması nedeniyle bu bulgunun sanıklara ait DNA olduğuna ilişkin güçlü bir kanıt olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Tutuklu sanıkların avukatı Kemal Bilen, karşı oy kullanan iki Yargıtay üyesinin değerlendirmelerinin savunmalarını doğruladığını ileri sürdü. Bilen, "İkiye karşı üç oyla alınan karar aleyhimize olsa da ilk kez savunmamıza kulak veren ve delilleri doğru değerlendiren yüksek mahkeme üyelerinin karşı oyu adalet umutlarımızı diri tuttu. Adalet mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz" dedi.