Göksu, arılarla uğraşmanın yaşadığı acıyı hafiflettiğine inandığını dile getirerek, şöyle konuştu:
"Bu arılar eşimin çocukları gibiydi. O çok seviyordu. Eşimi kaybettikten sonra çok büyük bir boşluğa, yalnızlığa düştüm. İki tane çocuğum için geçinebilmek adına bir şeyler yapmam lazımdı. Arılarla yola devam etmeye karar verdim. Bu arıların yanında bütün dünya telaşımı, acılarımı unuttum. Başarmanın tadına vardım. Çocuklarımdan sonra arılar benim her şeyim, bütün dünyam oldu. Sıkıntım, stresim olduğu zaman ben kendimi arıların yanında buluyorum."
Daha fazla bal verimi alabilmek için gezgin arıcılık yapan Göksu, mevsime göre kovanlarını İzmir, Uşak ve Kütahya'ya götürüyor.
Göksu sabit arıcılıkta bir kere bal alınabildiğini belirterek, "Ama gezgincilikte birkaç sefer bal alma şansın var. Poleni daha fazla alma, çok fazla koloni üretme şansın var. Diğer arıcılar beni gördüğü zaman gerçekten çok şaşırıyorlar. Tek başıma yapıyorum dediğimde çoğu insan da inanmıyor zaten. 'Bu erkek işi. Tek başına yapılacak bir iş değil' diyorlar. Severek yaptıktan sonra herkesin yapabileceği bir iş." diye konuştu.