ALİ FİLİZKAN (MANİSA)
Indesit Genel Müdürü Turgay Dağ, 70 milyonluk nüfus, bu nüfus içinde genç nüfusun yoğunluğu ve büyük aileden çekirdek aileye geçiş süreci gibi nedenlerle, Türkiye'nin ev aletleri firmaları için çok cazip bir pazar olduğunu söyledi. Dağ, "Ortalama hane halkı sayısı 1985'te 5.2 kişi iken 1997'de 4.2 kişiye düştü. Ayrıca her yıl yaklaşık 500 bin çiftin evlendiği ülkemizde hane sayısındaki yüzde 2.5'lik büyüme gelişmiş ülkelerin (ortalama yüzde 1.5) çok üzerinde. Bu yılın ilk yarısında beyaz eşya sektörü adetsel olarak daralırken, cirosal anlamda büyüdü. Bunda Mart ayında hükümetin uyguladığı KDV ve ÖTV kampanyalarının ciddi etkisi var" dedi. Dağ, ekonominin istikrarlı gitmesi durumunda ev aletleri pazarının ve üretim miktarının büyümeye devam edeceğini söyledi.
REKABET ORTAMI
Bugün Türkiye'de beyaz eşya sektörünün, gelişen teknolojisi, her geçen gün artan üretimi ve bunlara bağlı olarak genişleyen yan sanayi, servis, bayi ağları ve istihdam imkanları açısından Türk ekonomisine önemli katkılarda bulunduğunu ifade eden Dağ şunları söyledi: "Tüketicinin bilinçlenmesi ve araştırma-geliştirme çalışmalarına verilen önemin artmasıyla başlayan kalite yarışı, rekabet ortamı yaratarak son 10 yılda sektörün büyük aşamalar kaydetmesini sağladı. Sektör bugün sıkı bir müşteri bağlılığına sahip güçlü markalar yarattı ve başta AB olmak üzere dış pazarlarda varlığını güçlendirdi."
Türkiye'nin eski rakiplerinin, işçiliğin 15-20 euro/saat olduğu İtalya, Fransa, Almanya gibi ülkeler olduğunu belirten Dağ, "Bugün rakiplerimiz ile aramızda işçilik farkı kalmadı. Romanya ve Polonya'da 3-5 euro arası işçilik ücretleri var. Ülkemiz artık eskisi kadar rekabetçi değil. Kısa sürede makro planlar yapılmazsa, rekabetçi yanımız kalmadığından bize gelen üretimler artık yeni ülkelere gitmeye başlayacak" dedi.
Avrupa'nın üretim üssü olmamızın nedenleri
* Kaliteli olan işçilik ücretlerimizin Avrupalı ülkelerle karşılaştırıldığında halen daha ekonomik olması.
* Türkiye'nin Lojistik konum olarak Avrupa'ya ve yeni pazarlara Asya'dan daha yakın olması.
* Gelişen ve rekabetçi olan işgücümüz, yan sanayilerimiz.
* Genç nüfus ve hızlı büyüme.
* Yatırım maliyetlerinin düşük olması.
* Esnek çalışmaya uygun olma.
* Beyaz yakalı personelin kaliteli olması ve şirketlerine bağlılığı.
* Ar-Ge'deki ilerlemeler ve hükümetin destekleri.
Sektörün sorunları
* Nakliye giderleri: Yıllardır yatırımın yapılmadığı demiryolları, limanlar sektöre ciddi maliyet engelleri getiriyor. Türkiye ağırlıklı olarak karayolu taşımacılığı yapıyor. Lojistik konum olarak Polonya ve Romanya kadar Avrupa'nın merkezinde değiliz. Karayolu ağırlıklı taşımacılık, ihraç edilen bir buzdolabında yüzde 15-20 arası taşımacılık maliyetini artırıyor.
* Teşvikler: Diğer yatırım yapılan ülkelerin uyguladığı bölgesel yatırım teşvikleri (özellikle Doğu Avrupa ülkelerinde ) rekabet gücünü kırıyor.
