Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın Un ve Unlu Mamuller raporunda sektörün geleceğinin birleşme ve büyüme perspektifinde planlanması gerektiği belirtildi
MURAT ŞAHİN (HABER MERKEZİ)
Buğday üretiminde dünyada ilk 7 ülkeden biri olan Türkiye'de Egeli un sanayicileri yabancı ortaklarla büyüyecek. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından hazırlanan Un ve Unlu Mamüller Sektör Raporu'nda, dünya ihracatında ikinci sırada yer alan Türkiye sektör için ulusal bir politika belirlemesi gerçeği ortaya çıktı. EBSO Genel Sekreter Yardımcısı Akın Kınıklı'nın koordinatörlüğünde yapılan araştırmada sektörün atıl kapasite sorunu yaşadığına dikkat çekilerek, enerji ve özellikle doğalgazda olduğu gibi Türkiye'nin bölgede bir hububat koridoru işlevi görebileceğine dikkat çekildi.
Raporu değerlendiren EBSO Yönetim Kurulu Üyesi ve Un Sanayi Meslek Komitesi Üyesi Haluk Tezcan, Türkiye'nin sektördeki potansiyelini yeni bir strateji doğrultusunda değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
YABANCI YATIRIMLAR
Raporda, sektörün yabancı yatırımcılarla ortaklıklar kurulması gerektiğinin de belirlendiğini dile getiren Tezcan, Egeli un sanayicileri olarak yabancı ortaklarla dünya şirketi haline gelme önerisini değerlendireceklerini söyledi. Raporda, sektörde farklı ülkelerdeki yatırım potansiyelinin de değerlendirilmesi gerektiğinin ortaya çıktığına dikkat çeken Tezcan, "Birleşme ve büyüme perspektifinde sektörün geleceği planlanmalı. Un sektörü ile ilgili yeni stratejiler bu çerçevede çizilmeli, hedef ülkeler tespit edilmeli. Devlet politikaları ve desteği, bu çalışmalarda önemli bir yere sahip. Doğru stratejiler ve bu stratejileri besleyecek fuar desteği, konaklama, sektörel heyetlerle ikili görüşmeler ve benzeri konulardaki politikalarla hedefe ulaşılabilecek. Birleşmiş Milletler'in açlıkla mücadele çerçevesinde yaptığı çalışmalarda Türk un sanayisi de yer almalı. Türkiye bu programlara tedarikçi olarak destek verebilir. Bu ve benzeri projelerde sanayicilerimiz desteklerini esirgemeyecektir. Türkiye sahip olduğu stratejik ve lojistik avantajlarını, coğrafi konumunu kullanmalı. Enerji ve özellikle doğalgazda olduğu gibi Türkiye'nin bölgede bir hububat koridoru işlevinin üstlenmesi sağlanabilir" dedi.
Değirmenlerden un fabrikalarına kadar yüzlerce yıllık geçmişi olan Türkiye un sanayinin yeniden yapılanması gerektiğini, atıl kapasite sorunun çözülmesinin de şart olduğu açıklayan Tezcan, ülke genelindeki toplam 897 fabrikadan 715 tanesinin aktif olarak çalıştığını, ülkedeki toplam kapasitenin yüzde 7'sini oluşturan Ege'de ise 54 fabrikadan sadece 8'inin kapalı olduğunu belirtti. Türkiye'deki toplam un üretim kapasitesinin 32.5 milyon ton olmasına rağmen fiili üretimin yaklaşık 14.5 milyon ton olduğunu ifade eden Tezcan, "Bu haliyle mevcut üretim kapasitesi, Türkiye'deki toplam un tüketiminin 3 katına yaklaşıyor. Ayrıca Türkiye'nin mevcut un üretim kapasitesi, tüm dünyada 11 milyon ton olan un ticaretini karşılayabileceği gibi, 7.5 milyon tonluk kapasite fazlası da yaratıyor" diye konuştu.
KONTROLSÜZ BÜYÜME
Sektörün kontrolsüz büyümesini frenlemek amacıyla üretilen politikalar sonucunda teşviklerin kaldırılmasının süregelen rekabet sorununu daha da artırdığına dikkat çeken Tezcan, teşviklerin yeniden sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Sektördeki firmaların aile işletmesi şeklindeki yapılardan oluştuğunu hatırlatan Tezcan, bu işletmelerin krizlerde büyük tehlikeye düştüğünü bu yüzden de yeni ekonomik düzende işletmelerin birleşmesinin yararlı olacağını sözlerine ekledi.
En çok ihracat yapılan ülkeler
Irak 888.034 Ton
Endonezya 443.400 Ton
Filipinler 103.970 Ton
Sudan 67.635 Ton
İsrail 54.200 Ton
Rakamlarla sektör
* Türkiye'den 100'ün üzerinde ülkeye buğday unu ihracatı yapılıyor.
* Türkiye buğday üretiminde dünyanın ilk 7 ülkesinden biri.
* 2005 yılında 2 milyon 40 bin ton civarında ihracat ile dünya genelinde birinci olan Türkiye, Uluslararası Hububat Konseyi'nin (IGC) öngörülerine göre 2008-2009 döneminde de 1 milyon 750 bin ton un ihracatı ile Kazakistan'dan sonra ikinci sırada yer alacak.
