RÖPORTAJ: MURAT ŞAHİN
İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı başta olmak üzere pek çok görevi bir arada sürdürmeyi başaran Hasan Küçükkurt, İzmir'de yaşamaktan çok mutlu bir işadamı. Birçok hayatı alt üst eden 12 Eylül Darbesi onun da hayatını derinden etkilemiş. Hakkındaki davalar yüzünden 1981 yılında daha 19 yaşındayken Konya Ereğli'den İzmir'e gelmek zorunda kalmış. İlk geldiği yıllarda İzmir Hali'nde hamallık ile çalışma hayatına adım atmış. O zamanlar cebinde tek kuruş dahi yokmuş. 5 yıl hamallık yapan Küçükkurt, daha sonra katiplik yapmış. 18 yıl halde mesai harcadıktan sonra çok küçük bir sermaye ile lokantacılığa başlamış. Şu anda İzmir'de her gün 19 bin kişiyi doyuran yemek firmasının sahibi. Turizm, hayvancılık ve tarım başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteriyor. İş dünyasındaki başarısını evde mutluluğa dönüştürmüş olan Küçükkurt, aynı zamanda 3 kız babası. Kızlarının 'Süper Baba' olarak nitelendirdiği Küçükkurt, evlilik hayatında da çeyrek asrı devirmiş bir eş. Çalışmaktan büyük keyif alan Küçükkurt, yaz tatillerini ise Çeşme ile çok sevdiği Dikili arasında mekik dokuyarak geçiriyor. Küçükkurt ailesi ile Çeşme'deki yazlıklarında güzel bir sohbet yaptık.
- Hasan Bey bize biraz kendinizi anlatır mısınız?
Konya Ereğli'den 1962 yılında dünyaya gelmişim. Lise'de okuduğum sırada gerçekleşen 12 Eylül Darbesi, Türkiye'de birçok kişi gibi beni de etkiledi. 1981 yılında 19 yaşındayken İzmir'e gelmek zorunda kaldım. O günlerde İzmir Hali'nde hamallık işi buldum. 5 yıl kadar hamallık yaptım. Daha sonra 13 yıl kadar da katiplik yaptım. O zamanlar patronum İzzet Sağlam'dı. Ondan her şeyden önce ticarette sözünde durmayı öğrendim. İş hayatımda kendisini örnek aldım. Bugünlere gelmemde katkıları çoktur.
İYİ DOSTLUKLAR KURDUM - Hamallıkla başladığınız iş hayatınızda kendi işinizi nasıl kurdunuz?
Halde çalıştığımız dönemde restoran sahipleri, otelciler ve yemek fabrikalarının yöneticileri ile dostluklar kurdum. Daha sonra o dostlarımdan biri Yeşilova'da 150 metrekarelik bir alanda üretim yapan bir yemek fabrikasının devredeceğini söyledi. Bende borç harç o tesisin işletmesini aldım. Bu arkadaşım gerçekten çok iyi koşullarda olan işletmesini neredeyse zorla bir ortağımla bana devretti. Burada yıl boyunca çalıştık. Daha sonra Işıkkent'te üretim koşulları daha iyi olan bir yere geçtik. 2004 yılında da bugün üretim yaptığımız Türkiye'de ilk kez yemek fabrikası olarak tescil edilen tesisi kurduk.
- Bugün hangi noktaya geldiniz? Daha da büyümek istiyor musunuz?
Yemek sanayinde Ege Bölgesi'nin devi olduk. Her gün 19 bin kişiye yemek hizmeti veriyoruz. Yeni tesis kurarak kapasitemizi daha da artırmak istiyoruz. Yeni tesisi yine Işıkkent'te 2013 yılında kuracağız. Tek fabrikada üretip, 19 bin kişiye servis eden İzmir'de başka fabrika yok. Torbalı'da 150 dönüm alanda büyük baş hayvancılık yaptığımız çiftliğimiz var. Saruhanlı'da çok sevdiğim ağabeyim Cumali Kaya ile ortak bir zeytinyağı fabrikamız var. Divaz ismiyle bir turizm acentamız var. Bal üretimine de yeni girdim. Büyümeye devam ediyoruz. Bünyemizde şu anda 350 kişiye istihdam sağlıyoruz.
"İşte yaşadığı sıkıntıları eve getirmez" - Nazmiye Hanım Hasan Bey evde nasıldır?
Biz Hasan ile 25 yıllık evliyiz. Ben kendisinden çok memnunum. Sert görünüşlü olsa da evde çok yumuşaktır. İşteki sıkıntıları evine hiç getirmez. İşte yaşadıkları sıkıntıları ben çok sonra başkalarından duyarım. Evde yüzü sürekli güler. 3 kızımız var. Onlar da babalarından çok memnunlar. Hatta Hasan'a 'Süper Baba' derler. Belirli bir otoritesi vardır ama anlayışlı, çağdaş bir eş ve babadır. Çok fedakardır.
- Evde yemek yapar mı Hasan Bey?
Çok iyi bildiği yemekler vardır ama Hasan pek evde mutfağa girip yemek yapmaz. Ama ben bundan şikayetçi değilim. Ben mutfağı çok severim. Eşim ve çocuklarıma güzel yemekler yaparım. Hasan ile tartışmalarımız da uzamaz. Birimiz sesini yükselttiğinde diğeri sesini azaltır. 25 yıllık evliliğimizin en büyük sırrı da bu olsa gerek. Pazar günleri ise hiçbir yere gitmez. Evde mutlaka bizimle zaman geçirir.
- Hasan Bey evinizde vakit geçirmekten hoşlanıyorsunuz herhalde?
Ben evcimen bir adamım. Evde huzur buluyorum ve dinleniyorum. Kızlarımı da çok seviyorum. 3 kız babası olmayı öneririm. Kızlarıma çok düşkünüm. İlle de erkek çocuğum olsun istemedim. Büyük kızım Özge, psikoloji mezunu. Haliç Üniversitesi'nde yüksek lisans yapıyor. Ortanca kızım Ezgi, sinema TV bölümünde okuyor. En küçük kızım Gizem de, lisede okuyor.
- Peki iş dışında neler yapıyorsunuz?
İş dışında dostlarımla birlikte olmayı çok önemsiyorum. Kitap okumayı çok severim. Güncel ve siyasi konuları irdeleyen kitapları tercih ediyorum. Film izlemeyi de çok severim. Pazar günleri eşimle birlikte evde film izlemek bana büyük keyif veriyor.
- Hafta sonlarınızı Çeşme'de mi geçiriyorsunuz? Çeşme'de mutlu musunuz?
Biz Çeşme'ye 4 yıl önce yazlığımızı aldıktan sonra gelmeye başladık. Çeşme'yi daha çok çocuklarım seviyor. Son dönemde Çeşme çok pahalı ve kalabalık olduğu için ben pek sevmiyorum. Eskiden yaz tatillerimizi geçirdiğimiz Dikili benim daha çok hoşuma gidiyor. Orası daha mütevazi ve komşuluk ilişkileri iyi bir yer. O nedenle yaz döneminde biz Çeşme ile Dikili arasında mekik dokuyoruz.
Birçok projeye destek veriyor - Siz İZSİAD'da da başkan yardımcısı olarak görevlisiniz. Dernekte neler yapıyorsunuz?
Benim EBSO, İTO, Konyalılar Vakfı ve Bornovaspor'da da görevlerim var ama İZSİAD'ın yeri ayrı. Orada çok sevdiğim dostlarım var. Bugüne kadar birçok projeyi hayata geçirdik. Ayhan Baran yönetiminde de ilk etapta 5 yeni projeyi başarıyla sonuçlandırmak için çalışıyoruz. Kadın Dostu Kent İzmir projemizde yaptığımız anket sayısı 3 binleri buldu. Bunun dışında işitme engelliler, cezaevindeki kadınlar ile ilgili de projelerimiz var. İzmir'e ve topluma bir şeyler kazandırmak için dernekte aktif olarak çalışıyorum.
- Bu kentte yaşayan bir işadamı olarak İzmir size ne ifade ediyor?
İzmir yaşanılabilir bir kent. O nedenle ben bu kenti çok seviyorum. İzmir'in Avrupa kentlerinden hiçbir farkı yok. İklimi çok güzel. İnsanları çok güzel. Keşke Türkiye'nin her yeri İzmir olsa. Ben kentin geleceğinden de çok umutluyum. Hükümet ve yerel yönetim projelerini hayata geçiriyor. İzmir yatırım yapılabilecek dünyada en iyi 4. kent olarak ilan edildi. Başta gayrimenkul ve turizm olmak üzere yatırımcıların gözü İzmir'de. Artık kaybettiğimiz yılları bu sayede telafi edecek gibi görünüyoruz.
