İzmir Ayakkabıcılar Odası eski Başkanı Tahsin Güzel, Hafta Başı Sohbetlerinin bu haftaki konuğu oldu. Ayakkabıcılık sektörünün bugünkü durumundan taşıdığı potansiyele kadar pek çok konuda Yeni Asır'a özel açıklamalarda bulunan Tahsin Güzel, "Neredeyse 50 bine yakın kişiyi istihdam eden Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi adeta kaderine terk edildi. Yolları bozuk, çöpler toplanmıyor. Sitedeki işyerlerinde kaçak çalışanlara göz yumuluyor" dedi.
- Tahsin Bey yaklaşık 16 yıl boyunca odalar ve federasyonlarda başkanlık görevini yürüttünüz. Ayakkabıcılık sektörünü en yakından tanıyanlardan birisiniz. Bize İzmir'in ayakkabıcılık sektöründeki yerini anlatabilir misiniz?
İzmir, ayakkabı üretiminde İstanbul'dan sonra ikinci sıradadır. En önemli artısı ise Işıkkent'te sosyal ve kültürel her tür aktiviteyi gerçekleştirebileceğiniz bir sanayi sitesine sahip olmasıdır. Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi Türkiye, Balkanlar ve Orta Asya'nın en güzel sanayi sitelerinden biridir. İçerisinde 4 bine yakın dükkan bulunmakta ve 50 bine yakın kişi istihdam edilmektedir.

KOPMALAR BAŞLADI - Haberlere yansımış durumda. Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bazı sorunlarla karşı karşıya.. Bunun nedenleri nelerdir?
Son yıllarda yol ve çöp gibi sıkıntılarla boğuşuyor. Bu konu hakkında yetkililere defalarca ulaşmaya çabaladık ancak bir sonuç alamadık. Bir de tüm bu sıkıntıların yanına genellikle Suriyeli mültecilerin açtığı kayıtsız faaliyet gösteren dükkânlar, atölyeler eklendi. Bunların yanında bir tane bile sigortalı çalışan yok. Kayıt tutulmuyor. Burada ne üretiliyorsa aynısını yapıyorlar. İmal edilen ayakkabının markasına ya da tescilli olup olmadığına bakan da yok. Amiyane tabirle yol geçen hanına dönüştü Işıkkent.. Bunun sonucu olarak site içerisinde bulunan büyük firmalar çevre illere kaçmaya başladı. Sektörden kopmalar başladı.
EN AZ ALAN MİLLETİZ
- Ayakkabı sektörünün geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye 420 milyon çift ayakkabı üretim kapasitesiyle dünyada ilk beş içindedir. Türkiye'de üretimin 3'te biri piyasaya veriliyor. Dolayısıyla ciddi bir üretim fazlası var. Dünyada en az ayakkabı alan milletiz. Dünya ortalamasına bakarsak yılda kişi başına Avrupa'da 6-7, Asya ülkelerinde 4-5 çift ayakkabı giyiliyor. Türkiye'de ayakkabı giyme ortalaması her ne kadar 2.5 denilse de aslında 1,7 dir. Bizim ihracatımızı artırmamazı azım. Bunun için, yerel yönetimlerin organize sanayi sitelerinin sorunlarını çözmesi alt yapı hizmetlerini vermesi, sektörün sorunlarıyla ilgilenmesi gerekiyor. Haksız rekabetin önüne geçilmesi ve bürokratik engellerin kaldırılması gerekiyor. Bunu yaptığımız zaman iyi yerlere geliriz.
İZMİR 'SOS' VERIYOR
İzmir ayakkabıcılık sektörü büyük sıkıntılar yaşıyor diyebilir miyiz? Yetkililerin sorunları görmediğini söyleyebiliriz. İzmir, havasıyla, trafiğiyle ve yoluyla SOS veriyor. Ülke genelinde üretimde ikinci sırada olmasına rağmen ayakkabıcılıkta da alarm veriyor. Ülkemizde ayakkabıcılık aslında önemsenmiyor gibi görünse de Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biridir. Gerek istihdam gerekse ihracat açısından tekstil, mobilya, mermer ile birlikte potansiyeli en yüksek sektörlerinin başında geliyor. Buna rağmen İzmir'de ayakkabıcık sektörüne yeteri kadar özen gösterilmiyor.
MERT ALPDÜNDAR

