GEÇTİĞİMİZ yıl, kıymetli metallerin rekor kırdığı yıl olarak öne çıktı. Arza yönelik endişeler, jeopolitik gerilimler, ABD Merkez Bankası'nın (FED) para politikasında gevşemeye başlaması ve endüstriyel talep, kıymetli metaller için önde gelen destekleyici unsurların arasında yer aldı. Özellikle merkez bankalarının para politikası, gümüşteki yükselişte belirleyici rol oynadı. Düşük faiz oranları, kıymetli metallerin alternatif maliyetini azaltırken FED'in 2025'te faiz indirimlerine geri dönmesi, gümüş için önemli bir destek oldu. Gümüşün onsu geçen yıl yüzde 146 değer kazanırken yüzde 64,2 artan altının onsunu yıllık getiride geride bıraktı. Gümüş, böylece 1979'dan bu yana en hızlı yükselişini kaydetti. Gümüşün onsu 1979 yılında yüzde 434 artmıştı. Yıla 28,9 dolardan başlayan gümüşün ons fiyatı, yıl genelinde sert yükselişlerle öne çıkarken aralık ayında 84 dolarla rekor tazeledi. Gümüşün onsu yılı 71,1 dolardan tamamladı. Altının aksine gümüş, esas olarak diğer minerallerin yan ürünü olarak üretiliyor, bu nedenle madenciler son yıllarda artan talebe kolayca yanıt veremiyor. Ama gümüş yıl boyunca yatırımcısının yüzünü hep güldürdü.
'RISKLER AZALTILABILIR'
EMTİA Strateji Başkanı Ole Hansen, Çin'in gümüş ihracatına kısıtlamalar getirdiğini anımsatarak, ülkenin başta gümüş cevheri olmak üzere net ithalatçı olmasına rağmen aynı zamanda önemli bir gümüş külçe rafinerisi ve ihracatçısı olduğunu belirtti. Hansen, "Gümüşteki yükselişten faydalanan yatırımcılar ve traderlar, önemli vergi yükümlülükleriyle karşı karşıya kalabilir ve nakit elde etmek için risklerini azaltmaya yönelebilirler. Gümüşte dünya çapında kıtlık olduğuna dair hikayeler, dünyanın dört bir yanındaki çekmecelerde ve dolaplarda saklanan önemli miktardaki gümüşü genellikle göz ardı eder" dedi.

