Dev teşvik hamlesi, Ege Bölgesi ve özellikle İzmir için sadece "ekonomik bir destek" değil, bölgenin DNA'sını değiştirecek bir vizyon projesi niteliğinde. Bu programın bölgeye katacağı değerler şu 4 ana başlıkta toplanabilir:
1. Nitelikli istihdam Ege
Türkiye'nin en iyi eğitimli nüfusuna sahip bölgelerinden biri. Ancak yüksek teknolojili üretim eksikliği nedeniyle gençlerimiz İstanbul'a ya da yurt dışına gidiyor. İzmir'de desteklenen dijital tasarım, yaratıcı endüstriler ve savunma sanayi alt sistemleri gibi alanlar, mühendisler ve tasarımcılar için yeni cazibe merkezleri oluşturacak. Gençlerimiz kendi memleketlerinde "geleceğin işlerinde" çalışma imkanı bulacak.
2. Tarımsal devrim
Ege zaten Türkiye'nin ambarı, ancak bugüne kadar ürünleri çoğunlukla "hammadde" olarak sattı. Manisa'da tarımsal atıklardan selüloz üretilmesi, İzmir'de deniz ürünlerinden kolajen ve Omega-3 elde edilmesi, "tarladan sofraya" değil, "tarladan yüksek teknolojiye" geçişi sağlayacak. Bu da çiftçinin ürününün 1 birim yerine 10 birim değerlenmesi demek.
3. 12 ay turizm
Ege turizmi yıllardır "deniz-kum-güneş" kıskacında 3-4 aya sıkışmış durumda. Küçük Menderes Havzası ve Muğla gibi bölgelerde desteklenen yaşlı bakım merkezleri ve ekoturizm, bölgeye dünyanın dört bir yanından yüksek gelir grubuna sahip "sağlık turistlerini" çekecek. Bu merkezler kışın da çalışacağı için turizm istihdamı geçici değil, kalıcı hale gelecek.
4. Küresel tedarikçi kimliği
İzmir ve Ege sanayisi, bu teşviklerle birlikte basit parça üretiminden kritik bileşen üretimine geçiyor. Rulman, dişli ve aktarma elemanları gibi ürünlerin yerli üretimi, İzmir'i küresel otomotiv ve makine devlerinin "vazgeçilmez tedarikçisi" konumuna yükseltecek. Bu, bölgeye daha fazla yabancı sermaye ve doğrudan yatırım çekilmesi anlamına geliyor.

