Gerçekleştirdiği ihracat rakamları ve bünyesinde faaliyet gösteren şirketler bakımından Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olan Ege Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (ESBAŞ), kriz ortamlarında bile sergilediği milyar dolarlık ihracat performansı ile İzmir, bölge ve ülke ekonomisine katma değer sağlamayı sürdürüyor. Türkiye ekonomisinin ihracat devlerinden olan ESBAŞ, 2025 yılında ülke ortalamasının iki katı büyüme kaydederek 3,26 milyar dolarlık rekor bir ihracata imza attı.

Tek başına bir şehir gibi devleşen bölge, Adana dahil 38 ili geride bırakarak İzmir ve Ege ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürdü. Yeni Asır'a özel açıklamalarda bulunan ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO'su Dr. Faruk Güler, ESBAŞ'ın 2024'te Bergama'da faaliyete geçen BASBAŞ (Batı Anadolu Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi AŞ) ile güçlerini birleştirdiğini belirterek, bu yılın sonunda 4 milyar dolarlık ortak ihracat hedefi beklediklerini söyledi. Güler, Çandarlı Limanı ve demiryolu projeleriyle desteklenen bu devasa ekosistemin, tersine beyin göçünü tetikleyerek yüksek teknoloji yatırımları için küresel bir çekim merkezi haline geleceğini de kaydetti. Güler, Çandarlı Limanı ve demiryolu projeleriyle desteklenen bu devasa ekosistemin, tersine beyin göçünü tetikleyerek yüksek teknoloji yatırımları için küresel bir çekim merkezi haline geleceğini de kaydetti. Dünya genelinde devam eden savaşlar sonucu oluşan krizin öncekilere benzemediğinin altını çizen Güler, "BASBAŞ, ihracat oranı yüksek olan şirketlere, Serbest Bölgeler Kanunu'nun sağladığı mali avantajları ve operasyonel kolaylıkları bir 'çıkış yolu' olarak sunuyor. Üretimi ihracata dayalı olan dev işletmeler için BASBAŞ, yüksek maliyet ortamında nefes aldıracak seçenekler geliştiriyor" dedi. Dr. Faruk Güler, ESBAŞ ve BASBAŞ ile ilgili kendisine yönelttiğimiz soruları yanıtladı.
- Değişen küresel ekonomik dinamiklerde, bölge firmaları dış pazar odaklı büyüme stratejileri ile iç piyasadaki faaliyet dengesini nasıl yönetiyor?
Serbest bölgelerin sunduğu yapısal avantajlar, firmaların üretimini dış pazarlara yönlendirmesini sağlayarak Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat değeri (kg başına 9 dolar) oluşturuyor. İç piyasadaki kur oynaklığı ve maliyet baskıları; vergi avantajları ve döviz bazlı işlem imkanıyla kontrol altına alınıyor. Böylece firmalar iç pazar risklerini minimize ederken dış pazarda rekabet gücünü maksimize ediyor.

HAZIR ALTYAPI MODELİ
- ESBAŞ'ın sunduğu ekosistem, yatırımcılara küresel rakipleri karşısında nasıl bir fiyatlama ve operasyonel verimlilik avantajı sağlıyor?
Vergi teşvikleri (Gelir, Kurumlar Vergisi ve KDV muafiyeti) maliyetlerini doğrudan aşağı çekerek rekabetçi fiyatlamaya imkan tanıyor. Döviz bazlı işlemler ise maliyet öngörülebilirliğini artırıyor. Operasyonel tarafta "hazır altyapı" modelimiz, yatırımcıların ilave yatırım yapmadan hızla faaliyete geçmesini sağlıyor. Teknolojik ve sürdürülebilir firmalara öncelik veren seçici yapımız, yüksek katma değerli bir üretim ekosistemi oluşturuyor.
- Mevcut ekonomik tabloyu bir gelişim fırsatına çevirmek adına firmalar hangi stratejik adımları atıyorlar? ESBAŞ bu noktada onlara nasıl bir rehberlik sunuyor?
Firmalar artık kısa vadeli dalgalanmalar yerine, ihracat odaklı ve yüksek teknolojili yatırımlarla
uzun vadeli büyümeye odaklanıyor. ESBAŞ olarak biz de doğru yatırımcı profili ve üretim modelini seçerek krizlerin etkisini azaltıyoruz. Serbest bölge mekanizmalarını bir rehber olarak sunup, firmaların kriz dönemlerini yapısal bir rekabet avantajına dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz.
HEDEF 4 MİLYAR DOLAR
- İzmir şimdi iki dev serbest bölgeye sahip olma yolunda ilerliyor. BASBAŞ ile ESBAŞ arasındaki sinerji, Ege Bölgesi'nin toplam ihracat rakamlarını 2026 sonunda hangi seviyeye taşır?
2025'te ESBAŞ 3,26 milyar dolarlık rekor ihracatıyla ülke ortalamasının iki katı büyüdü; BASBAŞ ise ilk yılında üretim tabanını kurdu. Bu iki bölgenin sinerjisi, Ege'de ölçeklenebilir bir ihracat koridoru yaratıyor. BASBAŞ'taki yeni tesislerin devreye girmesi ve ESBAŞ'ın istikrarlı hacmiyle, 2026 sonunda toplam ihracatın 4 milyar dolar seviyesine ulaşmasını bekliyoruz.
REKABET GÜCÜNÜ KORUYOR
- BASBAŞ, günümüz kriz ortamında şirketlere ne gibi kolaylıklar sağlıyor?
Küresel ekonomideki belirsizlikler ve artan maliyetler karşısında üretici-ihracatçı firmaların zorlandığı bir dönemde, BASBAŞ, şirketlere "sürdürülebilirlik" ve "stratejik yatırım" odaklı yeni bir yol haritası sunuyor. Dünya genelinde devam eden sıcak savaşlar ve ticaret savaşlarının gölgesinde, Türkiye'deki üreticiler ciddi bir kıskaçla karşı karşıya. Geçmişteki kısa süreli krizlerde şirketler "bekle ve gör" stratejisiyle yatırımlardan kaçınarak hayatta kalabiliyordu, ancak günümüz şartlarında bu strateji iflas etmiştir. Bekleyerek bu krizi geçirmek çok zor olacak. Uzun süren bu süreçte pasif kalmak, şirketin sürdürülebilirliğini doğrudan tehlikeye atıyor. Şirketler artık 'kriz anında nasıl yatırım yaparak işimizi sürdürebiliriz?' sorusuna yanıt arıyor. BASBAŞ, özellikle ihracat oranı yüksek olan şirketlere, Serbest Bölgeler Kanunu'nun sağladığı mali avantajları ve operasyonel kolaylıkları bir "çıkış yolu" olarak sunuyor. Ağırlıklı olarak üretimi ihracata dayalı olan dev işletmeler için BASBAŞ, yüksek maliyet ortamında nefes aldıracak seçenekler geliştiriyor. Bugüne kadar değerlendirilmemiş yeni yatırım modellerini masaya yatıran kurumumuz, "beklemek yerine dönüşmek" ilkesini savunuyor. Şirket yöneticileriyle dirsek temasında çalışan ekibimiz, hazırladıkları analizleri doğrudan yönetim kurullarına sunarak, Türk ihracatçısının küresel rekabet gücünü korumayı hedefliyor.
TEKNOLOJİ MERKEZİ OLACAK
- Bölgeye yeni katılması planlanan stratejik sektörler var mı? Özellikle yüksek teknoloji ve bilişim odaklı firmaların ESBAŞ'a olan ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hedefli pazarlama stratejimiz sonucunda bilişim sektöründen 33 firma bölgemize katıldı. Maliyet öngörülebilirliği ve döviz bazlı iş yapma imkanı, özellikle global yazılım şirketlerini çekiyor. Başkanlığını yürüttüğüm YABİSAK ile bu ilgiyi kurumsal bir zemine oturtuyoruz. İzmir'in yaşam kalitesiyle birleşen bu ilgi, bölgeyi sadece üretim değil, bir teknoloji geliştirme merkezine dönüştürüyor.
- Avrupa Yeşil Mutabakatı tüm sanayiciler için yeni bir sınav. ESBAŞ'ın "Yeşil Serbest Bölge" vizyonu ve sürdürülebilirlik yatırımları, buradaki firmaların Avrupalı müşterileri nezdindeki güvenini nasıl pekiştiriyor?
"Yeşil Serbest Bölge" vizyonumuz, firmaların Avrupa pazarına uyumunu kolaylaştırıyor. Güneş enerjisi, su verimliliği ve atık yönetimi yatırımlarımız, firmaların karbon ayak izini düşürerek ölçülebilir başarılar sağlıyor. Bu bütüncül yaklaşım, bireysel çabaların ötesinde kurumsal bir güven altyapısı oluşturuyor ve firmalarımızın Avrupalı müşteriler tarafından tercih edilme oranını artırıyor.
- İzmir markalı bir teknoloji devini dünya sahnesinde görebilir miyiz?
İzmir'in güçlü üretim tabanı yazılım ile değer kazanıyor. ESBAŞ ve YABİSAK bünyesindeki kümelenme modeli; üniversite, sanayi ve kamu iş birliğini hızlandırıyor. Bu ekosistem, yerel girişimlerin global ölçekte düşünmesini sağlıyor. Dolayısıyla, orta vadede "İzmir markalı" bir teknoloji devinin dünya sahnesine çıkması oldukça güçlü bir olasılıktır.
ÇANDARLI Akdeniz'de kuralları YENİDEN YAZACAK
ÇANDARLI Limanı ve lojistik hamleler, ESBAŞ ve BASBAŞ hattını küresel tedarik zincirinde nasıl bir noktaya taşır? İzmir, Akdeniz'in en büyük lojistik üssü olma hedefine ne kadar yakın? ÇANDARLI Limanı ve demiryolu bağlantıları, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de stratejik bir dağıtım merkezine dönüştürecektir. BASBAŞ ve ESBAŞ hattı bu projelerle entegre olduğunda, sadece üretim alanı değil, yüksek hızlı "üretim-lojistik merkezleri" haline gelecektir. Bu altyapı tamamlandığında İzmir, Akdeniz'in en kritik lojistik hub'larından biri olma hedefine ulaşacaktır.
Küresel kariyer fırsatı ile tersine beyin göçü
- ESBAŞ bünyesindeki yüksek teknoloji yatırımlarının, yetişmiş gençlerimiz için bir 'çekim merkezi' oluşturarak tersine beyin göçüne nasıl bir katkı sunmasını bekliyorsunuz? SANAYİ altyapısının dijitalleşme ile birleşmesi, genç profesyonellere küresel standartlarda kariyer fırsatı sunuyor. İzmir'in sosyal avantajları ve ESBAŞ'ın kurumsal ekosistemi, yurtdışındaki nitelikli insan kaynağı için geri dönüş motivasyonu yaratıyor. Gençlerin "anlamlı iş ve uluslararası rekabet" beklentisi bu yapıda karşılık bulduğu için tersine beyin göçü rasyonel bir tercihe dönüşüyor.