İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen 3. Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi'ne katılan Başkan Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. İslam ekonomisinde sermayeye ilişkin tartışmalar yapıldığını belirten Erdoğan, "Sermayenin İslam ekonomisindeki yeri, pratik boyutları değerlendirilecek. Dijital dönüşüm gibi çağımızın yeni gerçekliklerinin masaya yatırıldığı zirvede, uluslararası yatırımların yanı sıra yapay zekâ kullanımı gibi farklı konular özelinde yapılacak tartışmaların faydalı olmasını diliyorum" diye konuştu.
KÜRESEL BORÇLULUK ARTTI
Ekonomi ve finans anlamında küresel bir kırılma noktasına gelindiğini vurgulayan Erdoğan, "Burada endişe verici bir rakamı sizlerle paylaşıyorum: Küresel borçluluk 350 trilyon dolara ulaşmış durumda. 'Daha adil bir dünya mümkün' derken insanlık ailesi olarak gerek ekonomide gerekse uluslararası ilişkilerde çözümsüz değiliz. Daha çok çaba harcamalıyız. İslam ekonomisini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Bizde 'bereket' diye bir kavram vardır. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi: '1 liralık kazanç, 2 liralık kazançtan üstündür.' Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kâr düşüncesinin olduğu yerde bereket kendisine yer bulamaz. İslam iktisadı; adalet, erdem, risk paylaşımı ve sürdürülebilirlik gibi değerler etrafında teşekkül eder" şeklinde konuştu.
REKABETÇİ TEŞVİK PROGRAMI
Türkiye'yi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği bir alan yapmaya çalıştıklarını belirten Erdoğan, "Rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik. Türkiye'deki katılım finans sektöründeki kurum sayısı artmaya devam ediyor. Katılım bankacılığı sektördeki payını yüzde 9,5'a yükseltmiş durumda. 10 katılım bankamız sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Sukuk ihraçları ciddi büyüklüğe ulaştı. Toplam ihraç tutarı geçen sene 614 milyar lira seviyesine geldi. Bunun yüzde 64'ü Hazine ve Maje Bakanlığı, yüzde 36'sı ise katılım bankaları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Bu tablo bize sukukun, alternatif bir araç olarak sermaye piyasalarındaki konumunu güçlendirdiğini gösteriyor. Menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü de reel olarak yüzde 47 oranında arttı. Bu dönemde katılım esaslı yatırım fonlarının büyüklüğü ise yüzde 74 arttı. Borsa İstanbul'daki 6,3 milyon yatırımcının yüzde 4,4'ü katılım endeksi kapsamındaki şirketlere yatırım yaptı" dedi. Cari küresel sistemin son 20 yılda birçok fırsatı sorumsuzca heba ettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada şu hakikati hepimiz görebiliyoruz: Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez. Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız" ifadelerini kullandı.
GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRECEK
Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi planladıklarını belirten Erdoğan, "Bir diğeri Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacaktır. Bu 3 katılım bankasının güçlerini birleştirmesiyle ortaya güçlü bir sinerji ortaya çıkacak. Her iki kararımızın da şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

