KRİTİK minerallere yönelik küresel talebin artması, derin deniz madenciliğini yeniden gündeme taşırken, enerji dönüşümü için gerekli hammadde ihtiyacı ile okyanus ekosistemlerinin korunması arasındaki denge tartışılmaya devam ediyor. Nikel, kobalt, bakır ve manganez gibi minerallerin okyanus tabanından çıkarılmasını kapsayan faaliyetler henüz ticari ölçekte başlamamış olsa da birçok ülke düzenleme çalışmalarını hızlandırırken, çevresel etkiler konusundaki belirsizlikler nedeniyle bazı ülkeler moratoryum çağrılarını sürdürüyor. Uzmanlar, yüksek maliyetler, teknik zorluklar ve çevresel riskler nedeniyle derin deniz madenciliğinin kısa vadede yaygınlaşmasının zor olduğunu belirtirken, Türkiye'nin karasal maden potansiyelinin alternatif oluşturabileceğini değerlendiriyor.

