Yargıtay, evin satılması halinde kiracının depozito bedelini kimden isteyeceğine yönelik önemli bir karar verdi.

Evin satılması halinde depozitonun yeni ev sahibine devredildiğini kanıtlayamayan eski ev sahibinin, kiracıya karşı iade yükü
mlülüğünün devam edeceğine hükmedildi. Yerel mahkeme, bir evin satışı sonrasında depozito alacağı için açılan davada, yeni ev sahibinin sorumlu olacağına hükmetti.
Temyiz sonrası bu kararı irdeleyen 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmelerinde yaşanan önemli bir anlaşmazlık için ayrıntılı karar verdi.

BAKANLIK TEMYİZ ETTİ
Gaziantep'te bir kişi, kira süresi bitmeden evin satılması üzerine, 300 dolarlık depozitoyu eski ev sahibinden istedi. Kiracı evin satışı sonrasında, kira ödemedi ve depozito bedelinin kiraya sayılmasını istedi. Eski ev sahibi ile anlaşmazlık yaşayan kiracı, depozitonun iadesi için icra takibi başlattı.
Dosya bir süre sonra Gaziantep Birinci Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından karara bağlandı. Yerel mahkeme, kiracının talebini, "Yeni ev sahibinin sözleşmenin tarafı haline geldiğini ve depozito alacağının eski değil yeni ev sahibinden" istenmesi gerektiğine hükmederek geri çevirdi.

Yerel mahkemenin kararı Adalet Bakanlığı tarafından temyiz edildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyanın bütün aşamalarını irdeledi ve yerel mahkemenin kararını bozdu. Dairenin kararında, "Yeni malik kira sözleşmesinden doğan borç ve hakları devralırken, önceki malik ile kiracı arasındaki sözleşme ilişkisi de satış tarihi itibarıyla sona erer" denilerek şu karara vardı: "Davalı (eski ev sahibi) malikin kira ilişkisinin başlangıcında teslim aldığı güvence bedelini yeni malike devrettiğini ispat etmesi gerekir. Zira, depozito bedelinin yeni malike devredildiğinin kanıtlanamaması halinde, güvence bedelini teslim alan önceki malik bakımından iade yükümlülüğü devam edecektir."
Yargıtay'ın bu kararına göre, ev sahibi evi satarsa depozitoyu yeni ev sahibine vermeli. Evi satan bunu belgeyle ispat edemezse, kiracılar depozitoyu eski ev sahibinden isteyebilir.

YANLIŞ AKARYAKITTAN DAĞITIM ŞİRKETİ DE SORUMLU
Akaryakıt istasyonunda aracına yanlış yakıt doldurulan tüketicinin 59 bin 401 liralık zararına ilişkin davada da Yargıtayd'an dikkat çeken karar çıktı. Yüksek Mahkeme, hatalı yakıt nedeniyle oluşan zararlardan yalnızca bayinin değil, ana dağıtım şirketinin de sorumlu tutulabileceğine hükmetti. İzmir'de bir tüketici, yetkili bayiden aldığı yanlış yakıt sebebiyle aracında meydana gelen 59 bin 401 liralık onarım ve tespit masraflarının tazmini talebiyle İl Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurdu.
Hakem Heyeti'nin tüketici lehine verdiği kabul kararına ana dağıtıcı şirket itiraz etti. İtirazı inceleyen İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, işlemin bağımsız tüzel kişiliğe sahip bayi tarafından yapıldığı ve ana şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle Hakem Heyeti kararını iptal etti. Adalet Bakanlığı'nın başvurusu üzerine dosyayı kanun yararına temyizen inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Kararda; sağlayıcı konumundaki ana dağıtıcı ile hizmeti fiilen sunan bayinin, ayıplı hizmetten ve bu hizmetin yol açtığı her türlü zarardan tüketiciye karşı müteselsilen sorumlu olduğu, ayıbın bilinmemesinin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı belirtildi.