Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın faiz kararına ilişkin beklentiler gündemdeki yerini korurken, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ata Özkaya'dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Özkaya'nın değerlendirmesine göre yıl sonuna kadar faiz indirimi için yaklaşık 250 baz puanlık bir alan oluşabilir.
YÜZDE 40'IN ALTINA GERİLEDİ
İlk adımın 100 baz puan olabileceğini değerlendiren Özkaya, küresel ölçekte tahvil piyasalarında yaşanan çalkantının henüz devam ettiğine dikkat çekti. Özkaya, yüzde 2'nin altında gerçekleşen son enflasyon verisinin Merkez Bankası'na faiz indirimi için alan sağladığını belirtti. Kısa vadeli tahvil faizlerinin de yüzde 40'ın altına gerilediğine dikkat çeken Özkaya, indirimlerin devamında Hürmüz Boğazı, petrol fiyatları ve küresel tahvil piyasalarındaki gelişmelerin belirleyici olacağını söyledi.
PARASAL GENİŞLEME
Ata Özkaya, mevcut görünümde enflasyonun yüzde 3 veya üzerine çıkmasını beklemediğini ifade etti. Gelecek dönemde ekonomide parasal genişlemenin başlayacağını belirten Özkaya, Orta Vadeli Program'daki projeksiyonlara dikkat çekerek doların Türk Lirası karşısındaki değer kazancının yüzde 17-18 seviyesinde olacağı yönündeki tahmini hatırlattı. Bu çerçevede faizlerin 2027 yılında ortalama yüzde 34 seviyesinde gerçekleşebileceğini değerlendirdi. Program kapsamında kamu maliyesine ilişkin rakamları da değerlendiren Özkaya, üç yıllık dönemde 71,6 trilyon lira vergi toplanmasının hedeflendiğine dikkat çekti. Devletin iç ve dış borçlarına ilişkin faiz ödemelerinin ise 2027-2029 döneminde toplam yaklaşık 13,9 trilyon liraya ulaşmasının öngörüldüğünü belirtti. Özkaya, Orta Vadeli Program'ın dikkat çeken başlıklarından birinin kamu harcamalarının artış hızı olduğunu söyledi.

